AFRO-AVRASYA’NIN KUTUP YILDIZI TÜRKİYE
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
ACI DEĞİL Mİ???
KURUYANLAR-YEŞERENLER
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Türkiye ekonomisi son yıllarda dünyada güçlü olarak kabul edilen ülkelerin bile çok zor başa çıkabileceği çetin sınamalardan geçmektedir. Devlet bu sıkıntılı süreçleri merhamet odaklı politikalar ve sosyal devlet anlayışının getirdiği dokunuşlarla başarıyla yönetmiştir. Ancak virüs salgını, depremler, EYT ve kuraklık gibi bu devasa sorunların çözümü için gerekli olan kaynak ihtiyacının temini bütçe dengeleri ve enflasyon üzerinde sarsıcı etkiler oluşturmuştur.
Yukarıdaki dört problemden birincisi ve en önemli olanı deprem kaynaklı maliyetlerin finansmanıdır. Asrın felaketinin yaşandığı günden bu yana kullanılan kamu kaynakları 90 milyar dolara yaklaşmıştır. Borç bularak temin edilen bu imkânların faiz giderleri ve halen devam eden işlere harcanacak olan paralarda dâhil edildiğinde depremin kamu maliyesi üzerindeki olumsuz etkileri uzun yıllar devam edecektir.
İkincisi ve en uzun süreçli olacak olanı ise EYT kaynaklı emeklilerin yıllara sâri olarak bütçe üzerinde oluşturacağı etkilerdir.
Üçüncüsü virüs salgını nedeniyle ticari dengelerin giderek bozulması ve gelir grupları arasındaki makasın kapanamayacak kadar açılmasıdır.
Dördüncüsü ise kuraklık kaynaklı faktörlerdir. Gıda sektörü üzerindeki olumsuz etkileri enflasyon sarmalından çıkışımızı giderek daha zor hale getirmektedir.
Yukarıda saydığımız problemlerin ekonomimiz üzerinde sarsıcılığının tahrip edici olmasının nedeni ise Türkiye'nin borçlanma maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Ayrıca ülkemizin tasarruf yetersizliğinden kaynaklanan sorunları da dış kaynağa bağımlılığımızı adeta zorunlu hale getirmektedir.
Toparlayacak olursak; Deprem, EYT, Virüs Salgını ve Kuraklık nedeniyle oluşan mali tablonun bütçe dengeleri üzerinde oluşturduğu tahribatın büyüklüğünü dikkate almadan yapılan tüm yorumlar eksiktir.
Son olarak bir hakkı teslim etmek adına söylemekte fayda görüyorum. Türk devleti özellikle virüs salgını ve deprem felaketi gibi devasa sıkıntıları kadim bir kültürün şanına yakışır şekilde başarıyla yürütmüştür.
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
Reel sektör faiz tehdidi altında
FED Başkanı Trump’a hayal kırıklığı yaşattı
Sözde Altın Uzmanları Dökülüyor
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
Hürmüz krizi doları vuruyor.
Altın finansal bir özgürlük aracıdır
Yeni Konya Gazetesi 77 yıldır ülkemizin ekonomik gelişimine şahitlik ediyor
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi