KÜLTÜRDE KONYA FARKI
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
SAVAŞIN BARONLARI
Devlet İnşaat firmalarının Ellerindeki Boş konutları Satın Alarak Kiralık Kamu Konutlarına Dönüştürebilir
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
İNSANLARI ŞİRKTEN KURTARAN DİN, MÜSLÜMANI ŞİRKLE SUÇLAYAN ZİHNİYET NEREDEN NEREYE GELDİK
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
Sanat linç içindir
Eleştirmiyorum Gördüğüm Ürünü Anlatıyorum
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
YOLUN SONU
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Kutuplaşma üzerine yığınlarca yazı yazmışlığım var, bu da onlardan biri olsun. Çivi de duvar da kalın olunca çekici fazla vurmak gerekiyor malum.
Eskiden kutuplaşma yoktu, kutuplaşma Ak Parti iktidarı döneminde başladı, derler.
Evet, katılıyorum bu tespite.
Bu tespit oldukça yerinde bir tespittir.
Geçenlerde bir haber vardı. Ahmet Hakan'ın da dikkatini çekmiş.
Azra Akın Emine Erdoğan hanımefendinin toplumu ilgilendiren, topluma faydası herkes tarafında kabul edilen, dünyanın bile ilgisini çeken programlarından birine katılmış.
"Herkes tarafından kabul edilen” cümlesinin içindeki "herkes” sınıfına girmeyen çevreler, Azra Akın'a ateş püskürmüşler.
Emine Erdoğan hanımefendi dahil, Recep Tayyip Erdoğan'a yakın olan kimseler cehennem ateşini bile söndürseler, meydana gelecek olan olası bir depremi bile engelleseler "aferin” demeyecek bir kitle var karşımızda.
Bu kitle bir yandan da demek istiyor ki aslında…
"Eski zamanlara geri dönelim.”
Eskiden kutuplaşma yoktu. Gayet güzeldi. Gerginlik de yoktu. Herkes mutlu bir şekilde hayatlarına devam ediyordu.
Buradaki "herkes” içinde sadece muhalifler var.
Nasıldı peki eski zamanlar?
Başörtüsü zulmü devam ediyordu muhalifler mutlu ve asabi, mağdur olanlar sessiz ve sakindi, kutuplaşma olmuyordu.
İmam Hatipler, Kur'an Kursları kapatılırken de öyle.
Muhalifler devletin her türlü imkânlarından yararlanıyordu, semiriyorlardı resmen, kendileri bu durumdan memnun olunca sesleri çıkmıyor, vergileriyle bunları besleyen muhafazakârlar da sesini çıkarmıyordu bunlara.
Sesini çıkarana devletin tokadı iniyordu hemen.
28 Şubat mağdurlarına bakın ne demek istediğim anlaşılır.
Kanunlara uyacaksınız arkadaş! Diyorlardı.
Şimdi kendilerine "kanun” hatırlatana saldırıyorlar.
Hem istedikleri gibi yaşayıp hem de istedikleri gibi yaşamayanı linç ediyorlar.
Ak Parti öncesi devletin imkanlarıyla saldırıyorlardı, şimdi devleti de karşılarına alıp saldırıyorlar.
Nasılsa alabildiğine özgürlük var.
Hem de "ülkede özgürlük yok” diyerek saldırıyorlar.
Kendileri herhangi bir yaptırımla karşılaşmıyorlar.
Azra Akın'a da saldırıyorlar, Amerika'da Türkevi'ni ziyaret eden parti başkanına da saldırıyorlar.
Hem herkes bizim istediğimiz gibi olsun diyorlar hem de ülkede kutuplaşma var diyorlar.
Azra Akın ne diyor bunlara?
"Üzülerek görmekteyim ki ülkenin kutuplaşmasından en çok yakınan kesimler, aynı konuda bayrağı en önde taşımakta.”
Bahçeli'nin elini sıkan DEM'lileri bile linç edecek kadar ileri gidenlerden ne beklenir?
Öyle bir korku imparatorluğu oluşturdular ki, devletin iltiması sayesinde…
"Sakın ha!
Bize yaklaşan kim varsa yakarız.” diyorlar. Yakıyorlar da…
Eskiden kutuplaşma mı vardı Allah'ını seversen…
Biz de diyoruz ki:
Dönersek eskiye, döneriz püsküye…
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor