DOLAR
44,18
EURO
50,91
STERLİN
59,04
GRAM
7.345,88
ÇEYREK
12.128,99
YARIM ALTIN
24.177,12
CUMHURİYET ALTINI
48.148,41
Enver Kömürcü
Enver Kömürcü
enverkomurcu@yenikonya.com.tr
12 Mart 2026 Perşembe günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

FIRSATÇILIKTAN KURTULUŞ AYI RAMAZAN

 

 

 Ramazan sadece aç kalınan bir ay değildir. Ramazan, insanın kendini sorguladığı, kalbini arındırdığı, vicdanıyla yüzleştiği bir mevsimdir. Bu ayın ruhunda merhamet vardır, paylaşmak vardır, kardeşlik vardır. Ramazan, insanın sadece midesini değil, nefsini de terbiye ettiği bir irfan mektebidir.

İşte Ramazan geldi ve geçiyor. Fakat her Ramazanda toplumun vicdanını yaralayan bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Ramazan'ın rahmet iklimi yaşamaya çalışılırken, bazı yerlerde fırsatçı fiyatların yükselmeye başladığını görüyoruz. Gıda ürünlerinden temel ihtiyaçlara kadar birçok alanda bir anda ortaya çıkan bu fiyat artışları, Ramazan'ın ruhuyla bağdaşmayan bir manzara ortaya koyuyor.

Çünkü Ramazan'ın ruhu paylaşmaktır. Ramazan'ın ruhu kolaylaştırmaktır. Ramazan'ın ruhu kardeşinin yükünü hafifletmektir. Ama ne yazık ki bazı insanlar için Ramazan, bereket ayı olmaktan çıkıp fırsat ayına dönüşüyor.

Bir ay boyunca insanlar ibadetle, sabırla, şükürle meşgul olurken, bazıları da bu ayı ticari kazançlarını artırmak için bir fırsat olarak görüyor. Oysa bu anlayış Ramazan'ın özüne tamamen aykırıdır.

Ramazan, insanın kendinden eksiltip başkasına yer açtığı bir aydır. Ama fiyatları yükseltmek, tam tersine başkasının sofrasından eksiltmektir. Ramazan, sofraları çoğaltma ayıdır. Ama fırsatçı zamlar, sofraları küçültür. Ramazan, fakirin yüzünü güldürme ayıdır. Ama kontrolsüz fiyat artışları garip gurabanın yüreğini daraltır. Bu yüzden Ramazan'da yapılan fırsatçılık sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu aynı zamanda ahlaki bir meseledir.

İslam ticareti teşvik eder. Hz. Peygamber Efendimiz ticaretle uğraşmış, dürüst tüccarları övmüştür. Ancak İslam'ın ticarete getirdiği en önemli şart adalettir.

Hz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur, Dürüst ve güvenilir tüccar kıyamet günü peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.(Tirmizi)

Bu hadis bize ticaretin sadece kazanç değil, aynı zamanda bir ahlak meselesi olduğunu hatırlatır.

Kazancın büyüklüğü değil, helalliği önemlidir. Bir Müslüman için ticaret sadece para kazanmak değildir. Ticaret aynı zamanda kul hakkı taşımamaktır. Ramazan'da fiyatları artırarak insanların zor durumundan faydalanmak, sadece bir ticari davranış değildir. Bu aynı zamanda vicdanı yaralayan bir tutumdur.

Çünkü Ramazan'da insanların sofraları zaten büyük bir sabırla kuruluyor. Dar gelirli aileler iftar sofrasını hazırlayabilmek için hesap yapıyor, çocuklarına mahcup olmamak için elinden geleni yapıyor. Bir annenin pazarda fiyatlara bakıp sessizce geri dönmesi, Bir babanın iftar sofrasına bir şey koyabilmek için hesap yapması. İşte fırsatçı zamların gerçek yüzü burada ortaya çıkar. Ramazan bereket ayıdır. Ama bereket sadece kazancın çok olması değildir. Bereket, az olanın yetmesi demektir. Helal kazançta bereket vardır. Haram kazançta ise huzur yoktur.

Bugün birçok insan daha çok kazanmasına rağmen neden huzur bulamıyor? Çünkü kazancın miktarı arttıkça bereketi azaldığında insanın kalbi de daralır. Ramazan bize sadece aç kalmayı değil, kanaat etmeyi de öğretir. Kanaat, insanın sahip olduğu nimetin kıymetini bilmesidir. Kanaat, başkasının hakkına göz dikmemektir. Dünyanın en zengini kanaat edendir. Ramazan bu kanaati yeniden hatırlatan bir mekteptir. Fakat fırsatçılık kanaatin tam tersidir. Fırsatçılık, başkasının zor durumunu kazanca dönüştürmektir. İşte bu yüzden Ramazan'da yapılan fırsatçı zamlar sadece ekonomiyi değil, toplumun vicdanını da yaralar.

Bir toplumda merhamet zayıflarsa orada huzur da zayıflar.

Bir toplumda kardeşlik azalırsa orada güven de azalır.

Ramazan'ın asıl amacı işte bu merhameti yeniden diriltmektir.

Bu ayda insanlar sadaka verir, zekât verir, yardımlaşır. Çünkü bilirler ki paylaşmak insanı eksiltmez, aksine büyütür. Ramazan'da bazı esnafların yaptığı güzel davranışlar da vardır. Fiyatları düşüren, ihtiyaç sahiplerine yardım eden, borçları erteleyen nice güzel insanlar vardır. İşte Ramazan'ın gerçek ruhu budur. Bir esnafın kapısına Ramazan indirimi yazması sadece bir kampanya değildir, bu aynı zamanda bir vicdan ilanıdır. Bir fırının ihtiyaç sahiplerine ücretsiz ekmek vermesi sadece bir yardım değildir, bu aynı zamanda bir kardeşlik göstergesidir. Bir marketin fiyatları artırmak yerine sabit tutması sadece bir ticari karar değildir, Bu aynı zamanda bir ahlak duruşudur.

Çünkü ticaret sadece para kazanmak değildir. Ticaret aynı zamanda insan kazanma sanatıdır. Bir esnaf müşterisinin duasını alıyorsa en büyük kazancı elde etmiştir.

Ama bir esnaf insanların bedduasını alıyorsa kazandığı para ne kadar çok olursa olsun aslında zarardadır. Ramazan bize şunu öğretir. İnsan sadece kendisi için yaşamaz.

Toplum içinde yaşayan herkes birbirinden sorumludur. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen bir Hz. Peygamberin ümmetiyiz. Öyleyse Ramazan'da fiyatları artırarak başkalarının sofrasını daraltmak hangi vicdanla açıklanabilir?

Ramazan fırsatçılığın değil, fedakârlığın ayıdır.

Ramazan kazancı büyütmenin değil, kalbi büyütmenin ayıdır.

Ramazan başkasının yükünü artırmanın değil, yükünü hafifletmenin ayıdır.

Belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Ne zaman fırsatçı zamlardan kurtulacağız?

Ne zaman az ama helal kazancın bereketine yöneleceğiz?

Ne zaman ticarette Allah'ın rızasını kazancın önüne koyacağız?

Unutmayalım ki gerçek kazanç kasada biriken para değil, gönüllerde biriken duadır.

Ramazan bize bunu hatırlatmalı.

Belki de bu yıl Ramazan'ı sadece açlıkla değil, vicdanımızla yaşayalım.

Belki de bu yıl kazancımızı değil, merhametimizi büyütelim.

Çünkü bu dünya geçicidir.

Ama yapılan iyilikler kalıcıdır.

Ve bazen bir insanın duası, dünyadaki bütün kazançlardan daha değerlidir. Rabbim bizleri fırsatçılıktan, haksız kazançtan ve kul hakkından muhafaza eylesin. Ramazan'ı gerçekten bereket ayı yapan kullarından eylesin.


Yazarın Diğer Yazıları