HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İstek ve arzular öylesine sınırsızdır ki, önüne geçilmediği sürece sahibini ihtirasa sürükler. İdeal ve gayeler, tercihen kanaat sınırları içinde olmalı, aşırı isteklerin önüne set çekmelidir. Yoksa uzun emeller, varılmak istenen hedefleri zor badireler içinde geri dönüşü olmayan şartların arasında eritir, yok eder.
Zira bir söz vardır: “Her şeye heves eden kişi, pekmeze düşmüş sinek gibidir.” Denilir. Ki, çok doğrudur. Şayet istekler arzu edilen şekilde olmuyorsa, o zaman olacağı istemek en doğrusudur. Dünyanın istek ve arzular açısından çok hileleri vardır. Bunun farkına varmak gerekir.
Yalnız, nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için, dünya bir yana çekilir. Hayatın içinde şu iki şeye dikkat etmek lazımdır. Birincisi, “bahtıma” diyerek tesadüfe bir şeyleri yapmamak ve maksatlı olmak... İkincisi ise: Hal ve hareketini genel menfaate faydalı bir amaca bağlamaktır.
Hayatta insanın bir ideali olması, bulunacak en iyi hazinedir. Her ne kadar, erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan da zevk alamazlar. Fakat hareketteki ölçüler itidalli olmalıdır. Çünkü büyük insan; büyük ülkü ve ideallere gönül veren ve onun çabalarını göze alandır.
Şair der ki:
İsteme beş nesneyi beş kimseden, gelmez vefa:
Biri cahil kimselerden lafz-ı ihsan u atâ,
Biri müfsitten nasihat, biri müflisten kerem,
Kıl münafıktan hazer, umma avretten vefa.
“Her rüzgârla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin. (Bir gayen olmalı)” Diyor ya Hz. Mevlana; o zaman amaçları doğru hedeflemeli demektir. İstediğin olmuyorsa, sen olacağı isteyeceksin.
Türklerin Müslüman olmadan önce türbelere çaput bağlamak, mum yakmak gibi âdetleri kendileriyle birlikte İslam'a geçmiş ve hâlâ izlerine rastlanan hurafe ve bidatlerdendir. Kişileri tevhit inancından uzaklaştıran bu putperest isteklerinden medet umanlar ve putlardan fayda bekleyenler gibi sadece kendilerini aldatırlar.
“Horoz kesmek adağım olsun” gibi cümleler, tevhit inancını bozar. Ölülere adaklar adayarak muratlarına nail olacağını, hastalığından kurtulacağını, bahtının açılacağını sananlar ve yeri gelince de Müslümanlığı kimseye vermeyenler ne kadar tezat içine düşmüşlerdir.
Hülasa doğru isteklerin, doğru istikametlerin, doğru düşüncelerin sonucu şudur; Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için, dünya bir yana çekilir. Her gün şunu söyleyiniz: Hayatta izlediğim en önemli hedef, kendi kendimin düzeltilmesidir.
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3