İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Câr; bize unutturulan ve duyunca sanki yabancı bir dilin öznesi imiş gibi gelen özümüze ait kelimelerden biri.
Ah! ne zengin bir dilin çocuklarıyız ve ne yazık ki ne fakir bir kullanıcıyız .Altın madeninin üzerinde olduğu halde; onu gömmek hususunda kararlı, kuru ekmek yemek de ısrarlı bir serkeşlik…
Eskiler komşuya câr dermiş. Câr; medet eden, yardımcı, örtü, müşteri, sürükleyen, çeken demekmiş. Bir kelime kaç derde şifa imiş.
Komşun; senin gören gözündür ; gecenin üçünde arabamın camını kıran hırsızları pencereden görüp müdahale eden ve bana haber eden komşum benim gören gözümdür ,kameraya gerek kalmaz. O benim malımın ve canımın gözetendir.
Doktora gitmesi gerekir; yaşlı ve araçsızdır, beklemezsin evlatlarını ,sen onun evlatlarından daha yakınsın o anda.
Komşu yardım edendir. Resimlerde görünce özenir, hatta gizli bir iç çekeriz, beraber ekmek yapan ,yemek yapan ,bahçe işlerine ortak olan komşulara. Beraber yenilen yemekler, kapıda yapılan sohbetler, görünce gülümseten yüzler; hep komşulara ait…
Komşu ;câr,örten demek. Hoş olmayan hallerimi örten, kusurlarımı başkalarına karşı saklayan, aynı zamanda çeken.” Bugün evinizden çok ses geldi” diye anında kapıda belirmeyen ; "belki bir misafiri vardır, çoluk -çocuk biraz eğlencenin dozunu kaçırmıştır ama her zaman olmadığı için komşumu çekerim "diyen.
Komşu; en yakın bakkaldır.
" Bizde kahve kalmamış,
yumurta bitmiş,
biraz un alabilir miyim?
Varsa bir bardak süt …Sürekli bir dönüşümdür; bugün bende olmaz, yarın onda ama olan her ikisine de yeter.
Komşu ; evimizden çıktığımızda ilk gördüğümüz kapı, ışığını kontrol ettiğimiz ilk penceredir. "Ansızın, çat kapı "sözünün karşılığıdır.
Bir fincan kahve için en tatlı moladır.
Asansörde bakışmamak için gözlerimizi kaçırdığımız, yolda denk gelince selam vermediğimiz, çocuklar kavga etti diye karakolluk olduğumuz, günlerce görmesek merak edip aklımıza bile getirmediğimiz komşulukları sonbaharın son ayında dökülen yapraklarla hafızamızdan, hayatımızdan çıkartalım.
Canı canımdır, üzüntüsü üzüntüm, malı malım gibi sorumluluğundadır dediğimiz; câr sözünün içini dolduran komşuluklara niyetlenelim.
Biz bu cihanda câh değil câr'dan sorumluyuz.
YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ
TERAZİ
DUYMAK İSTEMİYORUZ.
YAPMAYIN!!
HOŞ EYLE
SANDWİCH -EKMEK ARASI