Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Altın finansal bir özgürlük aracıdır
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
İMAMOĞLU Silivri Palasta ÖZEL Ayağında Pranga İle Nereye Koşuyor
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
Hadiselerin ve Zamanın Ötesinde Bir İlim Ocağı: Hâdimî Kütüphanesi ve Yazma Eserlerin İzinde
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Milli Eğitimde olsun, akademik eğitimde olsun taşlar yavaş yerine oturuyor. Belki yavaş oldu, belki geç kaldı ama değiştire değiştire doğruyu bulacağız.
Evet, yaz -boz şeklinde durmadan değişen, çocuklarımızı yarış atına döndüren bir sınav sistemimiz var. Okullar çeşitli olunca, okullar arasında kalite ve müfredat farkı olunca, çocuklarımız da farklı zekalarda ve kabiliyetlerde olunca, ister istemez bir seçim gerekiyor, öğrencilerimizi kabiliyetlerine ve zekalarına uygun okullara yerleştirmek için sınavlara (ölçmelere) ihtiyaç duyuluyor. Maalesef bu sınavlarda hiçbir zaman adalet sağlanamıyor, hakkaniyetli bir seçim yapılamıyor.
Bugüne kadar milyonlarca öğrencimiz imtihanların azizliğine uğradı, istediği okulda okuyamadı, gönlüne göre tahsil hayatını sürdüremedi ve kabiliyeti doğrultusunda meslek seçemedi. Kazandığı veya kazanamadığı imtihan sonucu çok öğrenci istemediği okulda okumak ve istemediği mesleği seçmek zorunda kaldı ve bir ömür stres yaşadı, sevdiği meslek, okuyamadığı okul içinde bir ukde olarak kaldı. Sonuçta büyük bir eğitim israfı yaşandı, yaşanmaya devam ediyor.
Nihayet bir yiğit adam çıktı, " Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavını (TEOG'u) kaldırıyoruz, üniversite sınav sistemini de değiştiriyoruz ve çocuklarımızın istediği evlerine en yakın okulda okumalarını sağlıyoruz” dedi. Bizim okuduğumuz yıllarda da Fen, Öğretmen ve Anadolu liseleri gibi belli liselere sınavla giriliyordu. Ama diğer okulların sınırlı bir kontenjanı yoktu, öğrenci dilediği okulda okuyor, dilediği mesleği seçiyordu.
Bugün de okullar arasında bir geçirgenlik var ama kısıtlı. Mecburi eğitimin on iki yıla çıkmasıyla birlikte öğrencilerin ve velilerin özgürlüğü daha da kısıtlandı, TEOG sınavı ihdas edildi. Maalesef bu sınav da derde derman olmadı, öğrencilerimizi adeta savurdu, hiç gereği yokken evlerinden çok uzak okullarda okumak zorunda kaldılar. Çok öğrencimiz istemediği, kerhen tercih ettiği okulda okumak zorunda kaldı ve stres içinde eğitimine devam etti. Bu yüzden birçok öğrenci okulundan kaçtı, eğitimini yarıda bıraktı ve açık liselere yazıldı.
Şu günlerde Milli Eğitim Bakanlığımızda uzmanlar hummalı bir şekilde çalışıyor ve liselere geçiş için yeni sistemler aranıyor. Okullarında aldığı notlarla dereceye girmiş, örnek olarak %5-10'a giren öğrenciler Fen lisesi vb. okulların sınavına girebilecek. Diğer öğrenciler sınavsız olarak adresine en yakın okulda okuyabilecek. Dolayısıyla her okulda heterojen bir öğrenci dağılımı olacak, her okulda üstün zekalı- başarılı- kabiliyetli öğrenciler olduğu gibi, zayıf öğrenciler de olacak ve birlikte okuyacak. Bu arada veliler de yüksek ulaşım ve servis ücretlerinden kurtulacak. Öğrencilerin ortaokullarında aldıkları notlar daha önemli olacak, derslerine daha çok çalışacaklar, öğretmenlerini daha çok sayacaklar ve Fen Lisesi gibi seçme okullarda okuyabilmek ve sınavlarına katılabilmek için bu notları kriter alınacak. Özel okullar kendi sınavlarını kendisi yapacak. Bunlar bizim tahminlerimiz ve duyumlarımız.
Evet, TEOG'un kalkması, kaldırılması çok isabetli olmuştur. Geç olmuştur ama hoş olmuştur. Umarız bundan böyle milli eğitim politikamızda yaz -boz olmaz, taşlar yerine oturur, öğrenciler istediği okulda okur, gönlüne ve kabiliyetine uygun mesleğini seçer ve hayat boyu stres yaşamaz. Biliyoruz ki, bugün imtihanların azizliği yüzünden birçok insan, tahsilini yaptığı, eğitimini aldığı mesleği yapmıyor, sevdiği işte çalışmıyor ve bulduğu işi yapıyor. Sonuçta büyük bir eğitim israfı yaşanıyor. Seçme ve yerleştirme imtihanları değişirse veya kalkarsa; gençler sevdikleri, kabiliyetlerine uygun meslekleri ve okulları seçecek ve eğitimini aldığı mesleğini devam ettirecek, dolayısıyla eğitimdeki israf sona erecek.
BAŞKAN ADAYLARINDA GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ
KUR’AN’DA YAHUDİ PROFİLİ
HEDEF TÜRKİYE
İSLAM BARIŞ GÜCÜ ŞART
GAZZE YANARKEN YÜREK YANMAZ MI?
İSRAİL’İN ZEVALİ YAKIN
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
EĞİTİM POLİTİKAMIZ GÖZDEN GEÇMELİ
ÖZENTİLİ BİR KUŞAK VAR
İLAHİ UYARILAR DEVAM EDİYOR!