DOLAR
44,29
EURO
50,73
STERLİN
58,73
GRAM
7.185,94
ÇEYREK
11.858,09
YARIM ALTIN
23.637,12
CUMHURİYET ALTINI
47.073,00
Şeyda’nın Köşesi - Gülsüm Özkan
Şeyda’nın Köşesi - Gülsüm Özkan
şeyda@yenikonya.com.tr
16 Mart 2026 Pazartesi günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

ÜNLÜ EDELİM

Kibir ile sanmak arasında müthiş bir uyum var. Kibrin en kötü hâli belki de asla kendinin durumunun değişmeyeceğini sanmak..

Gençken yaşlılığını, sağlıklıyken hastalığını, her şeye  gücü yeterken imkansızlığını, hatta fakir iken zenginliğini, varlık içindeyken kaybedişi düşünememek .

Hep hazırlıksız yakalanıp, içinde bulunduğu hali savunmak.

Dünya hayatı denizin üstünde giden gemiyle yolculuk gibidir. Bazen fırtınalar mecbur olur ve geminin bir sağ tarafı, bir sol tarafı denize yatar. Yolcuların bazen bir kısmı yukarıda iken bir kısmı aşağıdadır ve her alaborada yer değiştirirler.
Yaşarken muhatabımızı anlama gayretini sıcak tutmakta fayda var. İstanbul'da metrodayım. Gidilecek mesafe çok uzun ayaktayım. Belki 10 durak sonra artık ayaklarım  bana isyan etti. Öncesinde de bir 20.000 adım atmış olduğum için dayanamadım ve cam kenarına, yere yakın bir köşeye oturdum.

Hemen arkamdaki bayan:
- Lütfen gelin benim yerime oturun diye kalktı. "Rahatsızlandınız  mı?” diye de sordu.
- Yok, lütfen rahatsız olmayın, sadece yorgunluk dedim. Israr etse de oturmayacağımı söyledim ama zaten 2 durak sonra inmek için kalktı ve kalabalıkta biri oturur endişesiyle yerini bana verdi.

Kimsenin kimseyi umursamadığı bir zamanda küçük ayrıntılara önem vermek insanı öyle mutlu ediyor ki;  hatırlayınca bile gülümsetiyor, dinlendiriyor.
Böyle güzel insanların yanında tabii olmasını istemeyeceğimiz olaylar da var. "Akran zorbalığı” deyip geçiremeyeceğimizi  yazılarımda önce de ifade ettiğim gibi zorbalık; kişinin kendini kibrin en üst seviyesinde ilah(!) görme halidir.

Okullarda beraber sıraya oturduğu, aynı dersi dinlediği, ruh birliği oluşmuş arkadaşına karşı nasıl bu kadar canavarlaşabiliyor bu gençler?.
Sadece görünür olma kibriyle ;”vay benim erkek arkadaşıma baktın, vay senin saçların çok güzel, bizden özür dile, elimi öp, şunu söyle” gibi zor balıklarla bir kişiyi aralarına alıp, 5-6 kişi canavarlaşıp ve buna da güç diyen bu aciz gençler muhakkak ailede zorlanıyorlar ki karşılarına bunu yansıtıyorlar.
Sadece bir dakika durup düşünseler; "şimdi bu dayak yiyen ben olsam ne hissederdim?” diye o kibirden, zalim yükten kurtulacak ama insan güç kendine geçince ,geminin yukarısında iken hep öyle kalacağını düşünen, dengesini kaybedendir.

Aileler ,komşular, öğretmenler olarak hepimiz bu kibir sarmalına elimizden geldiğince müdahale etmeliyiz. Herkesin ünlü olma sevdasına düştüğü günümüzde;  merhameti ve saygıyı ünlü etmek için uğraşmalıyız…
 

Yazarın Diğer Yazıları