YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
İMAMOĞLU Silivri Palasta ÖZEL Ayağında Pranga İle Nereye Koşuyor
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Yeni Konya Gazetesi 77 yıldır ülkemizin ekonomik gelişimine şahitlik ediyor
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
Hadiselerin ve Zamanın Ötesinde Bir İlim Ocağı: Hâdimî Kütüphanesi ve Yazma Eserlerin İzinde
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
İki Ayetle İman ve Salih Amel
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
"Seni merak etse bir bahane bulup arar, sorar, yeter ki istesin, kalkar gelir, seviyor olsaydı geri dönerdi…” gibi cümleler kurarak aramayanı, yazmayanı, gidip de geri dönmeyeni rencide edip, onları doğrudan haksız göstererek ve suçu onlara atarak bazen kötü bir yanılgı içine düşüyoruz.
Bu sadece bir yanılgı da değil aslında…
Ayrıştırmanın da fitilini ateşliyor, insanların birbirinden soğumasına sebep oluyoruz.
Kimse durup dururken kalkıp gitmez. Durup dururken kalkıp gidiyorsa ona da yapacak bir şey yok demektir.
Gelmiyorsa, aramıyorsa, yazmıyorsa "vardır bir sebep” demediğimiz sürece ayrılıklara ciddi anlamda olumsuz katkıda bulunmuş olacağız.
Yoktan yere dünyası zehredilen birine "geri dön” demeden önce zehredene "neden bunu böyle yaptın?” demek zorundayız.
Anadolu'da bir laf var…
"Dayak atan dayağı attı da dayak yiyen ne etti bakalım?”
İşte bu, adalet mekanizmasının çalışmaya başladığının göstergesidir.
Unutmayın, adalet yalnızca adalet saraylarında aranmaz.
Eskiden köylerde ihtiyar heyetleri vardı.
Bu heyet, köydeki hemen hemen tüm sorunları çözerdi. Kimse de yargıya başvurma gereği duymaz, işine gücüne bakardı.
Şimdinin ihtiyar heyetleri de ya sosyal medya ya da karşı cins düşmanı, gün görmemiş bencil insanlar.
Birkaç ergen laf uydurmuşlar ve acemi, para delisi psikologların güdümüne girmişler…
Bu sosyal medya ihtiyar heyetinin kurduğu en bilimsel cümleler şunlar:
Budur tüm çözüm önerileri.
"Aramak isteyen illâ bir yol bulur” deyip aramayanın aramama sebeplerine değil; mağdur görünen sinsi kahramanın kamufle ettiği asıl gerçeklere ve sadece kendini haklı çıkaran yanlı cümlelerine bakarak hüküm verirsek…
Adaletin ayağına baltayı vurmuş, o baltayla da aileleri, ilişkileri parçalamış oluruz.
Ayrıca hüküm verenler hayatlarını "vur patlasın çal oynasın” devam ettirirken olan gerçek mağdurlara olur.
O yüzden iki kişiyi de dinlemeden hüküm vermeyin der Allah'ın Resulü…
Bizim yapmamız gereken, bize yakın olana yani nazımızın geçtiğine sorumluluk yükleyerek aralarındaki bağı güçlendirmek ama onu ezdirmeden…
İnsanlardan hakemlik istediğiniz zaman hemen kendilerini "bir bilen" olarak görüp ön yargılarla hareket ediyorlar.
Ne ortada kalacak çocukları düşünen var ne huzursuzluk içinde kıvranacak çiftleri ne de parçalanacak olan aileleri…
Bir iki çocukla ortada kalan insanların "sözlerine değil” de iç dünyalarına girip bakın bakalım ne denli mutsuz olduklarını görürsünüz…
Ayırmak kolay…
Ayırma işini para verdiğin her danışman, her psikolog yapıyor zaten…
Sen zoru seçebiliyor musun, onu de hele?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?