“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
"Her şey zıttı ile kaim” derler ya; hani ışığı; karanlığı yok eden, sağlığı hastalık halinin olmaması, iyiyi; kötülüğe dair bir eylemde bulunmamak hatta kalbinde taşımamak olarak tabir ederler.
Sıkıntı yaşamayan için rahatlığın çok da anlamı yoktur. Hiçbir şey feda etmemiştir ki; kaybı bilsin, hakları elinden alınmamıştır ki ;hakkı savunsun.
Yağmur yağarken şemsiye altında olan sağa sola kaçanlara tabii ki laf eder:” niye kaçıyorsunuz” diye..
Bir de bilmemenin verdiği söylem cehaleti var ki; bir yanardağın patlayacağını ve altında kalan tüm köyleri yakacağını helikopterden gören, bilimsel verilerle tespit eden adam ne kadar bağırırsa bağırsın köydekiler için görmek istemedikleri gerçekler” dur bakalım patlarsa, kaçarız” şeklinde bir vurdum duymazlığa muhatap olur.
80 yıldır bu topraklarda yaşayan seküler kesim kaymak tabaka idi. Bir okula girmek, bir işe girmek için inançlarından bedel ödemediler. Bir ameliyat yaptırmak için ya da tedavi hastaneye 15 -20 maaş bırakmadılar. Her şarta sahip oldukları için tatile gitme hayali kurmadılar.
En marka giyinmek, en güzel restoranlarda yemek yiyebilmek, kültür gezileri yapmak, doktora ve saire, yurtdışı ancak onların sahip olabileceği nimetlerdi .
20 yıldır çabalarla ,nice art niyetli saldırılara rağmen artık her vatandaş her nimete kavuşabilecek, istediği hastaneden, yoldan, köprüden, arabadan, uçaktan ,okuldan, faydalanacak duruma geldi.
Seküler arkadaşların ve kendini sevemeyen, utanan, bigâne,” ev zencisi” kardeşlerimizin itirazları tam da burada başladı.” Sadece bizim sahip olmamız gereken haklara herkes sahip olabildi, bizim bir ayrıcalığımız kalmadı”…
Özellikle” halk” diyerek edebiyatını yaptıkları ama haklarını savunma adına dayatmalarıyla küçük gördükleri kesim artık her yerde; kendilerinin oturduğu kafede yan masada, doktorada evlatları ile aynı sınıfta, hem de görüşünü saklamadan..
Kusura bakmayın; biz 80 yıl güçlü olmanın özlemini çektik. Dünyaya yön veren anlaşmaların mimarı, göz dolduran, hakkı tutup kaldıran bir devlet başkanının hasretiyle geçmiş atalarımızın destanlarını andık. Şimdi böyle bir Cumhurbaşkanımız var .
Ben 10 yılını kurtuluş cephelerinde savaşarak geçirmiş gazi bir dedenin torunuyum. O'nun etini, kanını, terini, yıllarını bıraktığı, aç kaldığı Yemen cephesinden dönerken açlıktan ot yediği bu vatanın topraklarını özerklik adı altında bu ülkenin bayrağına, ezanına, bütünlüğüne, göz dikenlere vereceğini açıkça söylem edinen; kitlesine Tayyip Erdoğan kininden başka proje üretemeyen bir oluşuma asla destek olmayacağım.
İnsan hesabını vereceği bir hayatı yaşayandır.
Şehitlerin kanına, gazilerin ahına, anaların- ataların dualarına ve gözyaşlarına nâ- hak olmayacağız.
Yazım 29 Mayıs' ta köşesinde olacak. Umudum ve duam odur ki; Allah(c.c) 29 Mayıs'ı bu millete, ümmete çağ açan ataların, çağ açan torunları olarak Türkiye yüzyılının başlangıcı eylesin….
FREN
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL