Zavadanak İrancılar
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
DOSTLUĞUMUZ NE KADAR SAMİMİ?
Türkiye enerji arz güvenliğinin merkezi olacak
ANKARA ASBÜ’DE ALİ ŞİR NEVÂÎ’NİN MİRASI PANELİ ve ZİYARETLERİN ÖNEMİ
Zor Maç Kolay Kazanıldı
Konyaspor Korkuyu Geride Bıraktı, Hedefi Büyüttü
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
HEY GİDİ YALAN DÜNYA... NEYDİN NE OLDUN?
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
İSLAM’DA İNSAN GEÇMİŞİYLE DEĞİL, İSTİKAMETİYLE ÖLÇÜLÜR
Sarı Lacivert Kemer
TEMİNAT
Yazarlık Mektebi
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
YOL
ÇINAR’IN GÖLGESİ
Amerika Gidiyor, Türkiye Geliyor
HAYAT VE ÇOCUK
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
Kazdağlarında altın çıkarılacakmış aman Allah'ım!
Buna acilen bir son verilmeliymiş.
Altın da neymiş, altın soluyarak hayatta mı kalınırmış…
Haydin, hurra! Kazdağlarına akın edelim, de görsünler gücümüzü…
Hangi gücü?
Muhalif gücü…
Eee ?
Geldiniz, gördük!
Yığınlarca pislik bıraktınız dağlara, içki şişeleri bıraktınız, su şişeleri bıraktınız…
Hatta ve hatta altına karşı duruş sergileyip, altın bile aradınız be!
Neydi derdiniz?
Yeşil mi? Ağaç mı? Orman mı? Çevre mi?
Hayır! Hiçbiri değil. Tek derdiniz vardı, altını bahane ederek devlete çakmak.
Devlete diyorum, dikkat edin, hükümete değil. Hükümete karşı eylem yapılabilir, haklı gerekçelerle devletin yanlışlarını da dile getirebilirsiniz…
Altın madenine izin kendi yandaşınız tarafından verilmişti, sustunuz! Belgeleriyle ortaya koydular. Gıkınız çıkmadı.
Sonra, size destek veren sözüm ona sanatçıların ve diğer zerzevatın zeytinlikler üzerine inşa ettiği trilyonlarca lira değerinde villalar ortaya çıktı, gıkınız çıkmadı. Hala yeşillik savunucusu olarak maydanoz oldunuz olaya. Yiyen yedi tabi ama bizim karnımız tok.
Siz eğer yeşil konusunda, ağaç konusunda samimi olsaydınız;
Ağaç dikiminde rekora koşan Orman Bakanlığının fidan bağışı kampanyasına destek olurdunuz.
Gördünüz mü etrafınızda fidan kampanyasına destek olan bir gezi zekalı ve kaz kafalı?
Göremezsiniz!
Çünkü onların derdi hiçbir zaman ağaç değildi.
Dertleri ağaç olsaydı kendi ideolojilerine yakın olanların kestiği ağacın kerestesinden yapılan masada rakı içmezlerdi.
Dertleri ağaç olsaydı, Koç Üniversitesinin önünde yıllarca oturma eylemi yaparlardı.
Dertleri ağaç olsaydı, çevreci olmuş olsalardı, dağlarda içini boşalttıkları şişeleri poşete koyup çöpe atarlardı.
Dertleri çevre olsaydı, belediyeleri dağlara çöp konteynırı koyar belirli aralıklarla içki şişelerini toplardı.
En basit deyimle, tekrar edelim, dertleri ağaç olsaydı, Orman Bakanlığının fidan bağışına destek olurlardı.
Düşüncesi, fikri, zikri ne olursa olsun; gerçekten ormanı, ağacı, çevreyi düşünerek hareket edenler, fidan bağışı yapıp da gelecek neslin NeFes almasını sağlamaya çalışanlar başımızın tacıdır.
Bizim derdimiz, bağcıyı dövmeye çalışanlarla…
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?