870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Trump küresel ekonomiyi kaosa sürüklüyor
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
RAMAZAN’DAN BAYRAMA BİR AYLIK TERBİYE BİR ÖMÜRLÜK DİRİLİŞ
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yarım asır… Elli yıl …Yarım asırdır gazetecilik yapıyorsunuz, yazıyorsunuz ve size verilen onlarca ünvanın, ödülün çok ilerisinde bir amacınız var. Aslında siz; yazarak kendinizi aktarıyorsunuz.
Aynı gök kubbenin altında yaşasak da , milyonlarca insanın birbirine hiç benzemeyen hikayeleri ve bakış açıları var. Aynı güneşi aynı coğrafyada alsan da, tek bir tarihin şanlı kökünden gelsen de, o geldiğin tarihteki atalarına sövenle-öven ,gurur duyan olmak arasındaki fark beslendiğin kaynakla ilgilidir.
İnsan evladı okuduğu, dinlediği, konuştuğu ve baktığı şeyden beslenir. Hem kulaktan, hem gözden, hem dilden gönül havuzuna giden ırmakları vardır .
Daha ilkokulda iken okumuştum onun Erzurum'da Ermenilerin yaptığı zulmü anlatan romanını. Aslıhan , Burhan; çocukluk hafızama kazınan, karakterleriyle gönlüme girip yerleşen isimlerdi. Kendimle, soy isim benzerliğinden dolayı onun romanlarını elimde gezdirirken daha bir gururlanırdım. Yavuz Bahadıroğlu; benim çocukluk kahramanımdı. Bana atalarımı sevdiren, öğretilenin çok çok ötesinde her biri ciltler dolusu esere konu olacak hasrette kahramanlarla dolu, araştırılması gereken gerçek bir tarihim olduğu şuurunu veren güzel adam…
Dedem; istiklal harbinde Erzurum' da savaşmış, bacağından aldığı kurşun yarasını tıbbi malzeme olmadığından; kurtlanmaması için gaz yağına batırılmış bezle temizleyip, vatan mücadelesine devam etmiş .Küçüklüğümde Erzurum'da bulundum. Palandöken dağının eteklerinde efendimizin sancaktarlığını yapmış ,sahabe olduğuna inanılan Abdurrahman gazi türbesi bulunmaktadır. Anlatılır ki ; Erzurum kuşatmasında bu Yiğit'in düşman kılıcıyla başı gövdesinden ayrılır ama elindeki sancağı düşürmemek için başını koltuğunun altına alır ve sancak elinde koşar. Ta ki ; görenlerin hayretten gözleri açılıp;” adam elinde başı, koşuyor” Deyinceye kadar. Kabri; büyüklüğünü anlatmak istercesine 4.85 metredir. Ben; Yavuz Bahadıroğlu mahlaslı Niyazi Birinci'nin kitaplarını okuyuncaya kadar, çocukluğumun bu hikayesini ,türbeyi ve dedemin gücünü kavrayamıyordum . Ancak; tarihi, vatani, milleti, dini ,ahlakı doğru kitaplardan öğrendikçe, yani doğru ırmaklardan beslendikçe Allah aşkının, vatan sevgisinin insanı nasıl kuvvetlendirdiğini, azim ve hizmetle doldurduğunu gördüm.
Güzel insanlar birden bire yetişmezler. Onlar; birikimlerle oluşurlar. Bu hafta nesilleri doğru besleyen ırmaklarımızdan birini daha; Yavuz Bahadıroğlu' nu kaybettik. Ama eserleriyle çocuktan yaşlıya kadar hitap edeceği geniş bir yelpaze bırakarak dünya yolculuğunu noktaladığı için hiç ölmeyecek ve unutulmayacak.
Ne mutlu arkada güzel eserler bırakanlara.. Hoş bir seda ile gidenlere…
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ
YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ