“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Kapıda karşıladım onları, yüreğim ağzımda bekledim. Bahçe kapısının bitiminde duran otobüslerinden indiler ve öğretmenlerinin” yavaş olun!” ihtarını arkada bırakan bir çeviklikle onları merdivenin başında bekleyen bana doğru koşmaya başladılar. Yaşları 11-12 arası kırk öğrenci ama yok de ki; kırk güneş, kırk ay, kırk dünya, kırk dâne…
Bazı insanlar yaşam çizgimizde yön levhası gibidirler; yolu kolaylaştırır, bilinçle gitmemizi sağlarlar. Ya da bizi yüksekçe bir yere çıkarıp uzakları rahatça görmemizi sağlayan bir merdiven olurlar. Bu kırk öğrencinin Türkçe öğretmeni işte o insanlardan. Onları varacakları hedefe ulaştıran bir yay olmak hususunda ki gayreti yürek ısıtıyor.
Bu hafta” Kütüphanemizde hayat var” adlı bir projenin içerisine dâhil oldum. Altıncı ve yedinci sınıf kırk öğrenci ile beraber sohbet ettik. Bilerek sohbet diyorum; belki söyleşi ile aynı anlamda ama sohbette muhabbet, dostluk, yarenlik vurgusu daha kuvvetli gibi geliyor kulağa .
Onlara da söyledim: "Daha önceleri üniversiteli ablalarınızla da böyle buluşmalarımız oldu ama hiçbiri beni sizin kadar heyecanlandırmadı” diye. 11-12 yaş; hayata, çevrene” ben buradayım, beni gör” dediğin bir yaş. O yüzden onların gönül aynasını bulandırmamak için konuşmalarımı iki kat daha dikkatli seçtim.
Onlara sözüm:” Ne olur aynı kalmayın; her gün vefanızı, güzelliğinizi, adaletinizi, arayışınızı, doğruluğunuzu güçlendirecek, katlayacak bir yenilik yapın, bir bilgi edinin ve bilginizi idrak edin. İdrak etmeyiciğiniz bilginin sizi kibre götürmesine izin vermeyin” oldu.
ilk soruları:
-Dezenformasyon nedir?
Gülümsedim ama yüreğime küçük bir sızı düştü.” Sizin dünyanızı bu kavramlarla tanıştırdığımız için üzgünüm” demek istedim ama bir yandan da dedim” bırak öğrensinler erkenden zorbalığın ancak görünüşte bir güç olduğunu, gerçeğe dönüşemeyeceğini”… Elimden geldiğince açıkladım dezenformasyonun bir olayı çarpıtarak, yanlış bilgilerle- doğruyu karıştırıp hedef saptırmak gayreti olduğunu. Bunu yapan büyüklerin çok olduğu günümüzde sizleri korumak, doğru zeminde tutmak daha da zorlaştı dedim.
sorular peşpeşe geldi:
- Köşe yazarlığı için malzemeyi nereden buluyorsunuz?
- Sizi yönlendirenler oldu mu?
- Yazılarda bir başka yazarın veya şairin sözlerini kullanmak yazıyı küçültür mü yoksa büyütür mü?
- Okuduğunuz kitaplar?
- Kitaplar mucize midir?
- Yazınızdan nasıl emin olursunuz?
- Ben de yazıyorum ama beğenilmezse diye korkuyorum, ne yapmalıyım?
Demiştim; bu yaş harika!…
İki televizyon program sunucusu arkadaşımla beraber onların sorularını cevapladık, gazeteyi ve televizyonun bölümlerini gezdirdik. Öğretmenlerine ve onlara tek tek teşekkür ettik; dünyalarına bizi dâhil ettikleri için…
Umutluyum; hem de çok… Güzel rol modelleri, yön levhaları, mercekleri olmayı başarabilirsek çok daha güzel bir yolculuğun revânı olacaklar….
FREN
YARIŞ
HADSİZLİK
KURUYANLAR-YEŞERENLER
EN İYİ ARKADAŞIM
MÜZELİK OLMADAN
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL