Özel Sektörle Kamu Sektörü Arasındaki Ücret dengesizliği Ekonomik Büyümeyi Tehdit Ediyor
KAYGI
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
Bir Gecede Alınan Başkan, Bir Asırdır Sorulan Soru
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
ABÂD OLMAZ
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
NOEL BİZİM NEYİMİZ OLUR? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZE?
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Belediyelerde işler öyle çığırından çıktı ki...
Önceden seçimlerde iyi iş yapana, çalışana, proje geliştirene, halkın dilinden anlayana ve insana direkt dokunana oy verilirdi.
Seçim afişlerinde genelde garibanlarla ilgilenen adayların resimleri olurdu.
Her ne kadar ikinci seçimde "sana oy veren ellerimiz kırılsın” bedduası alsalar da adaylar bu tür afişlerle yeniden gündeme gelirlerdi.
Hizmet etmeyen oy alamazdı.
Hizmet etmediği halde ülkeyi perişan edenler olmadı mı? Elbette oldu.
Onlar alternatif olarak çıktılar karşımıza. Dayatıldılar yani.
Ehven-i şer kabul edildi.
O devir bitti.
Yaklaşık yirmi yıldır belediyeler insanımıza güzel hizmetler yaptı.
Şehirlerin alt yapı sorunlarına çözüm buldular.
Her ne kadar şehri imar ederken, ihya etmeyi beceremeseler de şehirleri beton yığını haline getirseler de şehirlerin kültürel yapısına katkıda bulunamasalar da yine de manen gelecek kaygısı olmayan insanlara kısmen de olsa konforlu bir hayat sundular, diyebiliriz.
Son zamanlarda milletimiz, resmen hizmete doymuş görüntüsü vermeye başladı.
Eskiden belediyelerde olan biteni millet bilmezdi.
Şimdilerde her kesimden insan var belediyelerde çalışan, sosyal medya da var.
İllâ köşe yazarlarının diline düşmeye gerek yok.
Kilit noktalarda çalışan birkaç insan belediyelerin tüm foyalarını ortaya dökebiliyor.
Hiçbir şeyin gizli kalamayacağını fark edemeyen başkanlar "nasılsa hizmet ediyoruz” diyerek kendi insanlarını da zengin etme derdine düştüler.
Ukalalık, kibir, burnundan kıl aldırmama gibi davranışlar da sergilenince milletimiz resmen "dur” dedi "çalışkan” belediyelere.
Dur dedi ama…
Attan inip eşeğe bindiğini de bilemedi.
Bunu daha önce de kaleme almıştım, tekrar edeyim...
Sanırım bundan sonraki seçimlerde başkan adayları kendilerini tanıtırken şu ifadelere yer verecekler…
"En iyi yalanı ben söylerim.
Yolsuzluk, hırsızlık bizim şiarımızdır.
Otobüslerin yandığına bakma; halk lokantalarında çorbadan ağzın yanmasın yeter.
Her türlü melaneti yaparım ama yargı bana dokunamaz, dokunursa mağdur olurum halk beni daha yukarı taşır.
Deniz benim değil mi kirletirim; su benim değil mi fahiş fiyata satarım.
Doğalgaz faturası dediğin nedir ki, sen hiç su faturası ödedin mi?
Kendi şehrime faydam olmadı bari başka şehirleri de karıştırayım.”
Bu ve buna benzer eşsiz söylemler belediye başkanlarının önünü açar.
Önceki seçimde açmıştı, gördünüz.
Otopark ücretlerine, su faturalarına isyan eden var mı? Herkes halinden memnun.
Yan gelip yatarak, yakınlarını zengin etmek isteyen varsa malum partiden siyasete girsin.
Öyle zırhları var ki…
Beri taraf mağdur ettiniz” diye destek veriyor, kendileri de "mağdur oldu” diye destek veriyor. Düşünsene devlete borcunu ödemiyor yine mağdur oluyorsun.
Çık işin içinden çıkabilirsen…
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor
Mülakat sistemi değişiyor mu?
Modern ihtiyar heyetleri: Sosyal medya ve ilişki danışmanları
Münafıklık kötü müdür?