AFRO-AVRASYA’NIN KUTUP YILDIZI TÜRKİYE
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
ACI DEĞİL Mİ???
KURUYANLAR-YEŞERENLER
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Toplumdaki dezavantajlı grupların yaşadıkları sıkıntıların çözümüne katkıda bulunacak her eleştiri kıymetlidir ve dikkate alınması gerekir. Ancak Türkiye'nin ekonomik problemleri; Kızılelmalarımızı kaybetmekten daha büyük değildir. Elbette ki emeklilerimizin, gençlerimizin, asgari ücretlilerin, küçük esnafın sorunları var ve bu sorunları görmezden gelmek için hiç kimse kafasını kuma gömmüyor göremezde. Çünkü bu ülkeninim ekonomik potansiyeli fiziki potansiyelinden çok daha büyüktür.
Dok değerli muhalif ekonomistler; eleştirin ama ülkemizin geleceğine dair insanlarımızın ve özelliklede gençlerimizin umutlarını mahvetmeyin. Kendi tezlerinizi haklı çıkarmak için ekonomik veri cellatlığı yapmayın. Asıl derdiniz eleştirmek değil; mevcut ekonomik sorunları kullanarak ülkemizin menfaati için "iyi olan şeyleri gölgeleme” çabasıdır. Tıpkı savunma sanayinde dünyanın hayranlıkla izlediği gelişmeleri önemsizleştirmek için; "Sınırlarımızda bize saldıran düşman mı var, bunca masrafa ne gerek var” dediğiniz gibi.
Ayrıca hem sınırlarımızda hem de sınır ötelerinde ülkemize açık ya da gizli bir şekilde düşmanlık besleyen birçok ülke var. Çünkü bulunduğumuz coğrafya dünyanın en stratejik bölgesindeki nadide bir mücevher gibidir. Son beş yıl içinde küresel ekonominin üzerinden silindir gibi geçen felaketler ve bunları sübvanse etmek için basılan karşılıksız dolarlar tüm gelişmekte olan ekonomilerin başına dolarizasyon belası olarak geri döndü. Piyasalardaki fazla dolarları emmek için yeniden uygulamaya konulan sıkılaştırılmış para politikaları ise hem faizleri yükseltti, hem de gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini maliyetleri artırdı. Haliyle Türkiye'de bu süreçlerden nasibini almış oldu.
Üstüne üstlük asrın en büyük felaketi olan depremin getirdiği yaraların sarılması için gerekli olan devasa büyüklükteki mali yüklerde işin ekstrası oldu. Açıkça söylemek gerekirse Türkiye dışında dünyadaki hiçbir devlet böylesine büyük bir yükle kolay kolay başa çıkamazdı. Özetleyecek olursak ülkemizin ekonomik verilerini eleştirenler sanki Türkiye'de hiçbir şey olmamış, büyük bir deprem felaketi yaşanmamış gibi davranıp eleştirme hazzının dayanılmaz konforunu yaşamaya devam ediyorlar. Açıkça söylemeseler de rahatsız oldukları şey Türkiye'nin resesyona girmemesi, enflasyon oranlarının giderek düşmesi, cari açığın azalması ve makro finansal istikrarın yavaş yavaş sağlanmaya başlamasıdır. Hiç kimse Türkiye ekonomisini küçülterek veri cellatlığı yapmasın. Ülkemizin ekonomik potansiyeli istatistiki verilerden çok daha büyüktür.
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
Reel sektör faiz tehdidi altında
FED Başkanı Trump’a hayal kırıklığı yaşattı
Sözde Altın Uzmanları Dökülüyor
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
Hürmüz krizi doları vuruyor.
Altın finansal bir özgürlük aracıdır
Yeni Konya Gazetesi 77 yıldır ülkemizin ekonomik gelişimine şahitlik ediyor
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi