HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Hoca Bir Kültür Fenomeni -3-
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Köyüme Selam
Toprağım, vatanım, köyüm, diyarım!
Bayırına selam, taşına selam!
Ekmeğinle doydum, hala doyarım,
Bulguruna selam, aşına selam!
Şifa menengici, dutu, alıcı,
Buz gibi çeşmesi, suyu, sarnıcı,
Meşesi, köknarı, pürü, ardıcı,
Kurusuna selam, yaşına selam!
Baharda kuşanır yeşil kuşağı,
Sararır tarlada yazın başağı,
Güz gelir bereket bahçesi, bağı,
Baharına selam, kışına selam!
İnsanı sıcaktır, hep dost canlısı,
Kalmadı silahlı, eli kanlısı,
Azaldı evlerin toprak damlısı,
Dolusuna selam, boşuna selam!
Gönül ister her sene, her bahar gelsem,
Çeşmesinden içsem, bağında gezsem,
Çıkıp dağlarına avlanabilsem,
Tavşanına selam, kuşuna selam!
İlçem Bozkır, Çumra, köyüm Armutlu,
Gördüm ki insanlar mesut ve mutlu,
Töreni, şöleni, bayramı kutlu,
Köylüme, dostuma, eşime selam!
RECEP ÖĞÜTÇÜ
"Tehcir" göç ettirmek, sürgün etmek demektir. 1915 yılında Anadolu'da yaşayan bir milyonu aşkın Ermeni, yanlışları ve isyanları yüzünden zorunlu göçe tabi tutulmuş ve Anadolu içlerinden güneye, Halep ve Şam yöresine sürülmüştür. Selçuklu ve Osmanlı tarihi boyunca içimizde bizlerle komşu olarak yaşayan, asimle edilmeyen, bizim çocuklarımıza sanat öğreten ve "teba-yı sadıka" olarak tanınan Ermeni halkı, bugün o acıların hala yasını tutmaktadır.
İnsanlar fıtratı gereği doğduğu toprağı özler, o toprakların hasretiyle yaşar. 1915 yılında tehcire tabi tutulan Ermenilerin bugünkü torunları bile hala dedelerinin acılarını içlerinde duyarlar. Her yıl tekrarlanan "soykırım" lafları o hasret duygusunun yakıcılığıyla söylenmektedir.
Evet, o yıllarda Rusların ve diğer batılı devletlerin teşvik ve desteğiyle isyan eden Ermeniler, çevre köylerde katliama başlamışlar ve Müslüman halkta bir kin ve intikam duygusuna yol açmışlardır. İç savaş çıkmasın düşüncesiyle İttihat ve Terakki hükümeti bir karar almış, bu yanlış yapan insanlar Osmanlının başka topraklarına sürgün edilmişlerdir. bu ada kurunu yanında yaşlar da yanmış, isyana karışmayan ihtiyar, kadın ve çocuklar da vatanından koparılmışlardır. Sürgün ilk bakışta iyi niyetlidir ve karşılıklı katliamı önlemek içindir. Bu arada dramlar, acılar yaşanmış, yollarda saldırılar dolayısıyla toplu ölümler olmuş, Anadolu'nun demografik yapısı değişmiştir. Avrupalının düşmanlığı daha da körüklenmiş, tüm Avrupa'da Anadolu'dan Türkleri atma fikri yayılmıştır.
Başbakanımızın Ermenilere yönelik taziye mesajı isabetli olmuş, Türk'ün hoşgörüsünü ve tüm etnik kökenlere ve dinlere olan saygısını bir kez daha dünyaya ilan etmiştir. Böylece "soykırım" iddialarının da önüne geçilmiştir.
BAŞKAN ADAYLARINDA GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ
KUR’AN’DA YAHUDİ PROFİLİ
HEDEF TÜRKİYE
İSLAM BARIŞ GÜCÜ ŞART
GAZZE YANARKEN YÜREK YANMAZ MI?
İSRAİL’İN ZEVALİ YAKIN
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
EĞİTİM POLİTİKAMIZ GÖZDEN GEÇMELİ
ÖZENTİLİ BİR KUŞAK VAR
İLAHİ UYARILAR DEVAM EDİYOR!