HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Televizyon dizileri ülkemizde büyük bir kültür yıkımına sebep olduğu aşikâr… Dizilerde cazibesine kapıldığımız yaşam tarzını benimserken kaybettiklerimizi ne yazık ki göremiyoruz. Aile ilişkileri, giyim-kuşam, yemek kültürü, komşuluk ilişkileri, din, anane, tarih daha bilmem neler…
Bugün Avrupa’da Amerika’da yaşanan hayatın aynısı ülkemizde de yaşanıyorsa; demek ki Amerikan kültürünün hegemonyası altına çoktan girmişiz demektir. Televizyondaki yerli dizilerimiz farkında olarak ya da olmayarak Amerikan kültürünün propagandasını yaparken, tüm ülke insanımı dizi dizi dizmiş olmuyorlar mı?
Gazeteci-yazar Nedim Odabaş, şöyle der: “Televizyon ekranlarında, kimin kimle düşüp kalktığı belli olmayan, entrikanın, üçkâğıdın, dolandırıcılığın, hilebazlığın, madrabazlığın bir senaryo örgüsü içinde kafamıza çakıldığı ilk dizi Dallas olmuştur.
Amerikanvari yaşam tarzının doruklarında gezinen Yuing ailesinin maceralarını izlemek için insanlar televizyonlarının başına geçerdi. Dallas dizisi nezih ve temiz Türk aile yapısının içine televizyon ekranlarından atılan ilk virüs olmuştu.”
Dallas dünde kaldı ama bugün Dallas dizisini dahi gölgede bırakacak yerli dizilerimiz hile ve entrikada başyapıtlar oldu adeta… Üzülüyorum! Bu tertemiz halkımızın hayat hikâyelerinde böyle yanlışlıklar var mıdır?
Senaryolarda işlenen namussuzluğun masumlaştırıldığı bir ülkede yeni yetişen nesillerin hali nice olur Allah aşkına? Bizi biz yapan değerlerimizden gün geçtikçe uzaklaşıyoruz. Bize ait olmayan değerleri almaya çalışıyoruz ama bize ait olmadığı için onu da tam olarak benimseyemiyoruz.
Sadece izleyip geçiyoruz. Fakat farkında olmadan ne batılı olabiliyoruz ne doğulu… Kültürümüzde ise zararımıza bile olsa doğru söylemek atalarımızdan bize kadar gelen erdemli davranışlardan değil midir? Ayrıca aldatma, cinayet, kavga, küfür dizilerle meşrulaştırılmaktadır.
Özellikle yerli sinema filmlerinde küfür o kadar olağandır ki, savunmasına gelince çok basittir. Bu millet birbirine hiç mi sövmüyor, olur… Velev ki öyle bile olsa küçük çocukların ne günahı var? O masumlara bu küfür sözleri zerketmeye ne hakkımız var?
Yasak aşklar, herkesten saklanan sırlar, evin içinde sanki 'Bu gün ne giysem?' yarışmasına katılacakmış gibi giyinenler ve yataktan makyajlı ve saçları yapılmış bir şekilde çıkan kadınlar… Bütün bunları düşündükçe gel de sters yapma!
Hani doktorlar “stres yapmayacaksın” derler ya, öyle de yapmaya çalışıyorsun ama durup dururken beyaz camın karşısına geçtiğin andan itibaren başlıyor streslerin… Yerli dizileri boş ver, haberlere bakıyorsun, akıl almaz cinayetler, sarkıntılıklar, trafik kazaları, gasp ve ülke düşmanı teröristlerin masum gösterilme çabası…
Bu yerli dizileri izlemenin bize kazandırdığı ne var? Vakit kaybından başka hiç bir şey yok. Bence diziler insan psikolojisi üzerine gerçekçi bir şekilde oluşturulmalı. Yani acaba nasıl reyting alırız diye değil, nasıl gerçekçi ve insanlara yararlı projeler oluşturabiliriz diye düşünmeliler. Konumuz devam edecek efendim!
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3