Ekonomik sorunların kaynağı sadece talep artışı değildir
Ramazan’ın Gölgesinde Soru ve Birkaç Teklif -8-
Özbekistan’da Gelişen Nevâyî Vilayeti ve Nevâyî Üniversitesi
FIRSATÇILIKTAN KURTULUŞ AYI RAMAZAN
İran Çetin Ceviz Çıktı
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
KİRLİ OYUNA DİKKAT!
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70'lerde,
İmalat sanayinde "yüksek teknolojiye dayalı” ürün ihracatında yüzde 5'lerde,
Küresel mal ihracatından aldığımız payda yüzde 1,08'ler civarında seyrederken;
İhracattaki artış ya da azalışları tek başına "kur hareketlerine” bağlayarak; dış ticarette konuşulması gereken asıl sorunların tartışma zeminden uzaklaşıyoruz. Coğrafyadan kaynaklanan stratejik avantajımızı, gelişmiş pazarlara olan yakınlıklarımızı, dinamik nüfus potansiyelimizin gücünü verimlilik ekonomisine dönüştürmeden; akşam kurla yatıp sabah kurla kalkmak kolaycı bir yaklaşımdan öteye geçemez.
Döviz kurları yükseldiğinde sevinen; döviz kurları düştüğünde matem havasına bürünen, ihracat teşviklerini yerli yerinde kullanmayan, her şeyi devletten bekleyen bir ihracatçı anlayışıyla bundan daha fazla ileriye gidemeyiz.
Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek 26.01.2024 tarihli sosyal medya hesabı X'te yapmış olduğu açıklamada ihracatla kur arasındaki ilişkiyi istatistiki verilerle net ve anlaşılır bir şekilde izah etmiş:
" İhracatın ana belirleyicisi yurt dışı talep olup kurun önemli bir etkisi yoktur. 2003-13 döneminde nominal sepet kur yıllık ortalama yüzde 3,3; reel ihracatımız yüzde 7,1 artmıştır.2018-23 döneminde ise kur yüzde 36,4attarken ihracatımız sadece yüzde 5 artmıştır. Dünya ticaretinden daha çok pay almak ve kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek ancak verimlilik artışı, inovasyon, yüksek katma değer ve markalaşma ile mümkündür. İhracatçılarımızı çok güçlü bir şekilde destekliyoruz desteklemeye de devam edeceğiz”
Sayın bakanın açıklamalarında da görüldüğü üzere ihracattaki artış ya da azalışlarda döviz kurlarının baskın bir etkisi yoktur. Asıl sorun yüksek teknolojiye dayalı ürün ihracatının istenilen seviyede olmaması, yüksek dış ticaret açığının bir türlü kapatılamaması, küresel mal ihracatından aldığımız payın mevcut potansiyelimizin altıda kalmasıdır.
255 milyar doları aşan yıllık ihracatın normal şartlarda toplumu rahatlatması gerekirken; ihracata dayalı büyüme modelinin toplumun tüm kesimlerine yansımamasının sebebi; ihracatın-ithalatı karşılama oranının hala yüzde 70'lerde seyrediyor olmasından dolayı, yüksek oranda dış açık veriyor olmamızdandır.
Sonuç olarak ihracatçılarımızın sürekli olarak yüksek kura odaklanmak yerine; yüksek teknolojiye, katma değeri yüksek ürünlere, Ar-Ge yatırımlarına odaklanması gerekir. İhracatçılarımızın mutlu olacağı "yüksek kur hedefi” dar gelirli insanlarımızın fukaralığını daha fazla artıracaktır…
Ekonomik sorunların kaynağı sadece talep artışı değildir
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
Ekonomik kuralları altını olanlar belirleyecek
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
28 Şubat krizini komprador sermaye tezgâhladı
Dolarizasyonun Enflasyon Üzerindeki Etkisi Zayıflıyor
Faiz Dışı Fazlada Rekor Artış
Adil Bir Emeklilik Sistemi İçin Zaman Daralıyor
Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
Ramazan fırsatçıları boş durmuyor