DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Bir yazı ya da bir haberin başlığı korkuyu çağrıştırıyorsa o haber ya da yazı çok okunur.
Büyükler de küçükleri eğitirken korkuyu sıkça kullanırlar.
Devlet de vatandaşlarını korkutur kimi zaman.
Okulda da öğrenciler korkutulur.
"Korku dağların bekçisidir.” Derler bizim kültürümüzde.
Bir yere kadar korkutulmak, korkutmak iyidir.
Lakin kantarın topuzunun kaçtığı zamanlar vardır. Özellikle günümüzde, güncel mevzumuz olan salgın hastalık konusunda.
Sosyal medyadan tutun, televizyonlar, haber siteleri, sağlıkçılar, konunun uzmanları hatta konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar abartılı bir şekilde korku pompalamaya, insanları tedirgin etmeye çalışıyorlar…
Resmi kaynakların verileri şeffaf bir şekilde kamuya açıklandığı halde illa ki başkaları da devreye girip insanların tedirgin olmasını sağlıyorlar.
Reyting ve tıklanma amacı güdenlerin derdi belli zaten.
Mahalle dedikoducuları da her konuda olduğu gibi virüs konusunda da abartılı haber vermeyi kendilerine görev bilirler.
Ya muhalif olanlara ne demeli?
Devletin elini zayıflatmak, devlete, devleti yönetenlere karşı olan husumetlerini asparagas haberlerle halka yansıtanlar…
Ellerinde ciddi bir veri olmadığı halde kitlelerini konsolide etmek, kitlelerini diri tutmak, kin ve nefreti körüklemek için ellerinden geleni ardına koymayanlar…
İster inançlı, ister inançsız olsun, herkesin yükümlü olduğu evrensel ahlak kuralları olmalı.
Toplumun ruh sağlığını bozmak kime ne fayda sağlayacak?
Ruh sağlığı bozulanlar normal sağlıklarını nasıl koruyacaklar?
Güya insancıl yaklaşım sergiliyormuş gibi yaparak, insanları tedirgin ederek nereye varmaya çalışıyorlar?
Yalan yanlış haber yapmanın ülkemizde ciddi bir yaptırımı yok maalesef. Keşke olsa!
Gazeteciyim diye televizyonlarda arz-ı endam edenlerin ağızlarından çıkan her sözün bir bedeli olsa…
"Halkın vicdanı, kamu vicdanı nasılsa onları ademe mahkum eder.” Anlayışına katılmıyorum maalesef.
Çünkü onların hitap ettiği kitle; onlar ne denli rezil olurlarsa o kadar çok sahip çıkıyorlar o tür gazetecilere.
Devletin bir görevi de toplumun ruh sağlığını korumaktır. Toplumun ruh sağlığını bozan her kim varsa hukukun duvarına toslamalı.
Eskilerin deyimiyle hukuk kuralları güçlünün delip geçtiği kurallar olacaksa toplumdaki kargaşanın önüne geçilemez maalesef.
Türkiye, en çok gazetecinin hapiste olduğu bir ülke deniliyor, böyle bir algı almış başını gidiyor da…
En çok yalan söyleyen, toplumun ahlakını, toplumun ruh sağlığını en çok bozan gazeteciler de Türkiye'de değil mi?
Bunu neden kimse dillendirmiyor…
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?