Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
''Yaptığı işten emin olmayan, kendine güvenmeyen insanlar 'övülmek, beğenilmek' ister.'' diye bir söz okumuştum yıllar önce.
Yıllar sonra özellikle sosyal medya icat edildi edileli insanlardaki beğenme hırsı, iyi iş yapmanın önüne geçti.
Oysa iyi şeyler yapmaktı önemli olan beğenilmek değil.
Kaldı ki, öteden beri toplumun beğendiği şeylere bakınca 'beğenilmemek' iyi şeyler yaptığına işaretti bir nevi.
Daha önce de söz etmiştim, hatırlayan olur belki...
Üniversite yıllarında şiir yazar arkadaşlara okurdum, bir tanesi vardı Necip Fazıl hayranı...
Şiirden de anladığını söyler üstadın şiirlerine bayılırdı.
Şiir yazıp ona gösterince 'olmamış' derdi genelde. Ona şiir beğendirmek zorunda mıydım? Tabi ki hayır ama yazdıklarımın, yaşım itibarıyla iyi olduğunu düşünüyor, şiirden anlayanlar tarafından da beğenildiğini hissediyordum. Hatta o zamanlar gazetelere gönderdiğim şiirler yayımlanıyordu.
O arkadaşa birgün,
''Ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar
Kavuşmak nasıl olmaz madem ki ayrılık var.'' dizelerini okudum, nasıl olmuş deyince, çok saçma, hiç beğenmedim, içinde ne anlam var ne de duygu, dedi.
Sonra Çile kitabını koydum önüne bir de buradan yak, pardon oku dedim. Sonrasını anlatmaya gerek yok.
O zaman anladım ki, kimin beğendiği önemli!!!
İsmet Özel'in şu satırlarını okuyunca, başta alıntı yaptığım söz geldi aklıma.
''Her zaman beni beğenmeyenler oldu ve ne zaman beni beğenmeyenleri gördüysem ısrarlı meşguliyetimin bana kazandırdığı varlığımla iftihar ettim.''
Ne müthiş bir bakış açısı.
Oysa toplum tarafından beğenilmek öyle kolaydı ki, öyle bir kolaycılığa kaçmak mankafalılıkla eş değerdi.
İnsanların önüne ne koyarsanız koyun nitelikli olmadığı sürece yani alalade olduğunda beğenilme konusunda hiç sıkıntı çekmezsiniz!
Zekâlı, bilgili, aydın kesimin kendisini kanıtlama mecrası diye nitelendirdiği sosyal medya kanalı Twitter'e göz attığımızda nelerin çok beğeni aldığını gayet net bir şekilde görebiliyor, gördüğümüz bu ucube duruma hayıflanıyor, üzülüyor, memleketin gidişatı hakkında endişe duyuyoruz.
Çok satan kitaplara baktığımızda da aynı durum söz konusu. Çok izlenen tv dizilerinde de durum aynı. Entrika, illegal ilişkiler, küfür, hakaret, argo varsa toplumun beğeni sayısı artıyor.
Sonuç olarak diyebiliriz ki, beğenilme kaygısı gütmeden iyi iş yapmaya çalışmak insanın nefsi ile girdiği ciddi bir mücadeledir.
Ve risk almaktır aynı zamanda.
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili