DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Güneş her zaman kendisine verilen görevi yerine getirmek için doğuyor. Sizin yaşamınızın, yaşam tarzınızın ve çektiğiniz acının, yaşadığınız sevincin, zengin olmanızın ya da fakirlik çekmenizin güneşi ilgilendirdiğini sanmıyorum.
Ay üzerine yapılan onca güzellemeler ve geceye atfedilen olumlu ya da olumsuz sözler sizin içinizi rahatlatmak için yaptığınız sözüm ona edebiyattan öte gitmez.
Ağaçların yapraklarını dökerken hüznü abartmanız, sararan yapraklara bakıp ölümü hatırlamanız yönünüzü öte yana çevirince hemen yüzünüzün ifadesinin değişmesi, sizin hüzünlenmek için bir bahane aradığınızın resmidir.
Akan ırmağa bakıp acılarınızın, sevinçlerinizin nasıl ki ırmak suyuyla birlikte akıp gitmediği bir gerçekse, sizin bu tür romantik ve duygusal açıdan olaya acımtırak bir şekil vermeye çalışmanız da şiirselliktir.
Yokluğunu çektiğiniz her ne varsa, alıp size getirse sihirli bir el, onu da heba edersiniz. Üzerine türküler yakılan, şiirler, romanlar, hikâyeler yazılan ne aşklar gördük. Ne efsanelerle avunduk.
Yolda giderken bir trenin penceresine yanağımızı dayayıp da biz ileri giderken hızla geriye doğru gittiğini sandığımız, ağaçlar, hayvanlar, ırgatlar, tarlalar, başaklar bizi hüzünlere itti…
Bahar günü rengârenk açan çiçekler, kuşların cıvıldaması, kuzuların meleşmesi, düşen her cemre, bizi uyuşukluğa ittiği halde, biz yeniden doğmuş numaraları yapıp, gerçekten de bir diriliş öyküsü yazacak kadar geçtik kendimizden.
Yaz günlerinin bunaltan sıcağını dört gözle bekledik. Öyle ki, sıcaklar gelince, tatil olunca tüm dertlerimiz bitecek, hayata yeni bir pencereden bakacağız, hiç görmediğimiz yerleri göreceğiz yanılgılarına düştük. Sıcaktan kaçışımızı, gölgelere sığınışımızı, bunalışımızı, bezginliğimizi saklayacak halde değildik, çünkü alnımızdan akan terler bizim tüm yalanlarımızı ifşa ediyordu.
Güneş istedik dirilmek için, bahar istedik, cemre istedik.
Hüzünlenmek için sararan yapraklardan medet umduk.
Kış mevsimini özleyenler de yok değildi. Sobanın üzerinde kimisi çaydanlık fokurtusu duymak, kimisi kestane pişirmek istiyordu. Kimisi de sobanın yanına mayışmış bir kediyi getiriyordu gözünün önüne.
Doğayla iç içe bir yaşamımız vardı.
Kendimizi yaşadıklarımızla bir bütün hissettik.
Gülmek için de doğaya sarılıyor, ağlamak için de doğadan medet umuyorduk.
Hatırlamak istiyorduk yaşadıklarımızı. Hatırlıyorduk da!
Tüm bunları yaparken de her şeyin farkında olduğumuzu düşünüyorduk.
Mevsimler değişiyordu.
Kış üşütüyor. Yaz yakıyor. Bahar mayıştırıyor. Güz de şair yapıyordu hepimizi.
Hayat böyle devam edip giderken, mevsimlerin gelip geçmesini beklemeden, kendimize çekidüzen vermeyi unutup başkalarına çeki düzen verme garabetine düşüyor; suçu mevsimlere yıkıyor, gönül huzuruyla şiirler yazmaya, kaygılanmaya, hüzünlenmeye, şarkılardan, türkülerden fal tutmaya devam ediyorduk.
Oysa ölüm diye bir gerçek vardı ve bize tek bir şeyi öğütlüyordu:
Bana insan kalbi incitmeden gelin!
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?