Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

İbadette Samimiyetin Önemi

01 Eylül 2018, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

"Halbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.''(Beyyine–5)

kavram olarak, şirk ve riyadan, batıl inançlardan, kötü duygu ve düşüncelerden, çıkar hesaplarından ve genel manada gösteriş arzusundan kalbi temizlemeyi, her türlü hayırlı faaliyete iyi niyetle yönelmeyi ve her durumda yalnızca Allah'ın rızasını gözetmeyi ifade eder. Kulun gerek tutum ve davranışlarında gerekse sözlerinde yalnızca Allah'ın rızasını gözetmesi gerekir. Kuşkusuz, ibadetlerin abdest, niyet, tekbir ve kıraat gibi zahiri şartları yanında bir de huşû, hudû ve ihlâs gibi bâtınî şartları bulunmaktadır. Örneğin abdestsiz namaz geçerli sayılmayacağı gibi ihlassız eda edilen bir ibadet de makbul olmaz. Buna göre, amellerin geçerli olabilmesinin iki şartı vardır. Birincisi, Allah'ın emrettiği şekilde yerine getirilmiş olması; ikincisi ise ihlasla yani yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yapılmış olmasıdır. Bu iki şartı birlikte taşımayan hiçbir amel Allah katında kabule şayan değildir. Dolayısıyla, ibadetlerin ruhudur. Çünkü her şeye değer kazandıran ihlastır. Hz. Peygamber de duaların ihlasla yapılmasını istemiştir. Kişi çok ibadet etmekle değil, ihlaslı olarak yaptığı ibadetlerle kurtuluşa erecektir. Doğruluğun özel bir şekli olarak görülen ihlas, bazen niyet anlamında kullanılmaktadır.

Gerçek şu ki, ihlâslı olan kimseler Allah Teâlâ'nın yardımına mahzar olurlar. Kur'an-ı Kerim'de geçen "ıbâdullâhi'l-muhlesîn” ifadesi, "Allah'ın yardımına mahzar olup hâlis dindarlığa ve hidayete eriştirilmiş olanlar” anlamına geldiği müfessirlerce ifade edilmektedir. Yine Kur'an-ı Kerim'de bildirildiğine göre şeytan ihlâslı kişilere zarar veremeyecektir.'' İblîs, "Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -aralarından senin samimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım Allah da buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur (hâlis kulların yolu). Şüphesiz, sapmışlardan sana uyacak olanlar dışında kullarım üzerinde senin hâkimiyetin olmayacaktır."'' (Hicr–39–42) İnsanlar, iyilik yapabilecekleri gibi kötülük de yapabilirler. İyilik yapanlar bunun karşılığında mükâfat elde ederler; kötülük yapanlar ise günah işlemiş olurlar. Dolayısıyla kişi Kur'an-ı Kerim'de buyrulduğu gibi zerre miktarı hayır işlerse veya zerre miktarı kötülük işlerse kıyamette onları görecektir.'' Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür. (Zilzâl, 7–8). Ne mutlu amellerine şirk ve riya gibi habaseti karıştırmayanlara!

İhlâs ve samimiyetle ilgili efendimiz den bazı hadis-i şerifler ise şöyledir: Mü'minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibn Hattâb (r.a.), Resûlullah (s.a.v.)'i şöyle buyururken dinledim, dedi: "Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah'a ve Resûlü'ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Resûlü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir. ” (Buhârî, Bed'ü'l–vahy 1) Âişe (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır. Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın. ” (Buhârî, Menâkıbü'l–ensâr 45)Ebû Hüreyre Abdurrahman İbn Sahr (r.a)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalplerinize bakar. ” (Müslim, Birr 33)buradan anlaşılıyor ki din samimiyettir. Bizler ne yaparsak yapalım bütün her şey kayıt altındadır. Onun için yaptığımız tüm amelleri ihlâs ve samimiyetle yapmamız bizim faydamıza olacaktır. Rabbimiz bizi samimi kullarından eylesin. Âmin.

Bu yazı 377 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ