HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Hoca Bir Kültür Fenomeni -3-
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
İsraf, bir nimeti gereksiz yere, gereğinden fazla kullanmak, nimetin değerini ve kadrini bilmemektir. Rabbimiz biz kullarına o kadar çok nimet vermiş ki saymakla bitiremeyiz. Onun için Rahman suresinde tekrar edilen ayette "Rabbinizin hangi nimetini yalanlarsınız?" buyrulur.
Fosil yakıt dediğimiz petrol ve doğalgaz yirminci yüz yılın başına kadar bilinmiyordu, keşfedilmemişti. Rabbimiz ezelde, "bir zaman gelecek kullarıma lazım olacak, teknolojik aletler onunla çalışacak, ulaşım ve ısınma onunla yapılacak" diye doğalgaz ve petrolü yerin derinliklerinde gizlemiş, yirminci ve yirmi birinci asırda da bu gizli hazinelerinin kapılarını kulları için aralamıştır. Bu iki nimeti de daha çok bizim çevremize, yani müminlerin yaşadığı coğrafyaya vermiş ve Ortadoğu bölgesini zengin topraklar yapmıştır. O yüzden savaşlar, çekişmeler, kavgalar, bu topraklarda, bu bölgedeki denizlerde olmaktadır. Bugün Akdeniz ve Karadeniz barut fıçısı gibi patlamaya hazır bir bölge. Biz de bu bölgede adeta ateş çemberi içinde yaşıyoruz. O yüzden uyanık olmalı, her türlü kavgaya hazır olmalıyız. O yüzden son yıllarda " aman savunma sanayi" diyoruz.
Evet, doğalgazın ve petrolün yüzde doksan sekizini dışarıdan ve dövizle alıyoruz, dolayısıyla cari açık veriyoruz. Hem de denizlerin dibinden geçen pahalı ve uzun boru hatlarıyla, büyük tanker gemileriyle beş bin kilometre uzaklardan getiriyoruz. Gel gör ki, bu iki nimeti de hoyratça, müsrifçe harcıyoruz. Tek iki kişinin yaşadığı yüz sekssen metrekare evlerde, beş odalı dairelerde sekiz ay boyunca ısınmak için doğalgaz yakıyoruz. Bu evlerin tek odasında yaşadığımız halde bütün odalarını ısıtıyoruz. Yine toplu taşıt araçları dururken, kendi özel araçlarımızla elli km. mesafedeki işyerimize tek başımıza gidip geliyoruz, mazot ve benzin hesabı yapmıyoruz. Ondan sonra da maaşımız, gelirimiz yetmiyor diye yeri göğü inletiyoruz.
Sanayileşme arttıkça insanlığın enerji ihtiyacı giderek artıyor. Bugün için enerji, ağırlıkta doğalgaz ve petrolden üretiliyor. Devletimiz ve diğer ülkeler yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına yönelse de, doğalgaz ve petrole hep ihtiyacımız olacak. Elektrikle çalışan ulaşım araçlarının tam olarak kullanılması on yılları bulacak. Kaldı k i elektrik de ağırlıkta doğalgaza bağlıdır.
Evet, sitelerimizin çoğu merkezi sistemle ısınıyor. İçinde insan yaşasın yaşamasın evler altı aydan fazla ısıtılıyor ve doğalgaz harcanıyor, bu da devletin cari açığına neden oluyor. Fert ve devlet olarak bütçemizin büyük kısmını enerji harcamaları alıyor. Kendimizi frenleyerek, küçük tedbirler alarak bu israfın önüne geçebiliriz. Örnek olarak daha küçük evlerde yaşayabiliriz, bir kısım peteklerimizi kapatabiliriz. Kombilerimizi bireysel yapabiliriz. Elektrikleri daha az yakar, daha az enerji harcayan cihazları kullanabiliriz.
Sonuç olarak, enerji çağımızın en büyük ve stratejik nimeti. Bu nimeti hoyratça kullanmak yerine tasarruflu kullanma zamanı. Bu ülkede daha küçük konutların yapılması teşvik edilmeli, yüz metrekare altındaki konutlardan vergi alınmamalı, plan-proje ve denetim masraflarını belediyeler ve devlet karşılamalı. Isı ve enerji yalıtımına önem verilmeli. Arabalarımızı keyfi olarak kullanma yerine toplu taşıtları tercih etmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarına daha çok yatırım yapmalıyız. Karadeniz'de bulduğumuz doğalgaz kaynağını da bir an evvel kullanıma sokmalıyız. Aksi halde döviz kurunun yükselmesiyle bu kış zor günler geçireceğiz. Doğalgaz faturaları bizi sarsacak.
BAŞKAN ADAYLARINDA GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ
KUR’AN’DA YAHUDİ PROFİLİ
HEDEF TÜRKİYE
İSLAM BARIŞ GÜCÜ ŞART
GAZZE YANARKEN YÜREK YANMAZ MI?
İSRAİL’İN ZEVALİ YAKIN
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
EĞİTİM POLİTİKAMIZ GÖZDEN GEÇMELİ
ÖZENTİLİ BİR KUŞAK VAR
İLAHİ UYARILAR DEVAM EDİYOR!