DOLAR
43,91
EURO
51,77
STERLİN
59,37
GRAM
7.454,52
ÇEYREK
12.301,91
YARIM ALTIN
24.521,81
CUMHURİYET ALTINI
48.834,86
Ali Ayvat
Ali Ayvat
ali.ayvat@yenikonya.com.tr
23 Şubat 2026 Pazartesi günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

Dolarizasyonun Enflasyon Üzerindeki Etkisi Zayıflıyor

2023 yılının ekonomik şartlarını göz önüne getirdiğimiz zaman bugün geldiğimiz noktadaki olumlu gelişmeler azımsanmayacak bir başarı hikâyesidir. Dolarizasyon belasının hâkim olduğu o günlerin puslu havasında; enflasyon almış başını gitmiş, piyasalardaki fiyat kavramı tamamen çökmüştü. Türk lirasındaki aşırı değer kaybından dolayı yeniden sıfır atma tartışmaları yaşanıyordu. O dönemlerden bugünlere gelmek için herkes ağır bedeller ödedi. Elbette ki bunları yazarken tüm ekonomik problemlerin çözüldüğünü kastetmiyoruz ancak olumlu gelişmeleri de görmezden gelemeyiz. Artık dolarizasyonun enflasyon üzerindeki olumsuz etkisinin giderek kırıldığı bir döneme şahitlik etmekteyiz. Geldiğimiz noktada yüksek enflasyonun asıl sebebinin arz kaynaklı faktörler olduğu net olarak ortaya çıkmıştır. Finansal parametrelerin olumsuz etkileri elimine edilmiştir. Ayrıca kriz döneminin başına göre fiyat istikrarı istenilen seviyede sağlanamamış olsa da vatandaşların alım güçlerinin yavaş yavaş arttığını görmekteyiz.

Makro finansal verilerdeki en önemli gelişmelerden biriside Merkez bankası rezervlerinin 200 milyar doları aşarak negatif rezerv seviyelerinden,80 milyar dolara yaklaşan net rezerv pozisyonuna yükselmesi olmuştur. Bu durum muhtemel döviz dalgalanmalarına karşı bir balans ayarı niteliği taşımaktadır. Aslında rezervlerdeki rekor artışlar sadece döviz değil, enflasyon ve fiyat istikrarsızlığını da dengede tutan bir durumdur. Diğer taraftan cari açığın yönetilebilir bir seviye getirilmesi de olası döviz hareketlerinin dalga boylarını küçültmüştür. Ekonomik programın uygulanmaya başlamasından bu yana sıkı para politikalarından taviz verilmemesi nedeniyle mevcut uygulamalar uluslararası finans çevrelerinde kabul görmüştür. Bunun neticesinde kredi risk primlerinin düşmesiyle birlikte borçlanma maliyetleri azalmıştır. Döviz cinsi hazine tahvil faizlerinde borçlanma maliyetleri nerdeyse yarı yarıya düşmüştür. Bu da yurt dışı döviz çıkışlarını azalttığı için dolardaki volatiliteyi düşürmüştür.

Tüm bunları dışında öyle bir gelişme daha var ki; ekonomi üzerinde doğrundan olumlu sonuçlar icra etmiştir. Enerji arz kaynaklarındaki arayışların sonuç vermesi ekonomimize direkt olarak katkı sağlamıştır. Diğer taraftan savunma sanayi ve özelliklede insansız hava araçları pazarı gibi yüksek teknoloji ürün üretimi gerektiren bir alanda söz sahibi hale gelmemiz çok ama çok önemli başarılardır. Bu gelişmeler nitelikli döviz gelirleri için yeni imkânlar oluşturmuştur. Enflasyonun düşüş sürecinde dar gelirli vatandaşların ne kadar çok acı çektiğine hep birlikte şahitlik etmekteyiz. Ancak gelinen noktada dolar kaynaklı enflasyon artışı yönetilebilir bir düzeye gelmiştir bu durum takdir edilmesi gereken bir başarıdır. Enflasyon hedefindeki sapmanın kaynağı net olarak üretim yetersizliğidir. Dolarizasyon enflasyon üzerindeki belirleyiciliğini kaybediyor. Şimdi "ARZA” odaklama zamanı…

Yazarın Diğer Yazıları