Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Altın finansal bir özgürlük aracıdır
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
İMAMOĞLU Silivri Palasta ÖZEL Ayağında Pranga İle Nereye Koşuyor
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
Hadiselerin ve Zamanın Ötesinde Bir İlim Ocağı: Hâdimî Kütüphanesi ve Yazma Eserlerin İzinde
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanımız Konya'daydı, mesajlarını verdi gitti. Konyalıdan memnuniyetini, en yüksek oyu vererek her zaman akasında durduğunu dile getirdi ve teşkilat mensuplarını bir kez daha uyardı, mesuliyetlerinin ağırlığını hatırlattı.
Sayın Cumhurbaşkanı davanın geleceği için en yakın çalışma arkadaşlarını bile geri çekti, yeni yüzlere, yeni dava adamlarına kapı açtı. Tıpkı Hazreti Ömer'in askerin gözdesi Halid bin Velid'i görevden alması gibi. Komutanlıktan alınan Halid bin Velid, yeni komutan Ebu Ubeyde bın Cerrah'ın emrinde girdi ve bir er olarak hizmete, cihada devam etti.
Dostluklar, arkadaşlıklar, şahıslar ikinci plandadır. Asıl olan davadır, davanın daha ileri götürülmesidir. A veya B şahsı kazanmış, kazanmamış, milletvekili yapılmış, yapılmamış, belediye başkanı olmuş, olmamış, önemli değildir. Ak Partinin 2023 vizyonuna hazırlanması, o güne kadar bu partinin iktidarını sürdürmesidir önemli olan. Yüz yıl sonra böyle bir konjonktürü yakalayıp sonra şahısları korumak adına, birilerinin koltuğu hatırına bu halk desteğini heba edersek bu ülkeye yazık olur. Hatta koca İslam dünyasına yazık olur. Çünkü bir buçuk milyar İslam alemi Ak Partinin gözüne, Türkiye'nin yönüne bakar bugün. Küçük bir yön değişikliği, küçük bir kayma ve sendeleme, küçük bir zaafiyet dünyada büyük yankı yapacaktır, İslam düşmanlarını sevindirecektir. Bu partinin milletvekili ve belediye başkan adayları seçilirken kılı kırk yarmalı, bu partiyi tökezletecek, oy kaybettirecek tiplere dikkat edilmelidir. Vitrindir onlar, onların kimlikleri, kişilikleri önemlidir. Onların çalışkanlıkları, dürüstlükleri ve sadakatleri partiye güç katacaktır, dolayısıyla Türkiye kazanacaktır. Türkiye'nin kazanması demek İslam alemi için moraldir, motivasyondur.
Ak Parti hep yerel idare (belediye başkanlığı) seçimlerinde genel seçimlerden (milletvekili seçimlerinden) daha az oy almıştır, yerel seçimlerde oylarını düşürmüştür. Bunun nedenleri üzerinde düşünülmelidir.
Başta Belediye başkan adaylarını belirlerken objektif kriterlerimiz olmalıdır. Aday gösterdiğimiz insan halka ne kadar yakın? Bulunduğu ilin veya ilçenin sorunlarını ne kadar biliyor? İlinde veya ilçesinde oturuyor mu, bölgesiyle irtibatlı mı? Partiyle bağı ne kadar güçlü, hangi çizgiden geliyor, ileride benlik yapabilir mi, teşkilatı saymayabilir mi? Güler yüzlü mü, sıcak mı, herkesle selamlaşıyor mu? Bulunduğu il veya ilçede seviliyor mu, çevresinde menfaatçilere yer açıyor mu? Şehir planından, estetikten, belediyecilikten anlıyor mu? Koltuğa oturunca değişme ihtimali, geçmişini unutma ihtimali var mı? Camilerde, cemaat içinde görünüyor mu? Bütün bu sorulara olumlu cevap verebiliyorsa o insanı aday göstermeli.
"Falanın adamı, falanın arkadaşı, falanın iş ortağı, falan düzeydeki insanla akrabalık bağı var, Ankara'da yüksek bürokrat, şu kadar diploması var” gibi düşüncelerle aday belirlersek, Ak Parti yerel idare seçimlerinde hep daha düşük oy almaya devam eder.
Evet, belediye başkanları üniversite mezunu olmalıdır ama iki üniversite bitirmek, iki dil bilmek zorunda değillerdir. Bürokrat olmak da gerekmez hatta bürokrat duruşu olandan başkan adayı olmamalıdır. Halkın içinden çıkmalı, tercihen esnaf veya özel sektör kökenli olmalı, şehrini tanımalı, mütevazı ve cesur olmalı, geçmişinde şaibe olmamalı. Risk alabilmeli, inisiyatifini kullanmalı, istişareye açık olmalı, ben yaptım oldu diyenlerden olmamalı. Teşkilatıyla uyum içinde olmalı, iletişimi sıcak ve ikna edici olmalıdır. Son olarak tecrübe hep dikkate alınmalıdır. Çünkü belediye başkanları ilk döneminde öğrenir, çıraklığını yaşar, ikinci döneminde kalfa ve usta olur, projelerini uygular, yarım kalanları bitirir, başarısını katlar.
Evet, kimse benden isim beklemesin. Daha bir buçuk sene var, köprünün altından daha çok su akacak. Yukarıda saydığım vasıflara "ben sahibim" diyenler buyursun aday olsun.
Bu arada yeni AK Parti Konya İl Başkanımız Sayın Hasan Angı'yı tebrik ediyorum, hayırlı olsun diyorum. AK Parti kuruluş felsefesine, kuruluş ayarlarına döndü diyorum. Sayın Hasan Angı il başkanlığı için biçilmiş kaftan. AK Parti davasını daha ileriye taşıyacağına, partiye yeni ve dinamik yüzleri katacağına inanıyorum.
BAŞKAN ADAYLARINDA GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ
KUR’AN’DA YAHUDİ PROFİLİ
HEDEF TÜRKİYE
İSLAM BARIŞ GÜCÜ ŞART
GAZZE YANARKEN YÜREK YANMAZ MI?
İSRAİL’İN ZEVALİ YAKIN
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
EĞİTİM POLİTİKAMIZ GÖZDEN GEÇMELİ
ÖZENTİLİ BİR KUŞAK VAR
İLAHİ UYARILAR DEVAM EDİYOR!