2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
"Hafta sonu tuz gölüne gideceğiz;flamingoları seyretmeye. Akşam güneşi batarken gölün manzarası , tuzların kenarlarda parlayan** ışıkları ve flamingolar..”
- Flamingo mu?. Bu şiirsel ortamı doyasıya yaşaman dileğiyle ama flamingo ne? Allı turna o.
Kelimelerin ruhuna inanırım ben. Sonuçta her kelime ait olduğu yerin tarihinden,geleneklerinden, insanından, o insanın geçmişinden, aşkından, hikayesinden beslenir.
Flamingo ispanyolca bir kelime.” Flem” "ateş”demek, ing takısı ile destekleniyor ama bize ait değil.
Benim” yare selam söyleyen”, gurbetin ateşini sinesinde taşıyan, sevdiklerini üzmemek için içindeki burukluğu değil şekeri kaymağı turnaya tembihleyen insanımı yansıtmıyor.
Çaresizliğin en kötüsü; ruhunun, gönlünün kanat takıp gitmek istediği yere ayaklarının gidememesi derler ya, işte gönlünü allı turnanın kanadına yükler tüm hasret çekenler…
Flamingoda coşmaz ki yüreğin, sızlamaz ki ciğerin, türkü olup sazın tellerine vurmaz ki özlemin, ne bilsin flamingo kolun kanadın nasıl kırıldığını?
Tutmayan ellerini…
Flamingonun harcı değil o; ancak allı turnam götürür üzmeden yare selamı.
Kalelerde küçük delikler oluyor. Kalenin içinden bakan o küçük delikten göz alabildiğince manzarayı görebiliyor. Kaleye yaklaşan birini ,gelip geçen yolcuları ya da tehlikeyi net olarak inceliyor. Kimdir, nedir? Biliyor.
Oysa dışarıdan bakan biri o küçük deliğin içindeki gözü görmüyor. Kim olduğunu bilmiyor. İşte geçmişle şimdiki zaman o kalenin dışı ile içi misali..
Biz şimdiki andan geçmişe bakan o küçük delikteki göz gibiyiz. Geçmişe bakarak; bize kimin, ne niyetle, hangi yönden, nasıl geldiğini görebiliriz.
Geçmişin düşe kalka yenilgi ve zaferle oluşan tarihinden beslenen” allı turnayı” bırakıp flamingoyu benimsemek; dışarıdan gelen her yolcuya kalenin kapısını açmaya benzer.
Tehlike gelir, içine girer. Seni senden alır,kimliksiz, hikayesiz, özenti biri olarak kalırsın.
" Kelime işte!” deyip geçme. Kelime özündür,ne olduğundur.
Sen sarıl” gülüm allı turnaya”, sarıl tarihine ,kelimelerine.
İyiliklerini bugün daha ileri taşı, hatalarından ders al, tekrarlama. İçerden bak tüm cihana.İçerden bak ve gör; kim dost?Kim hain ?.
Kaleni teslim etme!
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI