İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Sevme; yaşamı güzel ve tatlı kılan şey.
Yokluklar içinde mücadele eden ebeveynler tarafından büyütülen bir dönem insanı” ben” sigasını kullanarak sevmekten imtina etti. " Ben” demek , kendini öncelemek, isteklerini belirtmek düşüncesizlik ve egoistlik kabul edildi. Kendi isteklerinden çok etrafının, ebeveynlerinin, öğretilerinin gerçekliğini yaşayan bu nesil; anne- baba olunca kendi iç çekişlerini çocuklarına yaşatmama adına öyle bir " ben "sundular ki çocuğun ve gencin etrafında kendinden daha önemli hiçbir şey kalmadı.
Benim arabam, benim okulum, benim kıyafetlerim, benim evim, benim ideallerim, benim vücudum, benim beynim ,benim gezdiğim yerler şeklinde bir kutsama başladı.
Kendini sevecekken putlaştıran insan "ben” öznesini başına belâ eyledi.
Oysa ne güzeldi "sen” demek. Allah (c.c)Musa aleyhisselama sordu :
-Seni nehirde boğulup gidecekken kim kurtardı?
- Sen yarabbi.
- Firavun'un kucağında kim büyüttü ?
-Sen yarabbi.
Esirgeyen, koruyan ,yediren, bildiren hep Sen…
Biz "Sen”'i hem çok düşündüğümüze, hem çok sevdiğimize, hem çok saygı duyduğumuza, hem çok muhtaç olduğumuza, yanında” ben” olduğumuza ,sevgisinde yok olduğumuza kullanırız.
"Siz” sigası genelde yeni tanışmaların, mesafeli durmamız gerektiren zamanların ,resmi makamların öznesidir.
Biz; bizi bizden iyi bilene "Sensin mevlamız” der, tek kılavuz efendimize "Seni gören bir göz de ben olsaydım” deriz.
Sen deyip can eylediğimiz birine siz demeye başladıysak; bu biraz da uzaklık ifadesidir.
Sen eylediklerimizi sevdikçe güzelleşir,” ben” putlarını kırmaya başlarız.
"Sen öyle istiyorsan mevlâm ölçün ölçümdür” deriz. O zaman herkesi görmeye, duymaya ve sevmeye başlarız. Ağlayan her gözün gözyaşından, gülen her yüzün neşesinden hisse alırız.
Herkes sırrına erenler ayrıntılara dikkat ederler. Yaptığı her işi en iyi şekilde yaparlar. Meyva soymakla orkestra yönetmek onların gözünde aynı özeni hak eder.
Bir zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı yapmış bir parlamenterimiz bir ingiliz arkadaşının kendisine Türkiye'nin şu üç "Y” den kurtulduğu vakit düzlüğe çıkacağını söylüyor. O üç” Y” ise ;
-Yok
-Yavaş, yavaş
- Yarın gel.
Bu üç "Y” tembelliğin ,gayretsizliğin ve ümitsizliğin ifadesi.
Türkiye artık bu üç "Y”den kurtulmayı şiar edinmiş, yaptığı her işin hakkını veren,” ben” değil "Sen "deyip ,herkes için çalışan bir kadro ile muhteşem imzalar atıyor.
TOGG HAYIRLI OLSUN…..
YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ
TERAZİ
DUYMAK İSTEMİYORUZ.
YAPMAYIN!!
HOŞ EYLE
SANDWİCH -EKMEK ARASI