YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
İMAMOĞLU Silivri Palasta ÖZEL Ayağında Pranga İle Nereye Koşuyor
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Yeni Konya Gazetesi 77 yıldır ülkemizin ekonomik gelişimine şahitlik ediyor
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
Hadiselerin ve Zamanın Ötesinde Bir İlim Ocağı: Hâdimî Kütüphanesi ve Yazma Eserlerin İzinde
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
İki Ayetle İman ve Salih Amel
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Bir aile fakirse evin fertleri evin iaşesini karşılamak için babayla birlikte var güçleriyle çalışırlar.
Çalışırken de tek bir hedefleri vardır:
Daha müreffeh bir aile ortamını oluşturmak...
Erkekler de, kadınlar da kendi üzerine düşeni yaparlar bu konuda.
Zor şartlarda çalışıp didinip ekmeklerini temin etme yoluna bakarlar.
Ne kavgaya fırsat bulabilirler ne kıskançlık yapıp ortalığı karıştıran çıkar.
İşi gücü olanlar da zaten başkasının işine burnunu sokmaya fırsat bulamaz.
Böylelikle herkes tarafından örnek gösterilen bir aile tablosu çıkar ortaya.
Gel gör ki, o aile yavaş yavaş durumu düzeltmeye başlayınca işler değişir.
Herkes pastadan pay alma derdine düşer.
O saf, temiz, masum, çalışkan fertler birer canavara dönüşüverir.
Evin reisi olan baba;
"Yapmayın, etmeyin, birbirinize sahip çıkın kuzularım.” dese de kimse dinlemez onu.
Erkekler kendi aralarında fikir birliğine varsalar kadınlar varamaz veya tam tersi olur.
Mal bölüşmeye daha gelmedik…
Ülkemizdeki duruma bu pencereden bakarsak şuan edilen kavga daha net anlaşılıyor.
Muhafazakârlar iktidarda değilken her bir ferdi dava diye çırpınıyor, elini taşın altına koyuyor, evinden, çoluğundan çocuğundan fedakârlık ederek canhıraş bir şekilde çalışıyorlardı.
Dertleri, ülkeyi düzlüğe çıkarmak, tam bağımsız müreffeh bir Türkiye kurmak…
Muhafazakârlar iktidara geldikten sonra yavaş yavaş toparlanma başladı.
Fabrikalar, yollar, köprüler yapılıyor, okullar, hastaneler falan çağa uygun bir şekilde inşa ediliyordu.
İnsanlar emeklerinin karşılığını alıyorlardı.
Herkes evini, arabasını alıyor kimisi de yatırım yapmaya başlıyordu.
Ülkenin durumu düzeldikçe o elini taşın altına koyanlar taşın üzerine çıkmaya başlayıp davayı falan unuttular, dava dairesinin içinde kalmayı da ihmal etmeyerek...
Kimisi yerini sağlamlaştırmak için, kimisi yeni yerlere çıkabilmek için, kimisi de makam gördü savruldu demesinler diye Muhafazakâr Sivil Toplum Kuruluşlarında dava gemisini yürütmeye çalışıyorlardı.
Aile reisi bağırıp çağırsa da; "Taşın altında ellerim eziliyor, yüküm ağır ve tek başımayım.” dese de "ganimet” peşine düşenlerin kulakları duymuyordu çığlığı...
Öyle ya, zamanında elini taşın altına koyan pastadan pay almasın mıydı?
Kimisi kibir abidesi oluverdi bir anda kimisi burnundan kıl aldırmayıverdi, kimisi de davanın tüm yükünü omuzlayan Reis'e akıl vermeye başladı.
Bunları örnek gösterenler de:
Neydiler ne oldular? Demeye başladılar.
Ama evin reisinin merhameti ve çalışkanlığı da dağılanları topluyordu.
Reis'e yapılan bu zulüm aslında ülkeye yapılmıştı.
Seçimleri zora sokan da bu taşın üzerinde tepinenlerdi. Her dönemin doymazları…
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?