HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Çok kısa olan bu zamanı dünya köleliği uğruna harcamak, ebedi ahret yurdunun ciddiyetiyle karşılaştırıldığında oyun ve eğlenceden başka bir anlam taşımaz. Ahret inancını pekiştiren bir insan dünyanın hile ve tuzaklarından uzak kalmaya çalışır. Sonsuz hayatın sermayesini kazanmak için uğraşır.
Bu inanç insanları dünya hayatında pasifliğe, bu hayatı ihmal etmeye itmiyor. Elbette insan bu dünyanın nimetlerinden meşru ölçüler içinde istifade edecektir. Fakat bunların geçici olduğunu da bilecek. Akıllı insan sonunda elinden çıkacak olana bel bağlamaz. Eskiden, yoldan geçen birisi, bahçesinde acayip hareketler yapan bir adama sorar:
- Niye öyle tepinip duruyorsun?
- Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fâni dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!
- Başındaki çıngırak ne?
- Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için, çıngırakla ses çıkarıyorum. Sahipleri de bana bunun için biraz ücret ödüyor. Ne yapalım, fâni dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!
- Peki, sırtındaki yük nedir?
- Bu yayıktır. Yoğurttan yağ çıkarıyorum. Sonra da götürüp pazarda satacağım. Ne yapalım, fâni dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!
- Elinde döndürdüğün nedir?
- Elimdeki kirmen. Komşuların yünlerini eğiriyorum. Onlar da ücretini ödüyor. Ne yapalım, fâni dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!
-Ağzınla ne mırıldanıyorsun?
- Kur'an hatmi okuyorum, isteyenlere hediye ediyorum. Onlar da bana çeşitli hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fâni dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!
- Gözlerini niye öyle çevirip duruyorsun?
- Komşu çocuklarını takip ediyorum. Onları tehlikelerden korumak için bakıcılık yapıyorum. Komşular da bana ufak-tefek biraz hediye veriyorlar. Ne yapalım, fâni dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!
- Peki, dünya fâni olmasaydı daha neler yapardın?
- Fani olmasaydı ona göre tedbir alırdım.
Ahmak oldur, dünya için gam yiye. Ne bilirsin, kim kazana kim yiye… Dünyada dost gibi aziz, ihsan gibi tatlı şey var mı? Bilemesek te bu dünyada iyi insan tükenmez. Onlar şu içerisinde yaşadığımız tabiatı bir kitap gibi okurlar.
Dünya zaten kâinatta bir nokta büyüklüğünde değil mi? Böyle olmasına rağmen bir değir men gibi her gün öğütür bizi… “Dünyada kişi çok ama «adam» az” demişler. Sözüm onlara ki; dünyayı seller bassın ördeğe vız gelir.
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3