DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
''Yaptığı işten emin olmayan, kendine güvenmeyen insanlar 'övülmek, beğenilmek' ister.'' diye bir söz okumuştum yıllar önce.
Yıllar sonra özellikle sosyal medya icat edildi edileli insanlardaki beğenme hırsı, iyi iş yapmanın önüne geçti.
Oysa iyi şeyler yapmaktı önemli olan beğenilmek değil.
Kaldı ki, öteden beri toplumun beğendiği şeylere bakınca 'beğenilmemek' iyi şeyler yaptığına işaretti bir nevi.
Daha önce de söz etmiştim, hatırlayan olur belki...
Üniversite yıllarında şiir yazar arkadaşlara okurdum, bir tanesi vardı Necip Fazıl hayranı...
Şiirden de anladığını söyler üstadın şiirlerine bayılırdı.
Şiir yazıp ona gösterince 'olmamış' derdi genelde. Ona şiir beğendirmek zorunda mıydım? Tabi ki hayır ama yazdıklarımın, yaşım itibarıyla iyi olduğunu düşünüyor, şiirden anlayanlar tarafından da beğenildiğini hissediyordum. Hatta o zamanlar gazetelere gönderdiğim şiirler yayımlanıyordu.
O arkadaşa birgün,
''Ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar
Kavuşmak nasıl olmaz madem ki ayrılık var.'' dizelerini okudum, nasıl olmuş deyince, çok saçma, hiç beğenmedim, içinde ne anlam var ne de duygu, dedi.
Sonra Çile kitabını koydum önüne bir de buradan yak, pardon oku dedim. Sonrasını anlatmaya gerek yok.
O zaman anladım ki, kimin beğendiği önemli!!!
İsmet Özel'in şu satırlarını okuyunca, başta alıntı yaptığım söz geldi aklıma.
''Her zaman beni beğenmeyenler oldu ve ne zaman beni beğenmeyenleri gördüysem ısrarlı meşguliyetimin bana kazandırdığı varlığımla iftihar ettim.''
Ne müthiş bir bakış açısı.
Oysa toplum tarafından beğenilmek öyle kolaydı ki, öyle bir kolaycılığa kaçmak mankafalılıkla eş değerdi.
İnsanların önüne ne koyarsanız koyun nitelikli olmadığı sürece yani alalade olduğunda beğenilme konusunda hiç sıkıntı çekmezsiniz!
Zekâlı, bilgili, aydın kesimin kendisini kanıtlama mecrası diye nitelendirdiği sosyal medya kanalı Twitter'e göz attığımızda nelerin çok beğeni aldığını gayet net bir şekilde görebiliyor, gördüğümüz bu ucube duruma hayıflanıyor, üzülüyor, memleketin gidişatı hakkında endişe duyuyoruz.
Çok satan kitaplara baktığımızda da aynı durum söz konusu. Çok izlenen tv dizilerinde de durum aynı. Entrika, illegal ilişkiler, küfür, hakaret, argo varsa toplumun beğeni sayısı artıyor.
Sonuç olarak diyebiliriz ki, beğenilme kaygısı gütmeden iyi iş yapmaya çalışmak insanın nefsi ile girdiği ciddi bir mücadeledir.
Ve risk almaktır aynı zamanda.
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?