HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kadın, insanın olarak dişisi, erkeğin eşi veya dişinin erişkin olanıdır. Biri diğeri için vazgeçilmez hayat arkadaşıdır. Gelişinden önce toplumda hak ettiği yeri alamayan kadın, İslamiyet'le insana yakışır haklara sahip olmuştur.
Aynı zamanda kadın annedir. Değeri ve şerefi çok yüksektir. Ebeveyne itaatsizlik şirkten sonra en büyük günah sayılmıştır. Annelerin çocuklarına karşı olan, şefkatinin ne derece büyük olduğunu birçok yaşanılan olaylar gösterir.
Kadınlara karşı iyi davranmak, tatlı ve yumuşak dille konuşmak, kaba ve sert hareket etmemek erkeğin nezaketi ve ahlâkı sayılır. Erkeklerin kadınlar üzerinde, kadınların da erekler üzerinde hakları vardır.
Kadınların eğitimi de en gerekli mecburiyetlerdendir. İslâm, yaratılış itibarıyla kadın ve erkeğin eşit olarak yaratıldığını bildirir. Yine İslâm dini kadın ve erkek arasında bir ayrımın söz konusu olmadığını, doğum, ölüm ve daha sonraki hayatlarında bu iki cinsin birbirinden üstün bir tarafı olmadığını beyan eder.
Kadınla erkek arasındaki farklılık uzviyetten ileri gelmekte ve kadınların zayıf, hassas varlıklar olduğu belirtilmektedir. Bunun için fert ve toplum hayatında bu iki cinsin fonksiyonlarında farklılıklar görülmekte ve bunda da kadının korunduğu ortaya çıkmaktadır.
Kadının sosyal ilişkiler yönünden yeteneklerini ve yeterliliğini, mümkün olan azami düzeyde meşru daireler içerisinde kullanma hakları vardır. Yine bu sosyal çerçevede en güzel şekilde çalışma ve faaliyetleri yerine getirme, ilim öğrenme özgürlüğünü vardır.
Kim olursa olsun, insanları değerlendirirken dinimizin ölçülerini göz ardı edemeyiz. Çünkü İslâm şaşmaz bir ölçüdür. Her insan kesinlikle bu üç maddede belirtilen husustan birine dâhildir. «Kadın fitnedir», «Kadın şeytandır» denilirken dinimizin emrini de göz ardı edemeyiz. Zira annenin ayağınının altından cennete giden yol geçmektedir.
Kaldı ki, kadın olsun erkek olsun Allah'ın nizamına inanmayan ona itaat etmeyen herkes hiç bîr cinsiyet ayırımı yapmaksızın fitne olabilir, şeytanlaşabilir. Birçok gafil ve cahil insan, bu gerçeği göz ardı etmek için mümin kâfir ayırımı yapmadan “Kadın fitnedir veya kadın şeytandır” gibi sözler ortaya atmışlardır.
Peygamber Efendimizin Allah'ın, hükümlerine itaat etmeyen kadınları “Ümmetimin fitnesidir.” şeklinde tavsif etmesi gerçeğini «Kadın fitnedir» şeklinde umumi hükme çeviren cahil kitleler, büyük bir yanılgı içindedirler.
Çünkü kadının fendi, erkeği yendi değil, kadının fendi, hanımefendidir.
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3