“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
" Daima kendi menfaatlerini göz önünde bulunduran insan; pek çabuk düşman kazanır” der Konfüçyüs.
Sevginin dimağı gençleştiren bir gücü olduğuna inanıyorum ama bizim sevgimiz başkalarının sevdiklerine, değerlerine hatta yaşamlarına zarar veriyorsa bunun adı zulümdür.
Yolda giderken ağaca tekme atan, dalını kıran, savunmasız hayvanlara( bile- isteye) zarar veren, aç susuz bırakan bir insanın ruhu hastadır . Çünkü doğa bitkisiz, hayvansız yok olmaya mahkûmdur. Onları korumak, doğallıkları içinde bakmak, yardımcı olmak insanın aklının gereğidir.
Tam bu nedenden dolayı; doğanın dengesine zarar verip, tamamen dövüş köpeği olarak eğitilmiş; zarar vermeyi doğasının gereği olarak yapan köpek ırklarının evlerde, insanların yaşadığı bahçelerde beslenmesi” hayvanları seviyorum” adı altında, " insan hayatının hiç önemi yok” denmesi de ruhun hastalanmasıdır .
Halk sağlığını tehlikeye atan köpeği ; küçücük bir çocuğun kulağını , savunmasız bedenini parçaladığında; çocuğa değil köpeğine sarılan insan; " hayvanları seviyorum” klişesine sığınamaz. İnsan yaptıklarının, sebep olduklarının sorumluluğunu alması gereken bir varlıktır . Çocuğunuz bir başka çocuğun gözünü çıkarıp, heryerini ısırıp koparsa” benim yavrum böyle, ne yapalım mı” diyeceksin?. Sarılıp; " başkasına zarar verip, yaşamını tehlikeye atarken çok yoruldun yavrum” diye teselli mi edeceksin? Nasıl ki sorumluluğu alıp; bir hastalığı olduğunu kabul edecek ve tedavilerini yaptırıp, zarar verdiği insana bir ömür mahçup, acısını paylaşacaksan; aynı şeyi "seviyorum” dediğin hayvan içinde yapacaksın. Bu hayvanların doğası; insan içinde yaşamaya uygun değildir. Çok seviyorsan sen onunla birlikte dağ başına yerleşirsin. Çünkü insan; sevgisini sıralamaya koymayı başarabilen bir akıl gücüyle yaratılmıştır.
Yaşayan her şey yumuşak tabiatlıdır. İnsan bedeni canlı iken yumuşak, ölünce kaskatı serttir. Bitkiler canlı iken yeşil ve yumuşak olup, kuruyunca sert ve acıdır. Kalbimizde böyle; eğer seviyorsak merhametli ve saygılı isek bütün hayatımız huzurlu ama kalbimizi kin doldurmuş ise yazıklar olsun ki zaten ölmüşüz, sadece farkında değiliz.
Komşusunun kapısına; onu rahatsız edecek çöpler bırakan, çocuğunun arabasına tuvaletini süren apartman sakini kadının haberini okuyunca; " bir insan neden bu kadar acizleşir” dedim. Kalbimizi kin ve öç alma hissi ile doldurmak bizim acizliğimizdir. Komşularımız; malımızın , canımızın en yakın şahitleridir. Onlarla iletişimimiz; bizim Yaradana vereceğimiz en zorlu cevaplardandır.
Unutmayalım; sevgi elimizi ne kadar uzatırsak, mutluluk o kadar avuçlarımıza dolar!…
FREN
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL