AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Haydut Kim? Artık Çocuklara Anlatmak Çok Kolay
Yol Arkadaşlığında “Hızır Ölçüsü”
NOEL BİZİM NEYİMİZ OLUR? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZE?
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
Yüksek faiz maliyetleri ekonomik bir kâbus haline geldi
KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDEKİ SİHİRLİ GÜÇ, BİLİM
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
SEVDALISIYIZ
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Devletin temeli ailedir. Ailenin temeli kadın yâni eş yâni "ana"dır.
Günümüzün genç kızları, geleceğin anneleri kafelerde.
Ailenin reisi olacak geleceğin babaları gençlerimiz kahvehanelerde.
Ailenin temeli olan gençlerimiz ve genç kızlarımız ailenin yükleyeceği vazifeleri ve bunun getireceği sorumluluk bilincinden uzak yetişiyor maalesef.
Moda, sinema, basın-yayın gibi yollarla özümüze dair hangi değer varsa onlara küçümseyerek, nefretle veya soğuk bakan genç bir nesil yetiştirildi.
Bu topraklarda bir asırdan bu yana sömürgeci, istilacı Batı, içerideki uşaklarıyla gençlerimizi ve kızlarımızı, ebeveynlerinin yolundan çıkardılar.
Bu milletin ruhunu yoğuran İslâm ahlâkından koparmak için her şerri, hîleyi ve ihâneti işlemekten geri durmadılar.
Gençlerin flörtü hoş görüldü. Hatta İslam Hukukunun ve tüm hukuk sistemlerinin zina saydığı gayrimeşru hayat özendirildi.
"Kimse kimsenin hayatına karışamaz” denilerek toplumsal otokontrol devre dışı bırakıldı.
Kadının çalışması teşvik edildi. Bu durum ailenin direği, eş ve çocuklarına ihtimamla görevli olan kadını asli görevinden uzaklaştırdı.
Kadın, kocasına karşı göstermediği süslenmeyi ve şık giyinmeyi dışarıya karşı göstermekte bir beis görmemeye başladı. Ailenin temel direği olan anne görevlerini yapamaz hale geldi.
Geç evlenme, az çocuk yapma teşvik edildi.
Özetle aile kurumu tehdit altında.
Büyük devlet ve büyük medeniyet olmanın iki temel şartı "büyük toprak ve çok nüfustur.”
Az çocuk, yaşlı nüfus ve toplumsal çöküş demektir. Bugün Batı toplumları bunu yaşıyor.
Çeşitli arkadaşlıklar ve flört ile gözü açılan (!) gençler, evliliklerinde önceki deneyimleriyle eşini kıyaslama (!)hastalığıyla aile mutluluğunun hayal olacağının farkına bile varamadılar.
Bu nedenle neredeyse iki evlilikten biri boşanma ile sonuçlanmaya başladı.
Boşanmaların çoğalması, mutsuz erkek ve kadının yanına müşterek çocukların mutsuzluğunu, yıkılmışlığını, psikolojik ve çocukları paylaşamama sorunlarını da ekledi.
Bu gerilimler kızgın kocalar oluşturdu ve kadın cinayetlerini tetikledi.
Aileyi kurtarmak, toplumumuzu ve geleceğimizi kurtarmaktır.
Aileyi kurtarmak, Büyük Devlet olmanın yegâne yolu ve en önemli teminatıdır.
Aileyi kurtarmak ancak dini, kültürel ve tarihi kodlarımıza dönmekle mümkün olacaktır.
Bu tarihi ve gecikmeden yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
Buradan toplumun çekirdeği ailenin anılan nedenlerle tehlike altında olduğu konusunda başta iktidar olmak üzere ilgilileri uyarmayı bir vazife olarak telakki ediyorum…
KONYA – 15 Ocak 2025
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR…
YAŞANMIŞ İBRETLİK BİR OLAY: “İKİ KARDEŞ BİLMEDEN EVLENDİ.”
SURİYE ZAFERİ’NİN 1. YILI VE DOHA ZİRVESİ
AİLE YILI BİTMEDEN AİLE BİTTİ
SUDAN’DA NELER OLUYOR?
“EĞLENCE İÇİN“ SİVİL ÖLDÜRMEK VE BATI’NIN DNA’SI
TRUMP-ŞARA GÖRÜŞMESİ VE DELİ SORULAR.
YASAL KUMAR (!), YASA DIŞI KUMAR.
KALKINMA YOLU, PKK’NIN SONU