Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Altın finansal bir özgürlük aracıdır
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
İMAMOĞLU Silivri Palasta ÖZEL Ayağında Pranga İle Nereye Koşuyor
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
Hadiselerin ve Zamanın Ötesinde Bir İlim Ocağı: Hâdimî Kütüphanesi ve Yazma Eserlerin İzinde
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Bu memleketin en büyük sorunu; ücret dengesizliği, adaletsiz gelir dağılımı, haksız paylaşım. İşte bütün kıyamet buradan kopmakta, bütün kavgaların, rahatsızlıkların temelinde bu adaletsizlik yatmaktadır. Hani demişler, ?biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar? diye. Paylaşımdaki haksızlığı, adaletsizliği en güzel şekilde anlatan bir söz. Hükümet bu gelir adaletsizliğine çözüm bulduğu takdirde değişmez iktidar olur.
Evet, ?eşit işe eşit ücret? sloganı yıllardan beri söylenir, zaman zaman hükümet cenahından da dillendirilir. Bir türlü eşit işe eşit ücret gerçekleşmedi, kimse bunu başaramadı. Kamuda da, özel sektörde de ücret adaletsizliği, eşit işlerde ücret uçurumu olanca zalimliğiyle devam ediyor. Bu memlekette taşeronluk diye bir gerçek var. Bir firma veya şirket ihaleden işi alıyor, kendi yapmıyor, komisyonunu alarak taşerona devrediyor. Birileri elini sürmeden ihale yöntemiyle milyarları cebe indiriyor. Yazık, fillerin tepişmesinden çimler eziliyor, şirketlerin ihale alma yarışında işçi eziliyor, herkes işçi sırtından para kazanıyor.
Şöyle bir bakarsak, sendikalı bir kamu işçisi 2500 ile 5000 lira arasında maaş alıyor. Her türlü sosyal haklara da sahip, iznini kullanıyor, dolgun mesai ücretini ve yolluğunu alıyor, hastalanınca en özel hastanede tedavi olabiliyor, kıskanmıyoruz, Allah herkese versin. Aynı şekilde yıllarca okuyarak, imtihan kazanarak iş sahibi olan bir memur da makamına ve kariyerine göre 2000 ile 10000 bin lira arasında maaş alıyor. Memurun durumu da fena değil. Sadece emekli olunca adaletsizlik ortaya çıkıyor. Memur emekli ikramiyesiyle yarım daire alamıyor, sendikalı bir işçi ikramiyesiyle ufak yollu bir daire alabiliyor. Yine memur emekli olunca maaşı yarı yarıya düşüyor. Kamu işçisinde sanırım aynı düşüş yok. Kam işçi emeklisinin maaşı memur emeklisinden daha yüksek.
Öbür taraftan taşeron işçisinin yani asgari ücrete talim edenlerin durumu çok vahim. Bu insanlara modern köle diyebiliriz. İşveren bunları ?canı isterse? anlayışıyla çalıştırıyor. ?Geride asgari ücretle binlerce çalışmak isteyen var, ister çalış ister çalışma, benden bu kadar? diyor. Üstelik azarlanma, hakaret edilme, ok yere kapı önüne konulma bu işçilerin kaderi. Bu işçileri köle muamelesiyle çalıştıranlar, her gün araba değiştirmekte, daire üzerine daire almakta, yatlarda gezmekte, her yıl bir fabrika daha yapmakta, parası hatırına bankalarda en güzel şekilde ağırlanıp taltif görmekte, bir öğünde bir işçi maaşını götürmekte. Asgari ücretle çalışanların nasıl geçindiğini düşünmedikleri gibi bunlar, bir de asgari ücret yüksek diye mızıldanmakta, homurdanmakta. Buna ancak ?el?insaf? denir.
Evet, tek çare hükümetin merhametidir. Asgari ücreti insanca yaşayacak bir dengeye oturtmalı, taşeron işçilerinin tüm sosyal haklarını sendikalı işçilerle eşitlemeli,, gerekirse taşeron sistemini kaldırmalıdır. Hepsinden önemlisi sıkı bir denetim olmalıdır.
Önce devlet kendisine çeki düzen vermeli, kamudaki taşeronluğu kaldırmalı, ?eşit işe eşit ücret? kuralını hayata geçirmeli. Kamudaki tüm eşit unvanlar eşit ücret almalı. Tahsilin, eğitimin, kazanılan imtihanın, çalışmanın, verimliliğin mükafatı olmalı. Araksından özel sektöre yaptırımlar getirilmeli, asgari ücretle çalışan yüksek tahsilli bir kalifiye elemanın hakkı korunmalı. İşsizliği fırsat bilerek sömürülmemeli. Özel sektörün vicdanına işçileri bırakırsan, sendikal haklardan mahrum edersen, on beş yıl okumuş bir delikanlıyı sekiz yüz liraya çalıştırır, işverenin vicdanı sızlamaz. Bu çocuk o tahsili veya o mesleği edinmek için milyaları harcamş, ömründen çeyrek asır vermiş, işveren bu emeğe saygı duymuyor, ?canı isterse? diyor.
Evet, sahibi olmayanın sahibi Allah?tır, bunları Allah görüyor, O?nun da bir hesabı var. Zulmedenlerin hiç birisi kolay ölmeyecektir, daha bu dünyada o haksızlıklarının cezasını çekecektir.
Bu memlekette herkese yetecek iş de, aş da vardır. Yeter ki adalet olun, vicdan olsun, işverende merhamet olsun, devlette denetim olsun, bağımsız yargı olsun ve sağlıklı işleyen hukuk olsun. Hükümet elini çabuk tutmalı, adaletsiz ücret politikasını değiştirmelidir. İşçi ve memur emeklisi arasındaki farkı gidermelidir. Emekliyle çalışan arasında açılan makası daraltmalıdır.
BAŞKAN ADAYLARINDA GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ
KUR’AN’DA YAHUDİ PROFİLİ
HEDEF TÜRKİYE
İSLAM BARIŞ GÜCÜ ŞART
GAZZE YANARKEN YÜREK YANMAZ MI?
İSRAİL’İN ZEVALİ YAKIN
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
EĞİTİM POLİTİKAMIZ GÖZDEN GEÇMELİ
ÖZENTİLİ BİR KUŞAK VAR
İLAHİ UYARILAR DEVAM EDİYOR!