Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Devletin temeli ailedir. Ailenin temeli kadın yâni eş yâni "ana"dır.
Günümüzün genç kızları, geleceğin anneleri kafelerde.
Ailenin reisi olacak geleceğin babaları gençlerimiz kahvehanelerde.
Ailenin temeli olan gençlerimiz ve genç kızlarımız ailenin yükleyeceği vazifeleri ve bunun getireceği sorumluluk bilincinden uzak yetişiyor maalesef.
Moda, sinema, basın-yayın gibi yollarla özümüze dair hangi değer varsa onlara küçümseyerek, nefretle veya soğuk bakan genç bir nesil yetiştirildi.
Bu topraklarda bir asırdan bu yana sömürgeci, istilacı Batı, içerideki uşaklarıyla gençlerimizi ve kızlarımızı, ebeveynlerinin yolundan çıkardılar.
Bu milletin ruhunu yoğuran İslâm ahlâkından koparmak için her şerri, hîleyi ve ihâneti işlemekten geri durmadılar.
Gençlerin flörtü hoş görüldü. Hatta İslam Hukukunun ve tüm hukuk sistemlerinin zina saydığı gayrimeşru hayat özendirildi.
"Kimse kimsenin hayatına karışamaz” denilerek toplumsal otokontrol devre dışı bırakıldı.
Kadının çalışması teşvik edildi. Bu durum ailenin direği, eş ve çocuklarına ihtimamla görevli olan kadını asli görevinden uzaklaştırdı.
Kadın, kocasına karşı göstermediği süslenmeyi ve şık giyinmeyi dışarıya karşı göstermekte bir beis görmemeye başladı. Ailenin temel direği olan anne görevlerini yapamaz hale geldi.
Geç evlenme, az çocuk yapma teşvik edildi.
Özetle aile kurumu tehdit altında.
Büyük devlet ve büyük medeniyet olmanın iki temel şartı "büyük toprak ve çok nüfustur.”
Az çocuk, yaşlı nüfus ve toplumsal çöküş demektir. Bugün Batı toplumları bunu yaşıyor.
Çeşitli arkadaşlıklar ve flört ile gözü açılan (!) gençler, evliliklerinde önceki deneyimleriyle eşini kıyaslama (!)hastalığıyla aile mutluluğunun hayal olacağının farkına bile varamadılar.
Bu nedenle neredeyse iki evlilikten biri boşanma ile sonuçlanmaya başladı.
Boşanmaların çoğalması, mutsuz erkek ve kadının yanına müşterek çocukların mutsuzluğunu, yıkılmışlığını, psikolojik ve çocukları paylaşamama sorunlarını da ekledi.
Bu gerilimler kızgın kocalar oluşturdu ve kadın cinayetlerini tetikledi.
Aileyi kurtarmak, toplumumuzu ve geleceğimizi kurtarmaktır.
Aileyi kurtarmak, Büyük Devlet olmanın yegâne yolu ve en önemli teminatıdır.
Aileyi kurtarmak ancak dini, kültürel ve tarihi kodlarımıza dönmekle mümkün olacaktır.
Bu tarihi ve gecikmeden yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
Buradan toplumun çekirdeği ailenin anılan nedenlerle tehlike altında olduğu konusunda başta iktidar olmak üzere ilgilileri uyarmayı bir vazife olarak telakki ediyorum…
KONYA – 15 Ocak 2025
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…