“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Retro ; senin etkin demek bu geriye dönüşler, yutkunulası şiirler yazdıran melâl halleri..
Gezegenlerin de retrosu varmış ve hep ondanmış bu maziye ait iç çekişler. Benimki latife tabii ama gezegenlerin retrosu doğru.
Yörüngenin dünyadan bakıldığında geriye doğru gerilmiş gibi görünmesi hâli oluyormuş dönem dönem. Mesela 10 Eylül'de Merkür'ün üçüncü retrosu başlamış. Zaten garibim Eylül hep baş karakterdir ayrılıklarda. Şairlerin mısralarında hüznün sebebidir o.
" Eylül geldi de ondan bu kimsesizliğimin savruluşları " der Cemal Süreyya.
Sonbaharın müjdecisi ya ; ağaçtan ayrılan her yaprakta ona bir pay verilir. Her sallanan elde, her yaşlı gözde, han duvarlarındaki her mıhlı bakışta, bekleyişte Eylül'ün nasibi vardır.
Oysa ben pek severim Eylül'ü . Başlangıçtır; ilim için okulun, kadim dostluklar için sıraların, kışa ait hazırlıkların başlangıcı. Değil mi ki bir başka baharın hazırlığı için bu yaprak döküşler ; o zaman yeniden doğmanın da habercisidir Eylül'ler.
Eylül'ün renklerini tam görür müyüz diye gittiğim bir parkta karşılaştım onunla. Çok güzel mavi gözleri, sarı saçları, biraz kızarmış yanakları ve burnu ile yanımıza yaklaştı güzel kız. Dostlarla ayağa kalkıp gitmeye hazırlandığımız bir anda ; son bir fotoğraf çekinelim derken..
- Bir şeyler almak ister misiniz? dedi .
Onlarca kişi bir fotoğraf karesine girmeye çalışıyorduk. Dönüp bakınca tekerlekli sandalyesinin üstünde sadece beline kadar olan vücudunu ve gülen ışıl ışıl gözlerini gördüm. Sandalyesinin arkasına; poşetlere kayısı kurusu, domates, salatalık, biber, kabak derken küçük bir pazar tezgahı yapmıştı. Parkın içinde sandalyesiyle gezerek sebze meyve satışı yapıyor ama en çok umut veriyordu. Çabaya, vazgeçmemeye ,kaderine savaş açmamaya, hayata küsmeye dair..
İnsan evladının güzele meyli Yaradan'ındandır.O; güzeldir. O'ndan geldiği için bu ruh, hep güzeli arar. Bulduğu anda da hemen sever. O yüzden daha bakarken sevdim onu. Çekingen gülümsemesinin ardındaki koskoca zaferi.
Çok seviyoruz umut olan, melhem olan, çaba olan, yenilgi değil zafer olan böyle insanları. Onlara bakınca güya tam olan uzuvlarımızla ; onların yarısı kadar bile başaramadıklarımızı görüyoruz.
Eylül en çok onları sarıp sarmalıyor. Yaprak döker gibi görülse de taptaze gelen umutları anlatıyor.
FREN
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL