HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Sözde Altın Uzmanları Dökülüyor
ESKİ PARADİĞMALARI HÜKÜMSÜZ KILAN VE CAYDIRICI GÜÇ BİRİKTİREN TÜRKİYE’NİN MİLLİ GÜVENLİK MİMARİSİ
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Tarih öncesi insan hayatını kitaplardan filmlerden öğreniriz. Tarih kitapları bu tarihleri o kadar gerçekçi anlatır ki, sanki o çağın içinde yaşamışta görmüş gibidir yazarları… Hayvan postundan elbiseler içinde, saçı sakalı birbirine girmiş kirli yüzlü korkunç insanlar ve o meyanda çirkin ve gulyabani kadınlar…
Neyse, mesele o günlerin nasıl bu halde yazıldığının eleştirisi değil… Mesele, bugünlere nasıl geldik te, böylesine modern bir hayatın içinde huzursuz yaşıyoruz olması… Hayatımız adeta hemen yanı başımızdan su gibi akıp gidiyor. Her şeyi oturduğumuz yerden idare ediyoruz.
Mal-mülk, teknoloji her şey ama her şey elimizin altında yani öylesine rahatız fakat niye keyfimiz yok? Ev dersen üçer-beşer belki de villa, konfor dersen aliyyülâlâ ama niye otantik bir mağarayı tercih edip ilkel bir hayatın içinde modern olmak istiyoruz?
Okuduk, adam olduk. Yüksek lisanlar, doktora tezi, ordiyanus profesör diplomaları bile var elimizde ama nedense Fuzuli’nin bir beytine mazhar olduk: “Tahsil ancak cehaleti örter, baki kalan eşekliktir!” Sağduyumuzu kaybettik efendiler, hanımlar!
Yaşamayı seviyoruz! Hızlı araç kullanmayı, sorumsuzca para harcamayı, düğünlerde lüksü dolar saçmayı… Geç yatmayı, sabah kalkmamayı, film ve televizyonu seviyoruz! Sevdiklerimiz o kadar çok ki hiç birinden vazgeçemiyoruz. Her şeye rağmen yine de gülmekte zorlanıyoruz nedense? Hiçbir şey bizi tatmin etmiyor, memnun etmiyor.
Eskiden sınırlı sayıda hastalık çeşidi bilirdik. Tıp literatürünün içinde hastalık kavramları mı değişti yoksa yeni yeni hastalıklar mı icat ettiler bilinmez! Hele ilaçlar… Aman Allah! Başın ağrırdı içerdin bir aspirin geçerdi. Şimdi iki tane ağrı kesici alıyorsun yine geçirmiyor baş ağrını…
Yine eskiden kadınların çok konuştuğu söylenirdi. Dedikodu, gıybet, laf taşıma hep onlara yüklenirdi… Ama şimdi şöyle bir bakın etrafınıza… Birine sırtınızı dönmeye görün hemen başlanır arkanızdan her türlü laf furyası…
Yaşamayı seviyoruz yine de… Hep önümüze bakıyoruz. Geçmiş kimin umurunda? Şanlı tarih kimin umurunda? Çorçili postalından, İskender’i büyüklüğünden hatırlarız. Osmanlıyı da hareminden… Aya gitmek kimin umurunda? Her türlü uyuşturucu varken…
Komşuya gitmek mi? Şayet gelirlerse bayramdan bayrama, ayıp olmasın diye geçeriz hemen karşımızdaki kapı komşumuza… Yeşille, kimsesiz sokak köpeklerine ilgi gösterdik te hep uzaktan…
Ruhumuz, aynaların karşısında gördüğümüz yüzümüzden ve makyajımızdan ibaret!
Önyargılar mı? En büyük yargıç… Garibanı infaz sandalyesine, güçlüyü parlamento sıralarına gönderdik ki, işimiz görülsün diye… Ne vardı vekilim bir inebilseydi seçimsiz günlerde seçenlerinin arasına… Oy verenlerinin çuvalını taşısaydı adalet erbabı Ömer gibi sırtında… Vallahi başbakan yapardı vatandaş seni…
Az okuyoruz çok yazıyor. Proje çok, gelişme yok. Tanıdık çok, dost az. Bilgisayar ağları kurduk, otoyolları inşa ettik ama iletişim yok. Gerçek acıtır amaaa; en çok yine de yarınlara umutlar var.
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3