KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
"Ölüm ile ayrılığı tartmışlar 50 dirhem ağır gelmiş ayrılık "
Tanırsın onu, defalarca görmüşsündür.. Beğenmezsin, sindiremezsin, görmemezlikten gelirsin, hatırlamak istemezsin… Başkalarında geziyorken daha kolay gelir; "vah! Vah!” der, teselli edersin. Sonra bakarsın sıra sende… Senin annen, senin baban, senin eşin, senin arkadaşın, senin yarenin kavuşur ona. Canın yanar, gözyaşım onunla birlikte toprağa karışır . Ekilen bir fide gibi; ilk suyu senin gözlerinden alır. Toprağı yanan kalbin ısıtır …
Sevdiğin biri "yok” olunca ; "var” olan her şey aklına üşüşür. Gülüşü, bakışı, yürüyüşü, oturuşu, kalkışı, kızması, ağlaması , sohbeti, susuşu… …
Ayaklarının bağı çözülür . Milyon kez "anne” demişken nasıl yok olur? Bizi yoktan var edenin, var iken de yok edeceğine inanırsın. Ölümün bir başka hayata doğmak olduğuna inanmasan; kelimelerin bıraktığı boşlukta kaybolursun…
Ne mutlu ki ölümden sonraya imanımız var. Yoksa bu özlem nasıl diner?
Anne, baba, evlat, yar, Yaren dediklerimizin hasreti nasıl biter?
Toprak ; tohumu ağaç eden, meyve verdiren, hataları örten, güzellikleri büyüten sırdır. Dünya bize ağır geldiğinde, dizlerimizin bağı çözüldüğünde, ayaklarımızı toprağa basar, aslımızdan güç alırız. Tüm olumsuzluklarımız toprağa karışır, ruhumuz dinlenir. Toprak fısıldar bedenimize:
-Sen benimsin, ben seninim… Sevdiklerimiz toprakla buluştukça yaralanır ama” daha bana vakit var” deriz. Biz en çok dünyayı mı severiz ki ; ondan ayrılmak, kopmak bize bu kadar zor gelir?
Hayat ; dört mevsimi aynı anda yaşatır. Baharlar, yazlar, kışlar birbirinin içinde gelir. Sen hastanede morgunun önünde beklerken koridorun öbür tarafından bir bebek sesi duyulur. Hayata merhaba diyenle, veda eden aynı katta buluşur.
Sevdiklerin, eşin, dostun, arkadaşın , ailen…Bir hazan mevsiminde yaprak dökümü gibi teker teker senden gider. Cananlar bitince sıra "can”a gelir. Telaşını gören de can senin zanneder…
Beden toprağa, can Allah'a aittir. Tam saatinde ikisi de sahibini bulur.
Ne mutlu buluşma saatine hazır olanlara….
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM