YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Türk Dil Kurumu (TDK) ve Ankara Üniversitesi'nin düzenlediği "Yılın Kelimesi" oylamasında, 2024'ü anlatan kelime olarak "kalabalık yalnızlık" seçildi. Oylamada yer alan diğer kelimeler "merhamet, yabancılaşma, algoritma, yozlaşma, yapay zeka ve dijital yorgunluk" gibi kavramlardı. Hepsi günümüzün toplumsal ve bireysel sorunlarına ışık tutsa da, en çok oyu alan "kalabalık yalnızlık" aslında hepimizin hayatına sirayet eden bir duygunun adı oldu.
Düşününce ne kadar tanıdık bir his değil mi? Etrafımız insanlarla dolup taşıyor, sosyal medyada herkes mutlu, herkes bir şeyler paylaşıyor. Ama içten içe ne kadar yalnız olduğumuzu hepimiz fark ediyoruz. Artık yan yana olmak yetmiyor. Ruhlarımız birbirine dokunamıyor. Kalabalık bir odada oturuyoruz ama herkesin gözü telefonunda. Konuşuyoruz ama kimse gerçekten dinlemiyor. Paylaşıyoruz ama yüzeysel, hızlı ve "mış gibi." "kalabalık yalnızlık" dedikleri şey tam da böyle bir durum.
Sosyal medya bizi hep "bağlı" tutuyor ama o bağın içi boş. Anlık beğenilerle, yorumlarla avunuyoruz ama derin bir bağ kuramıyoruz. Herkes bir mesaj uzağımızda ama o mesajın arkasında bir insan olduğunu unutmuş gibiyiz. Bu kavram, aslında hepimize bir uyarı gibi. Kalabalığın içinde kaybolmadan, az ama gerçek bağlarla ilerlememiz gerektiğini hatırlatıyor. Belki biraz daha yüz yüze sohbet, biraz daha samimiyet, biraz daha özen... Çünkü insan, insana iyi gelir.
2025'e girerken, hayatımızdaki bu kalabalık yalnızlığı nasıl azaltabiliriz? Daha anlamlı sohbetler, daha gerçek ilişkiler kurarak bu döngüyü kırabiliriz. Çünkü biliyoruz ki, insan yalnızca bağlantıya değil, derinliğe de ihtiyaç duyar. İnsan ruhunun asıl ihtiyaç duyduğu şey, paylaşmanın sıcaklığı ve anlamlı bağların derinliği. Kalabalıkların içinde yalnızlık çekmek yerine, az ama gerçek bağlarla dolu bir yaşam inşa etmek elimizde
2024'ü bu kelimeyle kapatırken, 2025'in daha samimi ve derin bağlarla dolu bir yıl olması dileğiyle...
Konya’ya Bahar Geldi
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Efsanelerin Yemişi
Sessiz Tanık / Saatli Cami
Kommagene’nin Kalbi PERRE
Mehir’le Kurulan Yüz Yuva
Konya’nın Yüreğine Ateş Düştü
Tarsus’ta Bir Nefeslik Yol Hikayesi
Perdeler Anılar Kapılar
GÖKLERDE BİR DESTAN: KONYA’DA ANADOLU KARTALI-2025