Haziran Ayı Enflasyon Rakamlarının Söyledikleri
Özbekistan’da 30 Haziran “Yoshlar kuni” “Gençler Günü”: Devlet Başkanından Samimi, Tarihi ve Ufuk Açıcı Mesajlar
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
Etliekmek Zamları Kime Rağmen?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
GÜÇLÜ DEVLETİN SIRRI GÜÇLÜ TOPLUMDUR
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
AFRO-AVRASYA’NIN KUTUP YILDIZI TÜRKİYE
ACI DEĞİL Mİ???
KURUYANLAR-YEŞERENLER
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Devletin temeli ailedir. Ailenin temeli kadın yâni eş yâni "ana"dır.
Günümüzün genç kızları, geleceğin anneleri kafelerde.
Ailenin reisi olacak geleceğin babaları gençlerimiz kahvehanelerde.
Ailenin temeli olan gençlerimiz ve genç kızlarımız ailenin yükleyeceği vazifeleri ve bunun getireceği sorumluluk bilincinden uzak yetişiyor maalesef.
Moda, sinema, basın-yayın gibi yollarla özümüze dair hangi değer varsa onlara küçümseyerek, nefretle veya soğuk bakan genç bir nesil yetiştirildi.
Bu topraklarda bir asırdan bu yana sömürgeci, istilacı Batı, içerideki uşaklarıyla gençlerimizi ve kızlarımızı, ebeveynlerinin yolundan çıkardılar.
Bu milletin ruhunu yoğuran İslâm ahlâkından koparmak için her şerri, hîleyi ve ihâneti işlemekten geri durmadılar.
Gençlerin flörtü hoş görüldü. Hatta İslam Hukukunun ve tüm hukuk sistemlerinin zina saydığı gayrimeşru hayat özendirildi.
"Kimse kimsenin hayatına karışamaz” denilerek toplumsal otokontrol devre dışı bırakıldı.
Kadının çalışması teşvik edildi. Bu durum ailenin direği, eş ve çocuklarına ihtimamla görevli olan kadını asli görevinden uzaklaştırdı.
Kadın, kocasına karşı göstermediği süslenmeyi ve şık giyinmeyi dışarıya karşı göstermekte bir beis görmemeye başladı. Ailenin temel direği olan anne görevlerini yapamaz hale geldi.
Geç evlenme, az çocuk yapma teşvik edildi.
Özetle aile kurumu tehdit altında.
Büyük devlet ve büyük medeniyet olmanın iki temel şartı "büyük toprak ve çok nüfustur.”
Az çocuk, yaşlı nüfus ve toplumsal çöküş demektir. Bugün Batı toplumları bunu yaşıyor.
Çeşitli arkadaşlıklar ve flört ile gözü açılan (!) gençler, evliliklerinde önceki deneyimleriyle eşini kıyaslama (!)hastalığıyla aile mutluluğunun hayal olacağının farkına bile varamadılar.
Bu nedenle neredeyse iki evlilikten biri boşanma ile sonuçlanmaya başladı.
Boşanmaların çoğalması, mutsuz erkek ve kadının yanına müşterek çocukların mutsuzluğunu, yıkılmışlığını, psikolojik ve çocukları paylaşamama sorunlarını da ekledi.
Bu gerilimler kızgın kocalar oluşturdu ve kadın cinayetlerini tetikledi.
Aileyi kurtarmak, toplumumuzu ve geleceğimizi kurtarmaktır.
Aileyi kurtarmak, Büyük Devlet olmanın yegâne yolu ve en önemli teminatıdır.
Aileyi kurtarmak ancak dini, kültürel ve tarihi kodlarımıza dönmekle mümkün olacaktır.
Bu tarihi ve gecikmeden yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
Buradan toplumun çekirdeği ailenin anılan nedenlerle tehlike altında olduğu konusunda başta iktidar olmak üzere ilgilileri uyarmayı bir vazife olarak telakki ediyorum…
KONYA – 15 Ocak 2025
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…