HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Arkadaşlık en güzel duygularımızdan biridir, yabana atmamak gerekir. Hele “arkadaş” kavramını küçümsememek ve arkadaşlık ilişkilerinden uzak durmamak lazımdır. Ancak bu duyguyu yaşarken elbette ki arkadaşın karakteri mutlaka seçilmeli, iyi kişilerle arkadaşlık edilmelidir.
Öyle anlar yaşarız ki, bazen bunaldığımızı ve hatta hayattan ümidi kestiğimiz anlar gelebilir veya ödeyemediğimiz bir borcumuza karşılık yardım talep edeceğimiz durumlar olabilir. Böyle hadiselerde en yakınımızda bulunan arkadaşlarımızdan yardım isteriz.
İyi arkadaş bir değil, binlerce can kurtarabilir ve çok iyiliğini görürüz. Arkadaş seçiminde en çok dikkat edilmesi gereken husus, o kişinin ahlaki yapısıdır. Ahlaksız bir arkadaş nasıl anlaşılabilir diye düşünmeye gerek yoktur. Çünkü o kişinin toplum kurallarına, aile yapısına, dinine ve milli duygularına karşı bakış açısı çok önemlidir.
Birbirinin ufak tefek kusurlarını affedemeyen iki kişi, uzun zaman arkadaşlık edemez. Çünkü gerçek arkadaşlık sağlık gibidir; değeri, ancak o yok olduktan sonra anlaşılır. Ancak Miguel de Cervantes’in dediği söze de dikkat etmek gerekir. Der ki: “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim”.
Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve: - Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?
Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...
- Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!
Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi. "Git o zaman..."
İnanılması güç bir mucize! Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşınan arkadaşına döndü:
- Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş.
- Değdi teğmenim. Dedi asker.
- Nasıl değdi? Dedi teğmen. Bu adam ölmüş görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için...
Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı: - Jim! Geleceğini biliyordum! Demişti arkadaşı... “Geleceğini biliyordum... ”
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3