Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Koşarak geldi delikanlı:
- Babacığım, ben polis akademisine gitmek istiyorum , senin gibi polis olacağım.
Çocuğun gözlerinde, babasına duyduğu hayranlıkla birlikte mesleğine karar vermiş olmanın ışıkları yanıyordu. Daha babası ağzını açmadan;
- Asla olmaz! Sen benim biricik oğlumsun, senin de diyar diyar yolunu mu bekleyeceğim? diye hüzünle karışık itiraz etti annesi .
On üç- on dört yaşlarındaki delikanlı henüz bunu anlayamazdı ama polis hanımlarının yürekleri hep sılaya hasret, gözleri kapıda, kulakları seste olurdu. Telefonun her evde olmadığı zamanlar, eşinin eve haber veremeden gittiği görevleri düşündü. Günlerce haber alamayıp bekleyişi, evde yeterli harçlığı olmadığı için ekmeği evdeki unun sonuyla yapışı, çocuklara evden beslenme koyarken zorlanışı geçti gözlerinin önünden… İmkanlar kısıtlı olduğu için, aniden göreve gitmelere karşın ya da ayın sonunu beklemek zorunda oldukları için, polislerin hemen her sokaktaki bakkallarla iyi münasebetleri olurdu. Maaş alındığında ilk uğranılan yer…
Kadının gözleri bulutlandı. Olaylara gittiklerinde acaba sağ salim eve gelecek mi diye bekleyişi geldi aklına. Üniversiteli gençlerin bir kavgasında; onları ayırayım derken, bir gencin elindeki sopayla beline vuruşundan dolayı iki kez ameliyat olmasına rağmen yine de bacağı hasarlı kalmıştı eşinin. Sonra karakol dönüşü her akşam baş ağrısıyla gelişi, çocuğu kaybolan babaların acılarını dindirip çare olabilmek için çabalayışı geldi aklına.
- Yok, yok oğlum; ben de bir yürek daha yok! Başka bir meslek bul…
Şaşkınlıkla bakan delikanlıya işaret etti adam:
- Gel, otur koçum .Anneler kıyamaz evlatlarına. Ben, senin gibi tek oğlan değildim ama (hanımına bakıp gülümseyerek göz kırptı) yinede annem polis olmamı istememişti ama ben hiç pişman olmadım. Pek çok şehir gezdim, her şehirde onlarca dost edindim ,ülkemin her yerinde hizmet etmek güzeldi. Annen şimdi böyle söylese de ; seni polis kıyafetleriyle görse eminim sevinirdi.
Kadının gözlerine inen bulutlar dağıldı, eşine bakarken hayranlıkla karışık bir gurur geldi yerine. Oğluna:
- Sen bana bakma delikanlım, bir polis eşi olmak, özellikle de baban gibi halka hizmet etmeyi Hakk'a hizmet sayan bir polisin eşi olmak çok güzel. Elbette zorlukları var ama bu halk polisini ,askerini tutkuyla sever; evindeki oğlunu, kızını, babasını sevdiği gibi sever, güvenir.
Delikanlı gözlerinin ışığını daha da bir yaktı…
- Evet, polis olacağım…
Ülkemizin her yerinde insanımıza hizmet eden; al bayrağı ,toprağı ve halkı uğruna canını verip şehit olan, gazi olan, emekli olan, hâlâ çalışan tüm polislerimizin ve ailelerinin polis bayramı 176. yılında kutlu olsun…. Vatan size minnettar…
SU VE GELECEK
RED ETME
ÇÜRÜME
YOL
TESPİT-TAMİR
ÜNLÜ EDELİM
SEÇİMİM BENİM
ÇIVIT
BESLENME ÇANTASI
ŞEMSİYENİ AÇ