Ekonomik sorunların kaynağı sadece talep artışı değildir
Ramazan’ın Gölgesinde Soru ve Birkaç Teklif -8-
Özbekistan’da Gelişen Nevâyî Vilayeti ve Nevâyî Üniversitesi
FIRSATÇILIKTAN KURTULUŞ AYI RAMAZAN
İran Çetin Ceviz Çıktı
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
KİRLİ OYUNA DİKKAT!
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Top, Tüfek ve Tabanca
Osmanlı top/an genellikle tunçtan dökülmüştür. Üzerlerine kabartma tekniğinde usta adları ve döneminin padişah adi ve dekoratif bitkisel süslemeler işlenmiştir. Kuyruğa yakın yerinde topun ölçüleri kontrol edilerek yazılmaktadır. Dönemlerinin silah teknolojisini ve sanat üslubunu yansıtan Osmanlı toplarının en zengin koleksiyonu Askeri Müze'dedir.
Osmanlılar da tüfekler ve tabanca/ar, ateşleme mekanizmaları, nişangah sistemleri, kabza ve dipçik formlarıyla diğer ülke tüfek ve tabancalarından farklı özellikler gösterir. Özellikle 16. ve 17. yüzyıla
tarihlenen ve paşa ve vezirlere ait "ejderhan" denen, namlu ucu ejder başı şeklinde olan tüfekler, 19. yüzyıl sonlarından itibaren gelişmeye başlayan "ateş gizleyen " namluların ilk örnekleridir. Askeri Müze'de bulunan ve Sokullu Mehmed Paşa ile Silahtar Mustafa Paşa'ya ait)olan tüfek örnekleri değerlidir.
Osmanlı tüfek ve tabanca dekorasyonunda namlularda altın, gümüş, yarı değerli taş kakma, dipçik ve kabzalarda kemik, bağa gümüş ve taş ,kakma kullanılmıştır.
KUYUMCULUK SANATLARI
"Kuyumcu" sözcüğünün kökü olan "kuyum"un Türkçe mi başka dillerden alınma mı olduğu araştırmaya değer bir konudur. Celal Esad Arseven, Sanat Ansiklopedisindeki "kuyum" maddesinde sözcüğün Sümerce "ku" (:gümüş) ve "dim" (:işlemek) sözcüklerin~en oluştuğunu veya Türkçe, eritmek yakmak anlamındaki "köymek" ve "köyümden" geldiğini, kuyumlun çağatayca'da tunç eritmek anlamında kullanıldığını yazmaktadır. Türkçe olduğunda kuşku bulunmayan sözcüğün aslı kanımızca, Anadolu'da gelin adayı kızların çeyizleri arasına konulan gümüş takımına "koyum" (koymak'tan) denildiğine göre bu gümüş takımları yapanlara da "koyumcu" denilmiş; sözcük, dil ve söyleyiş kuralları gereği zamanla "kuyumcu" olmuştur. Değerli maden ve taşlardan yapılan sa- nat değeri yüksek takılara "kuyum", bunlan yapanlara da "kuyumcu" denildiğini yazan kaynaklar da vardır.
75. YILLIK GAZETECİLİK İLGİM VE YENİ KONYA GAZETESİ
TÜRKİYE SELÇUKLULARI VE KONYA KİTABI
YILDIZ PORSELEN FABRİKASI (ÇİNİ FABRİKA-İ HÜMAYUNU)
YILDIZ ŞELALE
KONYA’DA MODELİSTLİK – STİLİSTLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI