Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
"Tamam, inşaatı yapan müteahhitler suçlu da, bunlara izin verenlerin hiç mi suçu yok, onlara neden dokunulmuyor?”
Son günlerin en can alıcı en haklı sorusu buydu…
Bu soruyu soran vatandaş veya gazeteci veya her kimse…
İzni veren belediyeye laf gelmeyecek, laf direkt hükümete gidecek sanıyordu.
İnşaatı yapan şirketin sahibi kendi ideolojisinden olunca olay mahallinden yavaştan kaçmaya başladılar.
"Bu hükümet Müslüman, Müslümanlar da depremde hemen yıkılan ev yaptılar yoksa bu kadar yıkım olmazdı.” diyenler türedi önce.
Sonra TOKİ gibi bir gerçek karşılarına dağ gibi dikilince ve yıkılan evlerin çoğunluğu 2000 yılından önce yapılan evler olduğu anlaşılınca yutkunmaya başladılar.
İmar barışından dolayı bu evler yıkıldı diyenlerin imar barışıyla ilgili önerge verdiği ortaya çıktı ve imar barışının şehir merkezindeki yani depremden zarar gören evlerle ilgili olmadığı anlaşıldı. Bu sefer yine ne diyeceklerini bilemediler.
2019 yılında iş başına gelen belediye başkanını parlatmaya çalıştılar; kaçak yapıyla mücadeleyi edenin önceki başkan olduğu ortaya çıkınca bunlar gene ortadan kayboldular.
Batıdan getirilen ve milletimizin ruhuna uygun olmayan kanunlarla enkaz altında kalanlara ağlamaktan başka çaremiz olamazdı.
Her mühendis, her belediye, her müteahhit yasal yollarla istediği izni alabilir.
Kılıfına uydurur yani.
Hukuk uygulayıcıları da önündeki kitaba bakar ve bunlar suçlu değil deyip salıverir hepsini. Adam kılıfını bulmuş çünkü…
En basitinden bir köyde husumetli insanları barıştırmak için bile kitaba bakılmaz. Köyün ileri gelenlerinin yorumuyla çözülür iş, kimse de buna itiraz etmez.
Peki, TOKİ'yi yapanlar isteseler malzemeden çalamazlar mıydı? Neden öyle bir yola tevessül etmediler?
Biliyorlardı ki bu işler kanunlarla, kurallarla yürütülecek işler değil.
İnsan kendine ev yaparken nasıl davranıyorsa, başkasına ev yaparken de aynı şekilde davranmak zorundadır.
Bu vicdandır.
Kendi tarafında olan insanlara laf söylerken de, ötekine laf söylerken de vicdan sahibi olmalısın.
Gölcük depreminde birçok yer yıkılmış, yığınlarca insan vefat etmişti.
Tek bir müteahhit bulup tüm suçu ona yükleyip rahatladılar hem vicdanen hem hukuken…
Kimse o adama o izinleri kim verdi demedi.
"Lafı fazla uzatmayın” mealinde söylenen sözü başka bir belediye başkanı söylemiş olsaydı ne olurdu?
Vicdan en büyük mahkemedir ve maalesef ülkemizde önemli bir kesim vicdansızlığın bayraktarlığını yapmaktadır. Vicdansızların vicdan yaptığı bir zamandayız maalesef.
Hangi tarafta olursak olalım, zalim her kimse ona baş kaldırdığımızda düze çıkacaktır ülke!
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili