İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Beş duyumu kaybetmek istiyorum. Gözlerim; bu mahsun, kırılgan, " hayatı çokta kafana takma” dercesine gülümseyen yüzünü görmese aklıma daha az gelirdi belki… Kulaklarıma ah! Etmezdim; onu sevdiklerinden ayıran o kılıçtan daha keskin haberleri dinlediği için…
Ben onunla tanışmadım; sesini hiç duymadım Başak'ın…Sevinçlerine , gözyaşlarına, kahkahalarına hiç şahitlik etmedim. Bir kez ellerine, yüzüne dokunmadım. Onu en temiz kundaklara saran annesi gibi binlerce kez kucaklamadım.” Yel bile zarar verebilir mi” diye sakınan, kocaman bir şemsiye olsam da gölgemde büyütsem, her ziyandan uzak eylesem diye düşünen babası değilim. " Ben yüreğimin sahibini buldum” diyen nişanlısının gözlerinden bakmadım O'na.
Bunların hiçbirini yaşamamışken; haberini duyan kulaklarım, fotoğrafına bakan gözlerim acının zehri ile buluşup tüm kadınlara kalkan olmak isteyen yüreğim çaresizce sıkışıyor.
O yüzden bir insanı hayattan koparan, " karşılık veremez nasıl olsa " diye bir masumu , bir kadını katleden bu canilerin gözlerini hangi resimlerle kana boyadıklarını, kulaklarını hangi sözlerle zehirlediklerini, yüreklerini nasıl bu kadar insan kalbi olmaktan çıkarıp taştan bile daha katı eylediklerini anlayamıyorum…
Yineliyorum; " kısas da hayat var”. Sen Hak'sın, sözün hak, ayetlerin hak. Bizi yaşatan, insan kılan, özelliklerimizi besleyen ancak Sen'in düsturların…
Söz öyle güçlü bir ilaç ki; bazen hiç görmeden sözün sahibine sözden ötürü aşık olur, seversin. Kuran'ı bize gönderen Rabbimizi görmeden sevdiğimiz gibi. O'nu bize anlatan, sevdiren sözlerin sahibi Resulullah'ı sevdiğimiz gibi. Aynı yüzyılda bile yaşamadığımız halde hâla sözlerini tekrarladığımız Yunus, Mevlana, Aristo, Gazali gibi…
Ruhumuzu besleyen bir şiirin, bir yazının şairini, kalemi tutan elini görmeden kendimize yakın hissederiz. Yıllarca önce ortaokul döneminde yazdığım bir yazıyı arkadaşımın defterinde görüp okuyan Necip Fazıl'ın talebesi rahmetli Nevzat Arabacı bey; hemen arkadaşımla” ben bu yazının sahibi ile tanışmak istiyorum” diye haber göndermişti. Hiç tanışmadığımız halde kalemin ve sözün tanışıklığı , yakınlığı idi bu.
Sözün sadece sevdirme değil besleme kudreti de vardır. Ruhumuzun açlığını doyuran, besleyen sözdür. Bundan sebep hangi sözlerle, kitaplarla, şiirlerle düşünürlerin fikirleri ile iştigal ettiğimiz bizi belirleyen, oluşturan, besleyen kaynağın ne olduğu yaşamımızdaki imzadır.
Binlerce gönle inşirah ferahlığı veren, harekete geçirip, hakikat ve hak yolda yorulmayan bir nefer olmalıyım duygusu aşılayan bir güzel insanı daha” sürgün "dediği dünyadan uğurladık. Ruhu maşuktan ayıran dünya; sevmenin hakikatine varanlar için ; bir ayrılık diyarı, gurbet sürgünüdür .
Sezai Karakoç; dünya sürgününü gönüllere attığı muhteşem bir imza ile tamamlayıp, " razıyım” denilenlerden oldu. Geriye meşale bırakanlardan oldu.
İmza atmana şahidiz , sözünden razıyız, sen de razı ol Allah'ım… Rahmet eyle…YIKIM
YOLUN SONU
KÜFÜR
ABÂD OLMAZ
SEVDALISIYIZ
TERAZİ
DUYMAK İSTEMİYORUZ.
YAPMAYIN!!
HOŞ EYLE
SANDWİCH -EKMEK ARASI