Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Baş döndürücü! İçinde bulunduğumuz zamanın değişim hızı tam olarak bu.
Bu hızın gerisinde kalmak, yaşadığı ânın kıymetini bilmek, daha sakin adımlar atmak isteyenler ise demode(!) oluveriyor.
Ânı yaşamayıp; yaşarmış gibi yapanlara, her dakikasını düzenlenmiş görüntülerle sosyal medyada servis edenlere alışamadım ama sosyal medyayı işinde, gelişiminde kullanıp, kendini güncelleyenleri hayranlıkla seyredip dinliyorum.
Yaz başları , ata tohumundan üretilmiş fideleri bulayım, küçücük bahçemizi şenlendireyim diye hazırlandım ve çok vakit bulamadığımdan ayırdığım gün içerisinde bitirebilmek için bir kaç yer dolaştım. En sonunda tam istediğim gibi fideleri bir dostun yardımıyla buldum. Fideleri alırken teyzeye:
- Ablacım zor bulduk seni, bahçen epey arkalarda, kendim arasam bulamazdım, dedim .Fideci hanım:
- Allah Allah! navigasyonda hemen buluyorlar. Google "fideci… teyze” yazdın mı geliyorsun.
- Kendine hesap mı açtın! Ya harikasın, maşallah sana..
- Tabi ya, yaz hemen geliyorsun…
Hayran ve şaşkın güldüm ama asıl duygum takdirdi . İşini, emeğini güncelleyen, teknolojiyi hayırda kullanan bu gayret hoşuma gitmişti.
Nereden başlamalı, neresinden tutmalı bilmiyorum. Pek çok sosyal dalın inceleyeceği hallerimiz var ama yavaş yavaş değişen bizim bir yerlerden toparlanmamız lazım.
Eğitim; ilk basamak galiba. Mecburi eğitimin bu kadar uzun olması, herkesin üniversite okuyup kendini dünyadaki biricikler listesine alması, üretmeyi değil tüketmeyi arttırmamız, hepsi onarılması gereken ârazlarımız.
Ara eleman bulamayan, çok büyük maaşlar verse dahi; tekstilde, sanayide, turizmde kat elemanı olarak çalışacak kişilerde dahi sıkıntı çeken işverenler şikayetçi iken, kendini mesleğinin zirvesinde gören(!) yeni mezun her üniversiteli ise işsizlikten şikayetçi.
Erken yaşta emekli olanlar ise "nerede nasıl tatil yapayım, rahat konfor içerisinde masalsı günler geçireyim?” hayalinde.
Bizim ülkemiz henüz sanayisinde, teknolojisinde, tarımında, yeraltı kaynakları kullanabilmesinde ayaklarını sağlamlaştırabilmiş değilken; bizim” ben nasıl ülkeme, insanıma değer katabilirim?” yerine nasıl rahat yan gelip keyif yaparım düşüncesinin peşine düşmemiz marazi..
Lütfen artık şu kafeleri biraz boşaltıp, en az bir aletin tamirini, bir bitki yetiştirmeyi ,meraklı olduğumuz bir konuda kabiliyet kazanmayı gündemimize alalım. Çünkü nasıl sahip olmadığımız parayı harcamak günümüzde yaygın ise üretmediğimiz mutluluğu talep etmek de yaygın…
Oysa üretmeden tüketmek bizi çürütür…
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ