İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Albrecht Durer ; 1471-1528 yılları arasında yaşamış bir ressamdır. 18 çocuklu bir ailenin resimle ilgilenen 2 erkek çocuğundan biri. 2 kardeşin de resme karşı olağanüstü bir ilgileri ve yetenekleri vardır. Her ikisi de sanat okuluna gidip büyük bir ressam olma hayali kurarlar. Aile ise bu durum karşısında çaresizdir, madencilik yaparak geçinmeye çalışmakta ve karınlarını zor doyurabilmektedirler.
Bu durum karşısında 2 kardeş kendi aralarında kura çekmeyi ve kazananın sanat okuluna gitmesini, geride kalanın daha çok çalışıp diğer kardeşi okutması yönünde bir karar verirler. Albert ve Albrecht arasındaki bu kurada okula giden dönüşte diğer kardeşi okuması için okula gönderecek ve kendisi madende çalışacaktır.
Kurayı kazanan Albrecht; okula gider ve bütün öğretim görevlilerini kendine hayran bırakarak çok büyük başarılar elde eder. Okulu birincilikle bitirdiğinde yöredeki bütün okullarda ismi bilinmektedir. Eve büyük bir gururla döner.
Ailesi Albrecht onuruna güzel bir yemek verir. Kendisini öven konuşmalardan sonra Albrecht söz alır ve kendisine bu başarıları yaşatan kardeşine teşekkür eder. Şimdi sıranın kardeşinde olduğunu ve okumaya göndereceği kardeşi için madende çalışmaktan büyük gurur duyacağını söyler.
Kardeşi hafifçe doğrulduğu yerden:
- İmkansız sevgili kardeşim; seni okulda okutabilmek için çalıştığım senelerde bütün parmaklarım madende defalarca kırıldı ve değil kalem tutmak, şu bardağı bile zor tutuyorum. Der.
Kardeşinin durumuna çok üzülen Albrecht ise kendisini dünyanın en ünlü ressamları arasına sokan o ellerin, kardeşinin ellerinin resmini çizer.
İşte bütün dünyanın Praying Hands (dua eden eller) olarak bildiği , esas ismi Hands(eller) olan resim Albrecht Durer'in kardeşinin elleridir.
Hayat yolu hep birileriyle yürünür. Yolda bize tutulan ışıklar, gösterilen yönler, geçtiğimiz köprüler, içtiğimiz sular, tırmandığımız merdivenler vardır.
Vefa; onlara ihtiyacımız kalmadığında yüreğimizi onlara kapatmamaktır.
Yaşlı bir hanımı balkona kilitleyip:
- Buradan çıkamazsın, burada duracaksın” diye bağıran genç hanımın ellerinden tutup ,söylemek istiyorum:
- Sana yürüdüğün yolda belki köprü, belki ışık olmuş biri şimdi işlevini kaybetti ve sen yönünü buldun diye vefasız olma ….Asıl o zaman yolunu kaybedersin……YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ
TERAZİ
DUYMAK İSTEMİYORUZ.
YAPMAYIN!!
HOŞ EYLE
SANDWİCH -EKMEK ARASI