HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Sözde Altın Uzmanları Dökülüyor
ESKİ PARADİĞMALARI HÜKÜMSÜZ KILAN VE CAYDIRICI GÜÇ BİRİKTİREN TÜRKİYE’NİN MİLLİ GÜVENLİK MİMARİSİ
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Yalan öyle bir şey ki, bacaları karartan is gibi, insanların içini de karartıyor. Hani bir söz vardır: “ Yalan dörtnala gider, hakikat adım adım yürür, fakat gene de vaktinde yetişir.” Bir kere yalanın tanımına baktığımızda, en basit haliyle "gerçeğin olduğundan farklı gösterilmesi ya da gizlenmesi" ifadesi ile karşılaşırız.
Şöyle bir soru sorulsa: “Gerçeğin olduğundan farklı gösterilmesinde ne kötülük olabilir?” O zaman, gerçeğin farklı gösterilmesi ya da saklanması özünde kötü ise, insanların hayatlarını kurtarmak, devletin bekasına yardımcı olmak, vb. amaçlar için yapılan farklı gösterme ya da gizleme eylemleri de kötü olmalıdır.
Bunun böyle olmadığı herkesçe malum. O halde söylenen yalanın kötü olması özünde bir kötü değil göreceli olarak kötüdür. Yalan insan ilişkilerinde ortaya çıkan bir durum olduğuna göre yalanın kötü olmasının ölçüde insan ilişkilerini olumsuz yöne sürüklemesine göre olmalıdır.
Yalan söylenen bir durumda ilişkilerin kötüye sürüklenmesi yalanın söylendiği zaman değil ortaya çıktığa zamandır. “Benim için yalan, can simididir.” Diyerek geçici kurutuluşlar yaşanılabilir. Ancak mutsuz olma durumu (yani işlerin kötüye gitmeye başlaması) yalan söylendiği anda değil yalan ortaya çıktığı zaman başlar.
Yalan söylenen kişi gerçeği bilmediği için mutludur. Çünkü kendisine yalan söylenmesinin nedeni zaten bireyin olumsuz duygulara kapılmasını önlemek içindir.(üzüntü, öfke vs.) yalan söyleyen ise işleri istediği yöne soktuğu için mutludur. Durumu incelediğimizde yalanı ilgilendiren kişilerin tümünün mutlu olduğu açıkça görülebilir.
Özellikle bazı ailelerde babaya karşı bazı durumlar saklanır veya söylenmesi mahsurludur diye yalana başvurulur. Gerçek sonradan ortaya çıktığında ise aile içerisinde bir takım huzursuzluklar ve pişmanlıklar başlar. Ya da bunun bir benzeri işyerlerinde olur. Yalan sığınılacak bir kurtuluş değil, aksine durumu daha da zora sokan bir işleyiştir.
Sonuç olarak yalanın kötü olması yalanın söylenmesi ile ilgili bir şey değil, yalanın ortaya çıkması ile ilgili bir şeydir. Yani kötü olan yalan söylemek değil söylenen yalanın anlaşılmasıdır. Bu durumda yalan söylememeye çalışmak yerine, sağlam yalan söylemek ve ortaya çıkmasını engelleyici tedbirler almak daha ahlaklı ve erdemli bir davranıştır. Ortaya çıkması muhtemel yalanların ise hiç söylenmemesi daha uygundur
Yapılan bir araştırma ortalama bir kişinin söylenen bir yalanını çoğu zaman neredeyse şans eseri anladığını göstermiş. İstatistiklere göre ortalama bir kişi karşısındakinin yalanını yüzde 50-90 oranı arasında yakalayabilmekteymiş. Bu da yalancının kendini gizleyebilme maharetine kalmış.
Yine de diyorum ki yalanın ipi kısadır. Yalan öyle zehirli bir oktur ki, hedefini değil, atanı yaralar.
Selam ve dua ile…
GÖRÜNÜŞE ALDANMA!
ÖZGÜRLÜK TEMEL İHTİYAÇTIR!
KURTLAR SOFRASI -2
KURTLAR SOFRASI -1
ADI SİGARA!
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -3
ARKASI YARINLARDA BIRAKTIK DÜNÜ -2
AYA, AYAK BASMAK!
SİHİRLİ DÜNYA SİNEMA!
BAŞKA DİNLERDEN KARIŞMIŞ İNANÇLAR -3