HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Buckle diyor ki: “Suçu toplum hazırlar, suçlu işler.“ Aslında ne kadar doğrudur. Suçluluk, toplumdaki düzensizlikten doğar. Suç işleyen insan, bu düzensizliğin kurbanıdır. Hırsızlık, bir suçtur. Her insan, hırsızlığın kötü, bağışlanmayacak bir suç olduğunu bilir. Bile bile de hırsızlık yapanlar vardır.
Yiyecek ekmeği, ekmek alacak parası yoktur. Para kazanıp karnını doyurmak için çalmadık kapı bırakmaz, iş arar. Çaldığı kapıların yüzüne kapanması karşısında çaresiz kalan bu insan, acından ölecek değil ya, istenmese de, hırsızlığa, yönelmek zorunda kalır...
Adam, küçük bir memurdur, maaşı azdır. Bu para ile ev kirası verecek, çocuklarının gereksinmelerini karşılayacak, ev geçindirecek. Ne kadar ölçülü harcarsa harcasın, bu para ile, bu değirmeni döndürmek olası değildir.
Ne yapsın bu memur? İstemeye istemeye, işini kötüye kullanmaya; rüşvet almaya başlar. Ülkede ticaret bozulmuşsa, bakkal, bire aldığını beşe satacak; eğitim öğretim yozlaşmışsa, diplomalar değerini yitirecektir.
Suçlu diye sivrisineği tutup öldürmek yetmez. Asıl yapılacak iş, sivrisineği üreten bataklığı kurutmaktır. Bataklık kurutulmadıkça, sineklerin arkası kesilmez.
Uzun zamandır peşinde oldukları suçlu nihayet yakalanmıştı. Polisi bezdirmişti. Sayısız suçları vardı. Öyle ki yakalanmadığı için, halkın gözünde adeta kahraman bile olmuştu. Herkes onu konuşuyor ve halk, koskoca emniyet teşkilatı olan polisi, beceriksizlikle suçluyordu.
Poliste şaşırmıştı. Ama çekirge misali, bir zıplar, iki zıplar ve sonunda yakalanır. Sonunda da yakalandı. Komiser, suçluyu sorguya çekerken merakını yenemedi ve sordu:
- Seni nasıl yakaladılar?
- Nasıl olacak? Eskisi kadar hızlı koşamıyorum da ondan... Dedi gülerek...
Demek ki vicdanlar karardıktan sonra her kişinin başına bir poliste dikseniz yine de suç işlenebiliyormuş. O zaman başkalarının hatalarını bulmaya çalışarak, kendimizin hatalarını örtbas edemeyiz.
Bir de suç işleniyorsa ve bu suçu engelleyecek bir yasa da yoksa o takdirde ne yapılmalıdır diye bir soru geliyor aklıma… Adam çaresizlikten arabasını hiç işaret olmayan bir yere park ediyor ve durup dururken garip bir ceza yiyor.
Adam ne kadar kendini ifade etmeye çalışsa da nafile! Peki, suçlu kim o zaman? Evet, suçluları affetmeyelim ama bunun yanı sıra suça da teşvik etmeyelim. Eğitim mi? Ama eğitimliler de suç işliyor. Bir kere herkes suç işler.
Bir arkadaşım diyor ki: “Hayır! İnsanlığa manevi eğitim vermek gerekir. Yoksa suç, kapıdan çıktığın andan itibaren başlar ve harekete geçer, bilemezsin!” Haklı değil mi?
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3