2026 yılı refah artışının hissedildiği bir yıl olmalı
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
KÜFÜR
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR
HELAK OLAN GÜNAH TOPLUMUN ŞEHRİ, POMPEİ
Hangi Hazine Daha Değerli: Yeraltı mı, Yer Üstü mü?
ÖFKE, TUZAKLAR VE CUMA GÜNLERİNİN HÜZNÜ
Emeklinin umudu Erdoğan
ÜÇ AYLAR, KANDİLLER VE ÜMMETİN HAFIZASINA YÖNELİK ZEHİRLİ SALDIRILAR
İş yapmayana oy vermek
KAYGI
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
İnsanların önceliği vardır.
En önemli önceliği de kanun gibidir.
Kendisini koyar dünyanın merkezine ve der ki hâl diliyle:
''Bana benim istediğim şekilde davranın.''
Devam eder sonra...
''Benim değer verdiklerime ben nasıl davranıyorsam sizler de öyle davranın.
Benim saygı duyduğum şeylere sizler de saygı duymak zorundasınız.
Arkamdan konuşulmasından, dedikodumun yapılmasından zerre kadar hoşlanmam.
Nifak tohumu ekip insanları birbirine düşürenlerden nefret ederim...''
Liste böyle uzar gider...
Bunlar aslında çok güzel hasletler...
Keşke hepimiz bu tür hasletlere sahip olabilsek.
İşin tuhaf tarafı şu ki...
''Ben istediğim gibi yaşayayım, sen benim istediğim gibi yaşa!'' algısı hemen hemen hepimizde hakim.
İnsan nasıl düşünemez ki bu ikilemi?
Ben sana bağırırım ama sen bağırma!
Ben alttan almam ama sen al!
Ben seni sarakaya alırım ama sen beni alma!
Ben gücümün yettiğine bağırırım onun çoluk çocuk olmasını düşünmem ama sen bana aynısını yapamazsın.
Ben senin değer verdiğin lidere gerekirse hakaret ederim ama sen benim liderime saygı duymak zorundasın.
Ben dedikodu yapmayı seviyorum ama sen yapma, sana yakışmıyor!
Budur toplumdaki bozulmaya sebep olanlar.
Ailedeki, çalışma ortamındaki, akrabalar arası ilişkilerdeki, köy yerindeki, şehirdeki, mahalledeki bozulma, çözülme olayı bu sebeplerden ötürü değil mi?
Kutuplaşma bu yüzden keskinleşmiyor mu?
Hangimizin zaafı yok bunlara?
Başkası ne yapıyor ne ediyor bizi ilgilendirmez deyip,
''Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkasına yapmasak'' aileden başlarız düzelmeye, iyilik de bulaşıcı olmasa da karşı tarafı uyandırır belki...
Asıl sefer bu! Cephedeki sefere çıkmayı hak etmek gerek önce...
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor
Mülakat sistemi değişiyor mu?
Modern ihtiyar heyetleri: Sosyal medya ve ilişki danışmanları