İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Meksika'da "her şeye rağmen” gibi alışılmamış bir isim taşıyan çok güzel bir heykel vardır. Bu isim heykelin konusunu yansıtmaz; heykeltraşı onurlandırmak için verilmiştir. Size heykelin öyküsünü anlatayım. Bu heykelin yapımı sırasında heykeltraş bir kaza geçirmiş ve sağ elini kaybetmiş. Ancak heykeli tamamlamakta çok kararlıymış ve kendisini buna adamış; bu nedenle sol eliyle taş yontmayı öğrenmiş. Tüm bu zorluklara rağmen heykeltraş heykelini tamamladığı için eserin ismi "her şeye rağmen” olmuş.
Baharın en güzel haberi; vazgeçmemeye dairdir. Sert toprağın altından narin yapısıyla baş kaldıran sümbüller, laleler, kupkuru bir daldan yaşama yeniden başlayan meyve ağaçlarının çiçekleri hep birden ümit eker yüreklerimize.” Sen de vazgeçme! Bir hayırlı rüyaya bin gece istihare yapılır, bir gölgenin hayaliyle bin adım güneşte gidilir” der kainat bize…
Dertli olmayı nimet sayan mümin gönüller için Filistin ve Kudüs'ün İşgal ve zulümden kurtulduğunu görmek; Mescid-i Aksa'yı siyonizmin kirli ellerinden kurtarmak kutlu bir düştür. Biliriz ve inanırız ki düşünü kurmadığımız bir amaç, gerçek olamaz. O yüzden zorla gelip topraklarını işgal eden zalimlerin bütün orantısız güç kullanımlarına, zorbalıklarına, her türlü işkencelerine rağmen; her gün sabah bu rüya ile uyanan ve Mescidi Aksa‘nın başından bombalar yağarken bile içinde kavlini koruyan o müminlerin zaferi yakındır…
Bazen üstüste geliyor ya üzüntüler; inancını yitirecek gibi oluyorsun, işte tam o zaman Nisan'da açan laleleri, filizlenen zambakları hatırla. Kış boyu üstüste yağan kara, yağmura, dondurucu soğuğa rağmen nasıl da vakti gelince tüm renkleri ile dünyayı güzelleştiriyorlar …
İnsan bir küçük dünya, her insan varlığın özü; öyleyse dünyayı güzelleştirmek isteyen kendinden başlamalı. Kurduğu düşler gerçek olsun isteyen; kendini yola uygun hale getirmeli.
Müslümanlar dünyada sadece sayı ile değil; güç ile, adalet ile var olsun istiyorsak herkes önce alışverişini düzeltmeli. Üç TL'ye aldığını otuz TL'ye satmamalı, fiyatlar artsın da benim malım değerlensin diye malı depolamamalı. Ev sahibi değil miyim; mecbur birileri benim eve oturacak mantığı ile istediğim kadar üst bir fiyat artışı uygularım dememeli. Eğitimin, sağlığın, nezaketin, adaletin, ailenin içi tekrar kodlanmalı. Fıtratın aslı olan örneğimiz, rehberimiz Muhammet Mustafa(s.a.v)'in reçetesi sünnet eksenli bir ahlak ruhumuza sinmeli… Nisan'da dünyayı şereflendiren o güzelin; tüm güzelliğin kaynağı olduğu bilinmeli…
Düşlerimiz gerçek olsun; dünya zalimin değil mazlumun "oh!” Dediği bir yer olsun istiyorsak; önce kendimizden başlayalım değişime. Vazgeçmeden, geçti artık demeden, her şeye rağmen, bin umutla, bin çabayla…
Yarın değil bugün; sonra değil şimdi!!..
YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ
TERAZİ
DUYMAK İSTEMİYORUZ.
YAPMAYIN!!
HOŞ EYLE
SANDWİCH -EKMEK ARASI