“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Sevme; yaşamı güzel ve tatlı kılan şey.
Yokluklar içinde mücadele eden ebeveynler tarafından büyütülen bir dönem insanı” ben” sigasını kullanarak sevmekten imtina etti. " Ben” demek , kendini öncelemek, isteklerini belirtmek düşüncesizlik ve egoistlik kabul edildi. Kendi isteklerinden çok etrafının, ebeveynlerinin, öğretilerinin gerçekliğini yaşayan bu nesil; anne- baba olunca kendi iç çekişlerini çocuklarına yaşatmama adına öyle bir " ben "sundular ki çocuğun ve gencin etrafında kendinden daha önemli hiçbir şey kalmadı.
Benim arabam, benim okulum, benim kıyafetlerim, benim evim, benim ideallerim, benim vücudum, benim beynim ,benim gezdiğim yerler şeklinde bir kutsama başladı.
Kendini sevecekken putlaştıran insan "ben” öznesini başına belâ eyledi.
Oysa ne güzeldi "sen” demek. Allah (c.c)Musa aleyhisselama sordu :
-Seni nehirde boğulup gidecekken kim kurtardı?
- Sen yarabbi.
- Firavun'un kucağında kim büyüttü ?
-Sen yarabbi.
Esirgeyen, koruyan ,yediren, bildiren hep Sen…
Biz "Sen”'i hem çok düşündüğümüze, hem çok sevdiğimize, hem çok saygı duyduğumuza, hem çok muhtaç olduğumuza, yanında” ben” olduğumuza ,sevgisinde yok olduğumuza kullanırız.
"Siz” sigası genelde yeni tanışmaların, mesafeli durmamız gerektiren zamanların ,resmi makamların öznesidir.
Biz; bizi bizden iyi bilene "Sensin mevlamız” der, tek kılavuz efendimize "Seni gören bir göz de ben olsaydım” deriz.
Sen deyip can eylediğimiz birine siz demeye başladıysak; bu biraz da uzaklık ifadesidir.
Sen eylediklerimizi sevdikçe güzelleşir,” ben” putlarını kırmaya başlarız.
"Sen öyle istiyorsan mevlâm ölçün ölçümdür” deriz. O zaman herkesi görmeye, duymaya ve sevmeye başlarız. Ağlayan her gözün gözyaşından, gülen her yüzün neşesinden hisse alırız.
Herkes sırrına erenler ayrıntılara dikkat ederler. Yaptığı her işi en iyi şekilde yaparlar. Meyva soymakla orkestra yönetmek onların gözünde aynı özeni hak eder.
Bir zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı yapmış bir parlamenterimiz bir ingiliz arkadaşının kendisine Türkiye'nin şu üç "Y” den kurtulduğu vakit düzlüğe çıkacağını söylüyor. O üç” Y” ise ;
-Yok
-Yavaş, yavaş
- Yarın gel.
Bu üç "Y” tembelliğin ,gayretsizliğin ve ümitsizliğin ifadesi.
Türkiye artık bu üç "Y”den kurtulmayı şiar edinmiş, yaptığı her işin hakkını veren,” ben” değil "Sen "deyip ,herkes için çalışan bir kadro ile muhteşem imzalar atıyor.
TOGG HAYIRLI OLSUN…..
FREN
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL