Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

2020 yılının ardından

07 Ocak 2021, Perşembe günü eklendi.

         2020 yılı nihayet bitti. Hayatımızdan bir yılı daha geride bıraktık.2020 yılına dönüp baktığımızda biraz sıkıntılı geçtiğini söyleyebiliriz. Hayatımızda bazen böyle zamanlar olabilir. Her zaman keyifli güzel günler olmaz. Bazen sıkıntı, bazen hüzün, bazen güzel günler yaşamak insan olmanın özelliğidir.2020 yılında yaşadığımız bir çok olay var: deprem, sel felaketleri, korana virüs bu gibi olaylar bizlere şu ayeti kerimeyi hatırlatmalı:'' Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz" derler. İşte rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.''(bakara 155 157)bu ayeti kerime ile ilgili ilk olarak şunlar söylenebilir: Müslümanlar Mekke'den Medine'ye göç ederek müşriklerin saldırılarından kısmen kurtulmuşlardı. Bununla birlikte hicretin ilk yıllarında hâlâ kaygı ve korkuları vardı; yeni vatanları olan Medine de putperestlerin tehdidi altındaydı. Nitekim kısa zaman sonra çatışmalar başladı. Bu arada müslümanlar ağır maddî sıkıntı çekiyorlardı; hicret edenler mallarını geride bırakmışlardı; çatışmalarda da mal ve can kaybına uğruyorlardı. İmkânlarını kardeşçe paylaşmalarına rağmen –Peygamber ailesi de dahil olmak üzere– çok zaman günlerce karınlarını doyuramıyorlardı.  

         Ayette özellikle Medine döneminin ilk yıllarındaki bu sıkıntılara işaret edilmekle beraber, genel anlamda Allah'ın insanları bu tür sıkıntılarla imtihan etmesi her zaman mümkün olduğundan, ayetin anlamı ve amacı da mutlak ve geneldir. Buna göre Allah müslümanları o zaman denemiştir, dilediği her zaman da dener. Allah'a dayanıp sıkıntıları altında ezilmeyenler hem dinî hem de dünyevî bakımdan hep kazanmışlardır; bu Allah'ın yasasıdır. Onun için 155. ayetin sonunda "Sabredenleri müjdele” buyurularak yeniden sabra vurgu yapılmış; 156. ayette bu sabrın imanla ve teslimiyetle bütünleşmiş bir sabır olduğu özellikle belirtilmiştir. Bu ayetler bir yandan Hz. Peygamber'le ona inanan ilk müslümanların sahip oldukları kesin imanla yüksek ahlâkı ve üstün moral gücünü yansıtmakta; bir yandan da örnek müslümanın karakteristik yapısını tanımlamaktadır. Bu yapının temel taşı Allah'a sarsılmaz iman, güven ve teslimiyettir; sadece Allah'a ait olduğumuzun ve en sonunda O'na döneceğimizin bilinci içinde, başarı ve kurtuluşu da yalnız Allah'tan beklemek, bu imanın bir ürünü olarak Allah karşısında her zaman ümitli ve iyimser olmak, düşmanlar karşısında da onurlu ve kişilikli olmaktır. Bunun yanında diğer bir mesele bu sıkıntılar acaba başka neden başımıza gelebilir? onu düşünmek gerekir. Birincisi siz doğru yolda olursunuz Allahtan bir imtihan olarak gelebilir. İkincisi ise bizler Allah'ın emirlerine karşı geliriz verdiği nimetlere şımarırız işte o zamanda bu belalar, musibetler başımıza gelebilir. Her iki durumda da bizler günahlarımızdan dolayı Allah'a tövbe etmemiz lazmdır.

        2020 yılına baktığımızda bizim ülkemizde dahil tüm dünyada adaletsizlik, fuhuş, ahlaksızlık, faiz gibi haramların alenen işlendiğini ve her şeyi yaratan Allah'ın unutulduğunu gözlemleyebiliriz. tüm bunlara baktığımızda kuranda geçen helak olmuş kavimlerin başlarına gelenlerin bu saydığımız özellikler olduğunu müşahede edebiliriz. Aslında bizler kendi yapıp ettiklerimize bakmamız lazım. Bunanla ilgili şu ayeti kerime önemlidir:'' Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.'' (Şûrâ Suresi – 30) Musibet kelimesi "istenmeyen, kötü durumlar, felâketler” anlamına gelir. İnsanın başına gelen her musibetin kendi yapıp ettikleri yüzünden olduğu belirtilirken, gerek evrendeki fiziksel ve sosyal yasaları görmezden gelmesi ve gerekli önlemleri almaması, gerekse Allah'a isyan teşkil eden davranışlarda bulunması sebebiyle dünyada karşılaştığı sıkıntı, acı ve felâketlerin kendi kusurunun bir sonucu olduğuna dikkat etmesi istenmektedir. Fakat başka ayetlerde hatırlatıldığı üzere bütün insanlar kusurlarının tamamından dolayı dünyada bire bir cezalandırılmış olsa dünya altüst olurdu; işte âyetin devamında yüce Allah'ın bunların birçoğunu affettiği, başka bazı ayetlerde de nihaî hüküm ve cezanın ahirete ertelendiği ifade edilmiştir. Bunun için bizler tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Geçtiğimiz yılın muhasebesini yapıp yüce Allah'tan bağışlanma dilemeliyiz. Önümüzdeki yeni yılda rabbimizin istediği bir kul olmak için gayret sarf etmeli ve onun için nefis ve şeytanla mücadele etmeliyiz. Rabbim bizleri kendisine layık kul habibine layık ümmet eylesin. Âmin

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ