Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

MUHARREM AYI VE YERMÜK SAVAŞI

22 Ağustos 2020, C.tesi günü eklendi.

20 ağustos 2020 itibari ile yeni bir yıla girmiş bulunuyoruz. "Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Hicri takvime göre muharren ayı ile başlayan yeni bir yıl başladı. Rabbim bu yeni yılımızı hayırlara vesile kılsın inşallah Bu ay, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından Allah'ın ayı diye nitelendirilmiştir (Müslim, Sıyâm, 202). Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahî feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir. Resûlullah (s.a.s.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Ramazan'dan sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem'de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203). Hadis-i şeriflerde efendimiz Ramazan ayı dışında tutulan en faziletli orucun Muharrem ayında olduğunu beyan eder. Bir adam Peygamber efendimize gelerek Ramazan dışında oruç tutacağı bir ayı sorar. Peygamberimiz s.a.s Ramazan dışında bir ay oruç tutacaksa Muharrem ayında oruç tutmasını tavsiye etmiştir. Muharrem ayı aynı zamanda saygın yani haram aylardandır.

Muharrem ayının onuncu günü aşure (âşûrâ) günüdür. Bugün, öteden beri saygı görmüştür. Mekke müşriklerinden bile bugünde oruç tutanlar vardı. Yahudiler de bugünde oruç tutuyorlardı. Peygamberimiz bugünde oruç tutulmasını istemiş ancak farkındalık olsun diye tek gün değil de gün ilavesiyle iki veya üç gün tutulmasını tavsiye etmiştir.Muharrem ayının onuncu günü için pek çok tarihî olay söylenir fakat büyük çoğunluğu uydurmadır. Doğru olanları şunlardır: 1.Hz Âdem'in tövbesi bugün kabul edilmiştir.2. Hz Nuh'un gemisi bugün Cûdi dağına oturmuş ve tufan bitmiştir. 3.Hz Musa ve beraberindeki İsrail oğulları bugün yol haline gelen denizden geçmiş ve Firavun ile taraftarları denizde boğulmuştur.4. Hz İsa bugün doğmuştur. Bir de tarih boyu üzüntü sebebi olan Kerbela olayında Hz Hüseyin efendimiz bugün şehid edilmiştir. Müslümanlar bu mübarek gün için öncesine ve arkasına birer gün ilave ederek iki veya üç gün oruç tutarsa çok güzel olur.Peygamberimizin'' bugün ailesi için alışveriş yapıp onlara rahatlık yaşatanlara ALLAH yıl boyu rahatlık yaşatsın'' diye duası vardır. Buna göre o gün gıda maddesi olarak ne varsa hepsinden az da olsa satın alalım. İşte tam bu noktada âlimlerimizin çok önemli bir tavsiyesi var: Âşûrâ günü bütün gıda maddelerinden az da olsa satın alın. Sonraki günlerde bu gıda maddeleri daha bitmeden yenisini alın ve âşûrâ günü aldıklarınızın artanı ile karıştırın. Bu bitmeden yenisi ile tekrar tekrar karıştırıp yılı böyle böyle tamamlayın. Böylece tüm yıl bereketlenmiş olur.Yeni yılımız, Muharrem ayımız ve âşûrâ günümüz hayır ve bereket dolu olsun.

Yermük savaşı Anadolu'nun İslam'a açılan ilk savaşıdır. Hz. Ebû Bekir'in gönderdiği ordular karşısında yenilgiye uğrayarak Suriye ve Filistin'deki egemenliğinin sarsıldığını gören Bizans İmparatoru Herakleios, müslümanları ele geçirdikleri yerlerden söküp atmak amacıyla büyük bir ordu hazırlayarak Ürdün'ün doğusuna açılan ve aynı adı taşıyan nehrin kenarındaki Yermük vadisine sevk etti. İslam ordusu yaklaşık 35 bin kişi bzans orusu125 bin kişi civarındaydı. Hâlid b. Velîd, Ebû Ubeyde ve diğer kumandanlarla istişare ettikten sonra Araplar'ın daha önce bilmedikleri bir savaş nizamını (bölük ve tabur sistemi) ilk defa bu muharebede uygulamaya karar verdi. Kalabalık Bizans ordusunun küçük birliklere ayrıldığını görünce o da ordusunu otuz sekiz küçük bölüğe ayırıp her birinin başına bir kumandan tayin etti, böylece ordunun bir arada bulunma tehlikesini önlemek istedi.636 yılı yaz sıcağında iki ordu üç ay kadar bekledi. Ardından Yermük Muharebesi, Bizans'ın çok şiddetli bir saldırısıyla başladı ve Bizans birlikleri İslâm ordugâhına kadar ilerlemeyi başardı. Savaşa hazırlık yapıldığı sırada İslâm ordusuna katılan Lahm ve Cüzâm kabilelerine mensup bazı askerler savaşın en şiddetli anında kaçmaya ve yakında bulunan köylere sığınmaya başladı. Bu arada müslüman askerlerden de savaş meydanını terkedip kaçanlar oldu. Bu da İslâm ordusunu zor durumda bıraktı. Hâlid b. Velîd hemen gerekli tedbirleri aldı. Bir yandan İslâm ordusunun gerisinde bulunan savaşçı kadınlara kaçanları öldürme emrini verirken bir yandan da savaşın kaderini değiştirecek olan süvarilerin hücuma geçecekleri vakti kolluyordu. Bizans ordusunun ilk saldırılarını karşılayan Hâlid b. Velîd süvarilerine Bizans süvari birlikleriyle piyadelerin arasındaki boşluğa doğru hücum emri verdi ve iki birlik arasındaki irtibatı kopardı. Sonuçta çok şiddetli bir savaşın ardından müslümanlar kendilerinden çok kalabalık olan Bizans ordusunu bozguna uğratmayı başardılar. Böylece askerî dehasını ortaya koyan Hâlid b. Velîd, Resûl-i Ekrem'in kendisine verdiği "Seyfullah” unvanı yanına bir de Suriye fâtihi unvanını kazandı. 12 Receb 15 (20 Ağustos 636) tarihinde cereyan eden savaşta Bizans ordusu ağır bir yenilgiye uğradı; başkumandan Theodoros ve çok sayıda asker öldürüldü, sağ kalanlar Filistin, Antakya, Halep, el-Cezîre ve İrmîniye taraflarına kaçtı.. Müslümanlar daha önce ellerinden çıkmış bulunan Dımaşk ve Humus'a gayri müslim yerli halkın sevgi gösterileriyle girdiler. Bizans'a ait Antakya, Halep, Kudüs, Kaysâriye, Urfa dahil el-Cezîre bölgesi şehirleri yanında İrmîniye'yi de ele geçirdiler. Ardından Mısır'ın fethine yöneldiler. Bu savaştan sonra bu bölgeler hep İslam'ın oldu. Bu savaştan 35 yıl sonra Eyüp el ensari İstanbul'u fethe gitmiş ve orda vefat etmişti.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ