Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Satıcıların kendi ürünlerine dikkat çekmek için türlü maniler dizdiği, sesinin son perdesine kadar sergilediği ,”gel, gel bu tezgaha gel” seslerinin birbirine karıştığı pazarda ilerleyen kadın; balık tezgahının önünde durdu. Satıcıların kimisinin çenesinde, kimisinin kolunda olan maske balıkçının da cebinde sallanıyordu. Ağzında dumanı tüten sigarasını çıkarma gereği duymadan müşterilere doğru döndü ve ilk sıradakine” kaç kilo, temizleyelim mi” muhabbetine daldı. Tabii herkes dumanaltı bir bekleyişle bu muhabbetten nasibini aldı.
Sigara; keyfi bir bağlılık. Eskiler, kız isteme zamanı oğullarını tanıtırken:” hiçbir kötü alışkanlığı yok bir sigarası var o kadar” dermiş. Yani var bir kötülük ama” o kadarcık” işte …
Sigara sevenler son yasaklarla” vay evde içmeyelim, kapalı mekanlarda içmeyelim , toplu yerlerde de içmeyelim, ne yapacağız? nerede içelim” derdine düştüler. Yasağı kendi özgürlüğüne uzatılmış bir eli gibi görenler isyanda.. Ama sigara içmek sadece senin özgürlüğün değil ki; evin en sevdiklerinle dolu ve sen en keyif aldığın anda yaktığın sigaradan bir nefes alırken sadece kendi ciğerlerini tüketmiyor; sevdiklerinin de en hayati organlarını tüketiyorsun . Çarşıda pazarda hiç tanımadığın insanların yüzlerine gelen dumanınla onların hakkına giriyorsun.
Bir restorantta açık havada yemeğimizi yiyeceğiz. Tam arka masamızdaki beyefendiler” açık hava” serbestliği diye sigaralarını yakıyorlar, tüm yemek boyunca dumanları bizim nefes borumuzda… Üstelik, rahatsız olduğumuzu fark edince; birini söndürmeden diğerini yakarak, inadına bir vurdum duymazlığa bürünüyorlar.
Hastaneye gidiyoruz, sağlık çalışanları bahçede toplu sigara molasındalar. Tamam” bu benim sağlığım, benim vücudum, istediğimi yaparım” diyeceksin ama sen sadece sana ait değilsin ki. Bir anne- baba isen; evladına, eşine, genç isen; anne- babana, arkadaşlarına, tüm sevdiklerine ve seni sevenlere aitsin.
Hepsinden birazsın.” Benim dünyam” diyemeyeceğin kadar çok ortağa sahipsin.
Bence haklarla kibir arasında aşılması çok kolay bir çizgi var.” Hakkımdır, yaparım” dediğimiz şeyler, nezaketten ayrıldığımız an bizi kibre götürür.
Devletin halkının sağlığını; gerekirse zorla korumaya çalışması babalığının gereği. Evlat asi olsa da” ya karışma bana, git işine "dese de; babalığını yapan devletin, bu kararını ben alkışlıyorum…
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ