KÜLTÜRDE KONYA FARKI
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
SAVAŞIN BARONLARI
Devlet İnşaat firmalarının Ellerindeki Boş konutları Satın Alarak Kiralık Kamu Konutlarına Dönüştürebilir
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
İNSANLARI ŞİRKTEN KURTARAN DİN, MÜSLÜMANI ŞİRKLE SUÇLAYAN ZİHNİYET NEREDEN NEREYE GELDİK
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
Sanat linç içindir
Eleştirmiyorum Gördüğüm Ürünü Anlatıyorum
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
YOLUN SONU
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
İnsanların önceliği vardır.
En önemli önceliği de kanun gibidir.
Kendisini koyar dünyanın merkezine ve der ki hâl diliyle:
''Bana benim istediğim şekilde davranın.''
Devam eder sonra...
''Benim değer verdiklerime ben nasıl davranıyorsam sizler de öyle davranın.
Benim saygı duyduğum şeylere sizler de saygı duymak zorundasınız.
Arkamdan konuşulmasından, dedikodumun yapılmasından zerre kadar hoşlanmam.
Nifak tohumu ekip insanları birbirine düşürenlerden nefret ederim...''
Liste böyle uzar gider...
Bunlar aslında çok güzel hasletler...
Keşke hepimiz bu tür hasletlere sahip olabilsek.
İşin tuhaf tarafı şu ki...
''Ben istediğim gibi yaşayayım, sen benim istediğim gibi yaşa!'' algısı hemen hemen hepimizde hakim.
İnsan nasıl düşünemez ki bu ikilemi?
Ben sana bağırırım ama sen bağırma!
Ben alttan almam ama sen al!
Ben seni sarakaya alırım ama sen beni alma!
Ben gücümün yettiğine bağırırım onun çoluk çocuk olmasını düşünmem ama sen bana aynısını yapamazsın.
Ben senin değer verdiğin lidere gerekirse hakaret ederim ama sen benim liderime saygı duymak zorundasın.
Ben dedikodu yapmayı seviyorum ama sen yapma, sana yakışmıyor!
Budur toplumdaki bozulmaya sebep olanlar.
Ailedeki, çalışma ortamındaki, akrabalar arası ilişkilerdeki, köy yerindeki, şehirdeki, mahalledeki bozulma, çözülme olayı bu sebeplerden ötürü değil mi?
Kutuplaşma bu yüzden keskinleşmiyor mu?
Hangimizin zaafı yok bunlara?
Başkası ne yapıyor ne ediyor bizi ilgilendirmez deyip,
''Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkasına yapmasak'' aileden başlarız düzelmeye, iyilik de bulaşıcı olmasa da karşı tarafı uyandırır belki...
Asıl sefer bu! Cephedeki sefere çıkmayı hak etmek gerek önce...
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor